Copyright © 2015, All rights reserved.
hahaha ı lıke it


en_US
en
off
Mobile View
Desktop View
 
 
Kendini ve karşı cinsi tanı
168573

Günümüzde boşanmalar artmakta geçimsizlik anlaşmazlık kadına şiddet artmakta. Neden onları anlamak yerine zor olanı seçiyorsunuz. Kadınlarda mantık aramayın eğer mutlu bir aile kurup çocukların ailelerin zarar görmeden yaşamasını istiyorsanız yazımı takip edin. Ve onların ne olduğunun farkına varın. Ona göre davranın...

Ayrıca burda öğrendiklerinizi hiçbir dişiye göstermeyin ve gidip onlara siz böylemisiniz gibi sorular sormayın...


Öncelikle dişiler hakkındaki tespitleri konuşurken biraz ağır konuşacağım.

Dişiler...

Fakat bu sefer bir istisna olacak.

çevrende birlikte olmak istediğin ne kadar dişi varsa statüsüne, tipine, parasına bakmadan sırala onları...

çünkü seninle işim bittiğinde hepsi kölen olmuş olacak.

yeteneklerini keşfettiğinden beri hoşuna giden her dişiyle çıkan birisi olarak, sana bunları garanti ediyorum.

garantime itimadın yoksa ''yapay abazalık'' akımınla biraz daha taşak geçip, gece yine yalnız uyuyabilirsin ; senin hayatın ve nasıl yaşayacağına sen karar verirsin.


Öncelikle dişiler ve erkekler farklıdır.

Bunu zaten biliyorsunuz ; fakat bizim amacımız asıl farkları keşfetmek ve bunların altındaki sebepleri aramak...


içindeki alfayı dışarı çıkarıp, potansiyelinden tam olarak faydalanmanı sağlayacağım.

''arkadaş olarak görülen'', ''aman o mu ? boşver onu'' denilen basit erkeklerden olmayacaksın daha fazla...


sikik psikoloji kitapları yahut kodumunun bloglarındaki ''kız tavlama taktikleri''nin aslında nasıl bir saçmalık olduklarını göreceksin.


her dişi aslında çok basittir.

onları karmaşık kılan ise hayatın sizin alfa yeteneklerinizi sikip atmasıdır.

onu okuma yeteneğin yoksa, nabza göre şerbet veremezsin...

empati yeteneğinizi biraz da olsa kullandığınızda gözünüze çarpması gereken ilk olay, her dişi kevaşenin aslında her abaza erkek gibi seks-aşk-mutluluk gibi olaylara bağımlı olması olayıdır.

fakat buna rağmen bu şeytanlarda abazalık belirtisi görmezsiniz...

sağlıklı olan her dişi kendisine telkin edildiği üzere kendini ağırdan satacaktır.

dişiler, mükemmel bir şekilde rol keserler.

yani, en güçlü anlarında ''yardıma ihtiyacı olan prensesi'', en aciz anlarında ise ''çin prensesi''ni oynayabilirler size...

çünkü onlar günümüzde erkekleri köleleştirmek için yetiştirildiler...

okuduğu her masal, dinlediği her aşk şarkısında kendisinün üstün taraf olduğu kakıldı kafasına...

annesi sürekli onu korudu kolladı ; erkek çocuklarına karşı dikkatli olmasını söyledi felan...

annesi onu erkeklere karşı bu denli mükemmel bir biçimde şartlarken, sen çok geri kaldın.


neden geri kaldın ?

çünkü senin basit oyunlara yahut adaptasyonlara ihtiyacın yoktu...

sen erkek çocuktun ve güçlüydün.

fakat o güçsüz ve sinsiydi...

işi sinsiliğiyle halletmeyi annesi ona öğretti ve o da işe koyuldu.

neden alfa yeteneklerinin amına smaç basıldı ?

neden dişilere kur yapamıyorsun ?

çünkü seni yetiştiren de bir dişi...

cevap ne kadar basit, değil mi ?

dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek neslin tam olarak erkek-alfa olmasını beklemek onlara haksızlık olur.

babanla beraber ava gitmiyordun, evde annenle beraber evcilik oynuyordun...

şimdi anladın değil mi farkı ?

tabii ki anladın.


Eski imparatorluklarda erkek savaşçı ruhuyla yiğitliğiyle seçilen erkek kıvamındaydı. Hatta filmlerde rastlamışsınızdır. Padişahın kızıyla evlenmek için erkekleri 7 ayrı testten geçirirler. Günümüzde artık bu güç gösterileri yok. Şimdi bana diyeceksin modern çağdayız lan dallama. Evet modern çağ ile bi sıkıntım yok ama bu modern çağın bizi ne kadar küçük duruma getirdiğinide bildirmek isterim. Dişiler eskiden gücünü erkekten alırdı. Peki şimdi nereden alıyor ? .. Günümüz şartları bir çok imkan sunuyor bu da erkekleri arka planda bırakıyor.

eski çağda yaşamadığımız için, değişime fazla açık olmayan alfa köreldi ; fakat değişimin ta kendisi olan kevaşe dişiler yükselişe geçti.

. Şimdi bu ikili arasındaki aciz durumu daha iyi anlıyorsun değilmi ?  benimse bu kuralları yıkmak için burda olduğumu unutma.

binlerce yıldır ''şövalye, padişah, imparator'' olan erkek, son yüzyılın çeyreğinde bir toplumsal baskıdan am gramı başına 5 oktav korkan kevaşelerin önünde boyun eğmeye başladı.

peki dişiler bu cürreti nereden edindi ?

onlara hadlerini bildirecek bir alfa erkeği yoktu. (buradaki had bildirmeyi kafa göz dalmak anlayan barzo, terket başlığı)


annen de bir dişi...

fakat o suçlu değil.

çünkü senin yeteneklerini körelten onun bilinçaltının ona yaptığı baskıydı.

dişiler, erkeklerden nefret eder ; ve mutlu birliktelikler alfa olmadığınız sürece yoktur.

peki neden ?

neden dişiler erkeklerden nefret eder ?

cevap yine çok basit: senden daha iyisini etrafında istemezsin.

dişinin hormonları izin vermez buna...

iş bahsettiğim üzere bilinçaltında daha da bir teferruatlıdır.

dişiler, erkek düşmanları olarak doğarlar ve anneleri de bu nefreti körükler ; senin annen ise bu nefreti bastıracak özelliklerini törpüler.


okumayla olsaydı bu işler herkes sex machine olurdu demiş biri

umutsuzca adriana'yı seyrederken de olamayacağın için, en iyi yol bana güvenmen ve okuman...

okumazsan ne olur ?

çocuklarını tuvalete akıtmaya devam edersin ; ben de yaşantıma devam ederim.

bir şey kaybetmeyiz ; senin hayatın, senin kararın...

zaten aldığın kararlar nedeniyle şuan bu haldesin fakat işi irdelemeyeceğim.


annen seni neden sevdi ?

bu çok açık, hiçbir yerde rastgelmemen dahi çok ilginç...

annen hayatındaki ilk dişi modeliydi, seni sevdi, sardı sarmaladı, sıçtın temizledi, acıktın doyurdu, sana karşılıksız sevgi verdi.

babasının hayrına mı verdi amuhagoduuum ?

tamam sakinim.

annen seni çok sevdi ; çünkü hormonları ve bilinçaltı ona seni sevmesini söyledi.

şuan hayatta annenin en nefret ettiği kişi senin yerinde olsaydı, onu deli gibi sevmeyecek miydi ? Sevecekti. sizin yerinizde justen bieber tarzında bi çocuk olsaydı daha fazla sevmeyecekti yada çirkin bir çocuk olsaydınız sevgisi azalmayacaktı.

senin ''sen'' olman, onun seni sevmesindeki sebeplerden birisi bile değil.

yani, annenin sana aşıladığı dişi modeli gerçek değil.

o sana sadece büyümende yardımcı oldu hormonları sayesinde ve büyütürken de törpüledi.

sen de bunun farkında olmadan tüm dişileri hayatındaki ilk dişi rolü olan annenle değerlendirdin, sürekli yanıldın.

annenin seni sevme sebepleri arasında sen, en son sırada bile olamayacak kadar önemsizsin.


kafandaki dişi modelini parçala...

çünkü onlar gerçekten değersiz ve bencil, seninle işim bittiğinde olan her ilişkinde bunu görüp ''adam haklıymış amk'' diyeceksin, garanti ettiğim şeylerden birisi de bu.

bir köpeğe yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman bu tanrı olmalı'' der.

bir kediye yemek verirsen, ''aa bu bana yemek veriyor. o zaman ben tanrı olmalıyım'' der.

işte bu yüzden çoğu toplumda dişiler kedilerle özdeşleştirilir ; iki taraf da nankör, bencil, sinsi ve vahşidir.

fakat o vahşilik, alfa erkeğin vahşiliği yanında sönecek ve onun hakimiyetine girecektir.

alfa kavramı her şeydir...

çekip çeviren, soyların devamını sağlayan, tam bir mükemmellik abidesi.

hayvanlar bunu kavgayla seçerler genelde.

fakat insan zaten alfa olarak doğar.

tek yapman gereken onu serbest bırakmak...


iyi ve evliliği hak eden dişiler var mıdır ?

sevecen ve anaç olanlar, çok iyi hissettirenler var mıdır ?

yoktur...

sadece rol keser.

söylemiştim, çabuk unutuyorsun.

fakat senin unutman sikimde değil ; muhatabım bilinçaltın ve o asla unutmaz.

sen sadece genelkültür kazanıyorsun ; o ise gerçekliğini...


direkt olarak altın vuruş yapmayalım.

bugünlük bu kadar yeter ; yarın yine yardırırım buraya...

sorusu olan, merak ettiği bir konu olan, dişiler konusunda yardım isteyen sadece yazsın ; gördüğümle ilgileneceğim.


@27 o adam sadece pandora's box system'ı çevirmişti.

yani asıl verecekleri sondaki olaydı...

fakat ben şuan seninle konuşurken bile seni değiştiriyorum.

diyelim ki yarıda bıraktım...

senin gelişimin bununla durmaz.

ben, şartelleri indirip düğmeye basarım ve bunu durdurmak imkansızdır.

ben olayım ya da olmayayım, belirli bir seviyeden sonra zaten kendin bile durduramayacaksın mükemmel oluşumunu...

içinde bir alfa var ve biz sadece onu uyandırıyoruz ; ben asla fazlasını yaptığımı iddia etmedim.

yarıda bırakmayacağımı da biliyorsun...

fakat bir bahaneye ihtiyacın var.

kaçmak ve kurtulmak adına bir bahane lazım sana...

çünkü alfalıktan korkuyorsun ; çünkü törpülenen yeteneklerinin ilgini çekmediğini sanıyorsun, çünkü çevren gerçekten başarılı olmuş senin müthiş gelişimini durdurma konusunda...

eğer bahane arıyorsan -ki arıyorsun-, ''evet yarıda bırakacağım zaaaaa'' dediğimi varsay.


alfamla yüzleşip bütünleştiğim gecenin sabahı, hiçbir çabam olmadığına rağmen iki dişi bana telefon numarasını vermişti.

ben farkına sonra varacaktım ki, beden dilim-beynimin yaydığı dalgalar-ses tonum, kısacası her şeyim ''ben alfayım ve sen de benim köle kadınımsın'' imajı veriyordu dişilerin bilinçaltlarına...

onlar da dayanamayıp bana geliyorlardı ve ben mıknatıs gibi dişi çekiyordum.

normal yaşantıma devam ediyordum aslında.

sadece daha özgüvenli, mutlu ve asla kafasına basit olayları takmayandım kendime göre ; yani alfa oluşum bana bunu kazandırmıştı.

fakat olay bununla sınırlı değildi.

tüm mimik-jestlerimin değiştiğini ve doğruya göre alfam tarafından programlandığını anlamam uzun sürmedi.

yaptığım tek olayda, aldığım her yudum kahvede, ağzıma götürdüğüm her çatalda ''ben alfayım ve sen bana boyun eğeceksin''i aşılıyordum insanlara...

hayatım işte böyle güzelleşmeye başladı.

ben bunu asla onları sindirmek için kullanmadım fakat onları çizgileri içinde tutan beni koruyan alfamdı aslında.

ne kadar müthiş bir his olduğunu hayal dahi edemediniz, değil mi ?

ben her gece bu hisle sevgilimin yanına yatıp, sabah da onunla yine bu hisle uyanıyorum.

isteyen de bu yeteneği gece başka dişiyle yatıp, sabah başka dişiyle kalkmak için kullanabilir ; ben de yaptım, zevkli oluyor.


aramızda bir çırak-usta ilişkisi oturacak...

bu olayı ''karanlık taraf'' olarak düşünebilirsiniz, tam da oturur aslında.

şuan kendini dışarı atıp bir dişiyle konuşanlar, farkı az da olsa görebilirler.

söylediğim gibi, ben harry potter değilim ; ben bir alfayım ve size de öyle olmanın yollarını öğretiyorum.


unutmayın, yazdıklarım sadece aramızdaki sohbetler ; iyice okuyun ve özümseyin. Dişilere anlatmayın...

fakat asıl olay ben ve bilinçaltınız arasında...

sizinle işim bittiğinde, siz de dişilere bunu uygulayacaksınız.

bir dişi sizden hayatı pahasına nefret ederken, onu sikmeniz için size yalvaracak...

alfa olmanın tanımı budur.

sırf muhabbet olsun diye bazen taktiklerden bahsedeceğim, bazen anılara değineceğim, bazen bir alfanın nasıl bir karakter olduğunu betimleyeceğim.

hiçbirini kafanızda tutup uygulamaya çalışmayın.

sadece okuyun, sorun, öğrenin ; her şey zamanla gerçekleşecek.

olay buraya yazdıklarımda değil, olay altyazılarda...

ve iddia ediyorum ki, bir kişinin dahi işimiz bittiğinde istediği dişiyi tav edememe olasılığı olmayacak.

tip, kilo, fizik önemli değildir...

kendimden biliyorum ben, var mı ötesi ?

geniş omuzlar, ince bel, uzun bacaklar, güzel ve şekilli bir yüz hiçbir işe yaramaz ; en azından bende yaramadı fiziksel olarak kaliteli dişilerde...

sizi alfa kılan ve hiçbir dişinin reddedememesini sağlayan davranışlarınızdır.

biz de egonuzu tamir edip, kendine güveninizi oturtacağız.

dişilerin ''kezbanlaşma'' aşamalarını yazacağım sizlere, farkı çok daha iyi göreceksiniz ; zaaflarını göreceksiniz.

düşmanı tanıyacaksınız ve sahip olduklarınızla kalkanlarını hemen indireceksiniz ; hatta o kendi indirecek.

sizden tek isteğim burada olduğunuzu belli etmeniz, özümsemeniz, sormanız, yorumlamanız, kısacası alabildiğiniz maksimum olayı alabilmeniz...

gerekirse yazdıklarımı birkaç kez okuyun fakat sonuna kadar sindirin.

daha önce söylediğim gibi, bu başlık sizin...

tabuları yıkma, taktik verme, olaylardan bahsetme gibi olaylar sadece sizin tahriğinizle olur.

misalen ben başlığı rafa kaldırmışken başlık altına yazan üç arkadaşım ve gelen bir mesaj beni tekrar yazmaya ve rehberlik etmeye itti.

her şey sizin elinizde...

hayatınızın değişmesi de, dişiler tarafından aldatılmak da...

benim cidden umrumda değil ; ben yaşantıma devam ederim.


bugünlük benden bu kadar...

yapmam gerekenler var ve sizin de özümsemeniz gereken yazılar var.

o halde birbirimizi tutmayalım...

ben arada sırada müsait oldukça, zaman buldukça yoklayacağım buraları.


benim yaptığım şu işte en önemli unsur okuyucudur.

yani okuyan soracak, yargılamadan özümseyecek, defalarca okuyacak, görüşlerini belirtecek, eklemeler yapacak... 

öküz-tren ilişkisi olursa tat almayız ; öncelikle bir alfa ortamı domine etmelidir.

bazen size alfa kişilikle mükemmel kullanılabilecek taktikler vereceğim ; isteyen dışarı çıkıp farkı görecek.

yani burada çakma ''kız tavlama taktikleri'' yok... 

ben size hayatı yaşamayı öğreteceğim, dişiler devamında önünüze serilecek.

hani bazı dişiler güzel değil ama çekicidir.

onlar da dişiliği iyi kullanırlar misalen... 

LAN zaten güzel-yakışıklı kavramı sadece ünlülere göre belirleniyor artık.

belki de ünlüler yahut geçmiş toplumdaki alfalar farklı tipte olsaydı, şuan tipsiz olarak nitelendirilen adamlar yakışıklılığın geldiği SON nokta, hatta 100 metre ilerisi, caminin hemen karşısı olacaktı...


ben yoğun bir insanım... 

yoğunluktan bulduğum sürede de zevk olsun diye gidip dişi tavlardım ; zaten kendim olmak dışında yaptığım bir şey yoktu bana tav olmaları için... 

şimdi ise cidden SON derece güzel, gerçekten mükemmel bir fizik ve huya sahip olan bir dişiyle birlikteliğim var ; ben ayrılmadığım sürece de bitmeyecek.

fakat asıl olay şu ki: erkekler çok eşlidir.

''nasıl yani hıammmmına gooyum?'' deme, okumaya devam et.

evet, evlenen baban yanlış yaptı ve hayatı sikiliyor ; şuan sadece kendini kandırıyor.

dişi tek eşlidir ve çok eşli erkeği 100 gram etle oynatmaya çalışır.

garip fakat başarır !

onu eline alır ve tüm alfalığını törpüler.

bilerek mi yapar ?

tabii ki hayır.

bilinçaltından gelen bir olaydır.

farkında olmadan yaptığı her hareket alfalığı törpüler ve alfa erkeğin içine zincirlenir.

Amına çakim, ne kadar boktan bir durum... 

bir düşünsene şu olayı, sonradan erkeğin düştüğü aciz duruma bir bak.

bu nedenle dişiler tehlikelidir... 

fakat ben dişiler tarafından törpülenmemeniz konusunda da yardımcı olacağım, ilerde... 

dişi seni istediği gibi bükemeyince, önünde eğilecek ; daha ılımlı, saygılı, hoşgörülü olacak sana karşı.

yani ben yazıyla ancak bu kadar dile getirebiliyorum, nasıl derecede mükemmel bir şey olduğunu bu başlığa sahip çıktığınızda zaten tadacaksınız.


benim paraya ihtiyacım yok.

eğer olsaydı paralı insanlara seminer verirdim ve bir haftada yedi sülaleme yetecek parayı çıkarırdım... 

yahut yapacaklarımı süsleyip kitap yazardım ; yine hayallerinizin almayacağı kadar para kazanırdım  gerek yok çünkü bu başlık sizin ve hak edenler değişecek... 

ben alfa olduğum sürece hayat zaten benim oyun parkım ve içindeki insanlar da kumlar ; ben istediğimde kumlardan kale yapıp, istediğimde o kaleleri yıkabilirim.

sen de bunu yapacaksın.


ha bir de ''aşk'' diye bir olay var ki, en sevdiğimdir benim... 

aşk kadar rant sağlayan ve para tuzağı olan başka bir piyasa var mı saf herifler ?

yani ''aşkım bende esir anan sende zaaaaa'' dese dahi arabesk rapçilerin yüzbinlerce izlendiği bir dünyadayız ve halen aşka inanan var... 

aşk dediğimiz olgu, tamamiyle nöral ağlar ve hormonlardır.

seks yapma arzusudur temelde fakat dişiyle siz vakit geçirdikçe dişi hakkındaki anılar nöral ağ olarak kazınır beyninize ve bu kodumunun ağları sizi aşık eder.

az ağ hoşlantı, çok ağ kara sevda olarak adlandırılır.

nöral ağlar zayıflar fakat çok uzun sürer ; bu da aşk acısı oluyor.

asla silinmez ; bu da ''eski sevgilimi görünce içim parçalanıyor'' olur.

aşk dişilerin eliyle yaratıldı... 

çünkü dişilere boyun eğdiren mükemmel alfalar sinsi kevaşelerin hoşuna gitmedi ve onları seksin üzerine bazı hormonlar kullanarak kendilerine bağlayıp betalara dönüştürdüler.

dişiler kurnazdır ve ''alfalar dönemi''nin sona ermesiyle, erkek dünyasını yoketmekle uğraştılar.

eski erkek tipiyle şimdiki erkek tipine bir bakın.

sertlik olarak söylemiyorum... 

kendinden emin, özgüvenli, yerine göre esprili, normalde ise ciddi ve umursamaz, sosyal ilişkileri güçlü, küstah... 

yani tarif edilecek şekilde böyle... 

şimdi nasıl ?

kendinden emin değil ; çünkü kendisi değil.

özgüvenli değil ; çünkü güvenecek bir olayı yok aslında şuan, sadece kendini kandırıp ''özgüvenli taklidi'' yapanlar var, değineceğim onlara da... 

ciddi ve umursamaz değil ; ''kadınlar güldüren erkeklere bayılır''ı yanlış alıp işi şebekliğe döktü ve bir alfa gibi espri yapmayı bilmiyor.

umursamaz değil ; çünkü alfa olmadığı için dişi ilgisi görmüyor ve buna aç, bir tanesi daha kuyruk sallasa bizimki boşalarak koşuyor o tarafa.

sosyal ilişkileri güçlü ve ortamı domine EDEN değil ; çünkü kendinden emin ve özgüvenli değil, aynı zamanda ortamın gerginliğini alacak zekice esprileri yok.

küstah değil ; çünkü zaten elindekini kaybetmekten korkuyor, onunla kıvamında dalga geçip ''sana ihtiyacım yok'' mesajı veremiyor.


bunları sadece muhabbet olsun diye anlatıyorum, kafanızda dursun fakat uygulamak için aşırı uğraş vermeyin.

sadece alfa PROFiLi gözünüzde biraz canlansın... 

halen alfanın ne olduğunu tam olarak bilmiyorsunuz.

''alfa, bir dişinin daima seks düşündüğü erkek tipidir'' desem, yarısını dahi tarif etmiş olamam.

alfa odun değildir beyler... 

hayatı yaşar.

bilgisayar oyunu oynar, kitap okur, dişilerin başını döndürür, diğer beta ve omega erkekleriyle iyi ilişkiler kurar ; bu liste böyle uzar.

alfa kasıntı değildir, size yansıtılan saçma alfa profilinden uzaklaşın derhal.

özümsemeniz gereken yazılar var ve sahip çıkmanız gereken bir başlık ; çünkü alfa olmak istiyorsunuz.

o halde iki tarafın da yapacak işleri var ve birbirimizi tutmayalım.


ben sana bir şey anlatsam daha açıkça belirttiğim olayları anlayamayan bağnaz kafanla onları mı kafanda tutacaksın ?

tabii ki tutamayacaksın.

ben de bunu bildiğim için bilinçaltına ekiyorum tohumları... 

nlp'nin ne olduğunu araştırırsan eğer, sorularına cevap bulacaksın.

ben onca olay arasında buraya zaman ayırıyorum.

diğerlerinin yaptığı gibi para tuzağı kitaplardan alıntı yapmıyorum.

burada sizlere dişi dünyasına giriş teklif ediyorum.

sadece girmekle yetinmeyip, istediğiniz gibi at koşturmaktan bahsediyorum... 

buna cesaret edemeyen, çamur atmaya çalışan illa ki olacaktır... 

anneniz sizi bunun için yetiştirdi, bunun için törpüledi.

sinsi betalar hayatın içinde de var ; bunu mazur görüyorum, doğa böyle işliyor.

basit beta kalıbından çıkmak ve hayatın boyunca insan ilişkilerinin envai çeşitinde üstün olmak istiyorsan ; oku, özümse, danış.

eğer beta olarak mutluysan, psikolojini sikmeden önce git.


ayrıca olayların farkına daha iyi varmak isteyen varsa, sırayla gördüğü her kızla şuan normal muhabbet edip TELEFON numarasını alsın.(ayrıca cesaretlenmeye başladığının farkına varsın)

olaylara yeni başladığımız için yüzde düşük olacaktır... 

fakat ben ilerledikçe, sizler de ilerleyeceksiniz ve bu oranı %100'e çekeceğiz.

abartısız konuşuyorum, %100... 

korkunç bir başarı oranı... 

%1 ihtimal olursa oda sizin kapasite yetersizliğidir.

fakat doğal bir seleksiyon... 

basit ve yılışık betalardansa, kendinden emin ve özgüvenli alfalar her dişiyi cezbeder.

olayı dişilerin bakış açısından da inceleyeceğiz.

dişilerin erkeklerden nefret etme sebepleri, büyüme çağlarındaki farklılıklar, onları nasıl aşabileceğiniz, kendimden verdiğim örnekler... 

bunlar sizi değiştirecek ve zincirlerinizi kıracak.

dişilerin gerçek yüzlerini gördüğünüzde ise boş yere kendinizi siktiğinizi, yatak dışında bir işe yaramayan basit varlıklar olduklarını anlayacaksınız.

yalnız yatakta cidden iyilerdir ; sadece alfa olarak içlerindeki şehvetli dişiyi çıkarmanız gerekli... 

gözünüzde büyütmeyin, her şey kendiliğinden olacak.


duygusuz seksi tanıyacaksınız... 

dişi size ilgi duymasa dahi sizinle yatacak ; tabii eğer isterseniz ilgi de duyacak.

her şey kontrolünüzde olacak.

saygı duyulacaksınız ve ortamı domine EDEN olacaksınız.

dişilerin gerçekten de aşağılık olduğunu göreceksiniz.

burada olacak olan bu...


öncelikle kendini kandırmaktan vazgeç... 

''kadınların üstüne fazla düşmüyorsun ve onların seni baştan çıkarmalarına müsaade ediyorsun.''

aktardıklarımın bununla alakası yok.

av biz değiliz ; biz, avcıyız.

tekniğim hakkında ne biliyorsun ki isim koyabildin ?

iNTERNET ve saçma puan taktiklerinden aldığın ekonomik yeşilliklerle uğraştırma beni.

''sadece seks için geçerli bu anlattıkların''

o yüzden hayalini dahi kuramayacağın bir dişiyle birlikteyim şuan, değil mi ?

''akıl ver bakalım ben ne yapmalıyım? ''.....

neden dişilerin bu kadar müthiş bir hale geldiğini hiç düşündün mü ?

erkek yetiştirilmesinden, erkeklerin yeteneklerini kullanıp kullanmamalarına kadar aşırı derecede etkililer ; hem de hayatın her aşamasında... 

ntv spor'da birkaç saat önce olan röportajda bile barizdi bu... 

nasıl bu kadar çok gelişiyorlar ?

erkeklere olan nefret ve düşmanlık eğilimleri onları güçlü ve umursamaz kılıyor.

harika bir şekilde rol kesme yeteneklerini kullanıyorlar.

kendilerine güvenleri olmamasına rağmen masallarla felan nesillerdir erkek nesle ''dişilerin bulunmaz'' olduğu olgusunu kazıyorlar.

tamam da neden ?

dişiler, erkek egemenliği istemiyorlar ; köle erkekler istiyorlar.

törpülemeden, doğrudan onlara yavşaklık ve yalakalık yapacak aciz betalardan istiyorlar.

haksız da sayılmazlar... 

hayat, insanların birbirini sikme oyunudur.


''kaybedecek hiçbir şeyi olmayanın kazanacak çok şeyi olurmuş'' diye bir söz geldi mailden bana... 

dişiler aciz varlıklardır ve güçsüzlerdir.

onlarla konuştun diyelim ve -kendine göre- rezil oldun ; dişide problem olduğu hiç aklına gelmedi.

eee ?

bir şey değişmedi ki... 

''fak yu bestırd'' deyip kızılderili çığlıklarıyla yerde yuvarlansan dahi siklemediğin sürece hiçbir problem olmaz.

bu da buraya bir not olsun.

dişiler sizi sevmiyor.

güçlüsünüz ve müthiş bir potansiyeliniz var... 

o kevaşeler doğdukları gibiler, asla gelişemez ; üstüne üstlük köpek gibi kaybederler zekalarını.

bilinçaltı ve genlerden gelen erkek nefretinin teyid edilmesi ise çocukluk ve seks travmalarıyla olur.

çocukluktaki erkekler tarafından ezilmek, onu nefret etmeye iter.

müthiş bir ağ örerler ve kodumunun pikap taktikleriyle hallolacak kadar basit olaylar değildir bunlar.

dişilerin sizden nefret ettiğini size açıklamak adına, büyüme evrelerini inceleyeceğiz.


aydınlanmamı yaşadıktan birkaç gün sonra, dişilerin tüm testlerini savuşturuyordum.

dalga geçip, alfa olduğumu gösteriyordum onlara... 

''sana bi haller oldu canıms .s.s'' diyen dişiye bana biraz önce yapılan testleri ve benim ne şekilde taktikler izlediğimi anlattım.

dişinin söylemleri basitti : ''kim söyledi sana bunları ?'' ''madem kimse anlatmadı nasıl bizi bu kadar iyi tanıyorsun?''

aralarında bazı sırlar vardır ve bunlardan biri de erkeklerin hayatını sikmektir.

onları tanıdığınızda ve kendilerinin dahi bilmediği zaaflarını bilirseniz, hepsiyle yatabilirsiniz.

ayrıca dişiler gerçekten haindir.

duygu sömürüsü ve timsah gözyaşı kullanarak sizi tekrar betaya çekmeye çalışacaklardır ; bu da çalışmazsa 100 gr et atacaklardır önünüze... 

onlar için bir alfa, felaket demektir.


şöyle bir karşılaştırma yapalım : kızlar ve erkeklerin büyüme evresi... 

unutmayın ki, ağaç yaşken eğilir... 

yani ne olacağınızı, nasıl bir hayat süreceğinizi genleriniz kadar çevreniz de belirler.

ergenliğe kadar alacağım dönemleri, devamını sonra da inceleyebiliriz.

unutmayın, bebeklikte de dünyadan birçok ders aldınız. şimdiki derslerden tek farkı, beynin değişim evresi büyük çoğunlukla tamamlandığı için o bilgileri çağıramamasıdır ; yani hatırlamazsınız.

genelleme olarak erkek çocuğu:


bebeklik:

-doğar doğmaz sik fotoğrafı çekilir.

-yaptığı her türlü pis, leş, kavgacı hareketler ''erkektir'' diye yorumlanır.

-dayılar, amcalar, enişteler hatta ve hatta kahvedeki amcalar kendilerini küfür ettirir; sikine bakarlar.

-halıya işese ''işesin aslanım'', altına sıçsa ''gel ağzıma da sıç koççum benim yerim taşağını'' olur.

-özel olduğu hissettirilir sonuna kadar... 

-evin içinde TOP oynar, vazo kırar, çiçeği yolar ; azar işitmez.

liste böyle uzar... 


genel olarak çocukluk:


ilk çocukluk:

-parka çıktığında milletin bebelerini döver, laf gelmez ; yahut gelir ama babası ona yansıtmaz asla... 

-erkeklik ve dişilik kavramını kavramaya başlar.

-karşıcinsin vücuduna olan ilgisi artar.

-bebeklik dönemindeki her türlü piçliği burada da yapar ama problem olmaz.


orta çocukluk:

-derslerle tanışır.

-daha sosyal olur.

-bazı konularda ailesiyle çatışmaya başladığından büyümeye başladığını hisseder.

-artık çayı sıcak içebilir ; bunu dışarıya bir güç gösterisi olarak yorumlar.

-kızlarla arasında düşmanlık ve kavgalar başlar ; çünkü ilk defa ciddi iletişimlerini yaşar ve her söylediğine ''eyvallah'' denmeyeceğini öğrenir...  bu olayla hayatının en büyük tokatlarından birisini yer... 


ileri çocukluk:

-ikinci çakrası açılır, bu sayede artık testisler erken de olsa işe başlayabilir.

-31 çekmeyi öğrenirse, yakalanabilir ve babası tarafından akrabalara anlatılarak rezil edilir ;

-artık ''kişi özeli'' kavramını kavramaya başlar.

_kişiliği oturmaya başlar.

_kendine özenecek bir süperkahraman seçer ; bu kahraman babası olabilir.

_kızlarla ciddi muhabbetlere başlar, artık bazı şeylerin farkındadır.

_yaşı 12.5 felandır ; çocukça da olsa bir kıza onu sevdiğini söyleyebilir. kız da onu siktir edip öğretmene şikayet edince ''türk kızı'' kavramının ne olduğunu öğrenir ve hayatının hakikaten de en büyük tokadını yer... 

dışarıda ona müsamaha gösterecek insanlar yahut babası yoktur çünkü  ona anlatılan ''özelsin sen'' masallarının yalan olduğuna şahit olur. kısacası ebesi sikilir amk.

ergenlik bi köşede dursun, onu yetişkinlikle alacağım.

talebe göre kızların da bu dönemlerini yazacağım ve neden aranızda uçurum olduğunu öğreneceksiniz.

sonra onları aşıp, kaleyi içten fethedeceğiz.


not:OTA boka ayrıntıya girdim, biliyorum. fakat bu tam olarak erkek çocuğunun zihniyetini kavrayıp, kafanızda canlandırabilmeniz için... 


not2: bunlar genellemedir.

kesinlikle her okuyan kendinden bir şey bulacaktır.

sadece başlığı takip et.

seni okuduğuma göre, tedavi yollarını da biliyorumdur, değil mi ?

ve ben burada onları paylaşıyorum zaten.

ancak bir sihirbaz değilim ; o nedenle biraz zaman alıyor.

olayın mantığını anlayan bi kaç kişi var ; onlar yeter bana... 

zaten herkes başarabilseydi, yalnızlık olmazdı.

hayatı boyunca hiçbir şey kazanamayanların, diğerlerinin de kazanmamasını istememesi sonucu oluşan saygıılar kadar aşağılık bir şey yok elbette.

fakat ben artık görmezden geleceğim


önceden verilen kız tavlama taktikleri xd , hayatın formülü vs. bir boka yaramaması ve insanların REKLAM amaçlı yapması insanların güvenini kırdı ; bunu biliyorum.

dişilerle yaşadığınız ilişkiler de aynen böyle... 

dişiyle muhabbetiniz oluyor ve sen yaklaşıyorsun ; o ise sana ya sahte gözdağı veriyor, ya da kendini geri çekiyor.

oysa ki bu en basit testlerden birisidir.

fakat senin şevkin ve özgüvenin kırılıyor ; içsel bir hesaplaşma yaşıyorsun.

eksi özgüven puanın oluyor ve reddedildiğini eksi özgüvenin sayesinde yansıtıyorsun.


''dişiler aciz, aşağılık, bencil'' dedik ; fakat bu onları hafife almanız gerektiği anlamına gelmez... 

hayattaki en çetrefilli düşmanlardandır dişi.

kendisine güveni olmasa da, karşıdakinin de özgüvenli gözükme çabasını ve aslında ne olduğunu hızlıca okuyabilir.

analiz etme ve rol yapma yetenekleri en üst seviyedeki bir erkekten katlarca kez üstündür.

bunu bilmeniz dahi size farkındalık ve başa çıkma yetisi kazandıracaktır.

çünkü yaptıkları her şey roldür... 

evet, yaptıkları her şey... 

hiçbir dişi gerçek karakterini ve arzularını dışarı vurmaz.

çünkü bu kaltaklar orospu damgası yemekten am gramı başına 167 oktav korkarlar. ( sakinim)

kimi dişinin ''ütopya''sı olup onu toplumsal baskıdan uzaklaştırmanız gerekir, kimisine ise sizin baskı yapmanız gerekir.

ben size bu taktikleri anlatıp ezberlettirmek yerine, bilinçaltınıza anlatıp süreklileştiriyorum ; anlayın artık amına kodumun zapatoçnileri...

definecilik işinin birçok tehlikesi vardır beyler... 

misalen ana girişi siyanürle kaplarlar ve zehirlenir, ölürsün.

tılsımlarlar ve çarpılır, ölürsün.

tuzaklarlar ve götüne bir balta girmiş halde, ölürsün.

fakat usta defineciler bazı tuzaksız ara girişleri ''özel tekniklerle'' bulur ve oralardan ilerler.

bizim yaptığımız da aynen bu... 

işi uzun tutmak zorundayım.

kısa kes diyenler için özet: dışarı çıkıp her gördüğünüz kıza ''sizinle sevişmek istiyorum'' dersen, illa ki biri verir.

sabrın yoksa, %100'e çekmek gibi bir derdin de yoktur.


şöyle düşünün: her erkek aynı ister istemez... 

hepsi de farklı olmaya ıkınıp dişilerin dikkatini çekmeye çalışıyor.

bu da onları aynı kılıyor.

her erkeğin arzuları arasında ''liderlik etmek ve en iyiyle çiftleşmek'' yatar.

erkek, bunun için yaratılmıştır.

dişiler de ''liderlik EDENE ver'' mantığıyla hareket ederler.

dişiler, alfaya vermek için yaratılmıştır.

fakat ortalıkta alfa erkek yoksa, dişi kimseye vermez.

türk kezbanları diye adlandırılan grup işte bu nedenle vermez.

haklıdır da... 

yaratılışına terstir ve doğru olanı yapmak için yaratılmıştır.

buradaki ''liderlik etme'' olayını ''önderlik et beybiiii wuhuuuuu'' felan gibi anlayan barzolar çıkacaktır.

olay daha farklıdır... 

çünkü dişi ve erkekler farklı olgular çıkarırlar olaylardan... 

senin söylediğin x, dişinin birinde y, diğerinde z, diğerinde ise ğ olabilir.

fakat bir kesişim noktaları vardır ve biz bunu kullanacağız.

olmadı, gbosadam'ın ıkınıp yapamadığı ve PANDORA'S box'u çevirmekten öteye geçemediği gibi dişileri tiplere de ayırıp olayı halledebilirim.

fakat öncelikle mutlu olmak ve hayat şartları nedeniyle alfa olmak zorundasınız.


''sana sevgililerinden bahsederse direk tersle, yoksa arkadaştan öteye gidemezsin.''

aramızda bir muhabbet olacak demiştim.

alın size bir taktik misalen... 

mucizeler beklemeyin bu taktikten, sadece öğrenin ve büyük ölçüde değişimi görün.

evet, sevgililerinden bahsettirme dişiye... 

hiçbir erkekle alakalı konuşmasın seninle hatta.

''benimle konunun bir ilgisi yoksa, saçma erkek fantezilerini kendine sakla'' de ve dalga geç.

birdaha yapmayacaktır.

bu aslında bariz ve basit bir ''TEST''tir.

dişi, onu eş olarak düşünüp düşünmediğinizi TEST eder ve size olayları açar. Dişi varlıkların erkeklere ' sen beni seviyomusun , ne kadar seviyosun , beni ne kadar düşünüyorsun , gerçekten umrundamıyım' gibi basit sorular soracak halleri yoktur. Bunun yerine esrarengiz oyunlarla erkeği test eder.

bu test tabii ki bilinçaltından gelir ve gerizekalı ne yaptığının farkında bile değildir aslında... 

sen böyle diyerek ''kendinden emin, özgüvenli, küstah'' imajını çizersin ve kıskançlıkla alakalı hiçbir şey yapmaman dişiyi ''başka dişiler var .s.s'' gibi düşünmeye iter.

fakat, fakat, fakat... 

ben bunları taktik olsun diye paylaşırım ; ancak size olacaklarla zaten bu taktikleri kendiliğinden uygulayacaksınız amk... 

yalnız yine de arada sırada diyaloglu paylaşırım isteğe göre... 

istek dediysem, kendi isteğimden bahsediyorum.


önce her şeyi idrak edip sağlam bir altyapı oluşturacağız.

sonra bu kezbanların ve toplumun size yaptıklarını yok edeceğiz.

özgüveniniz yerine gelecek, kendinizi bulacaksınız... 

size altyapı olmadan manipülasyon tekniklerini öğretirsem sadece kız tavlarsınız... 

ama hem kendinizi bulmanıza yardım eder, hem de bu tekniklerle birlikte kız tavlamayı öğretirsem, işte o zaman mutlu yaşarsınız... 

evet, kızların zihnini manipülasyon etmeyede  değineceğim.


''hayattaki her türlü problem doğrudan veya dolaylı olarak dişilerle ilgilidir.''


şimdi dişilerin gelişim evrelerine bakalım... 

buralar gerçekten çok önemli, bir kızın ''türk kızı'' mı yoksa normal bir dişi olacağı mı buradan çıkar ortaya... 

tarafsızca okumaya çalışın ki empati kurabilesiniz... 

şunu da belirteyim : dişilerden asla erkek bireylerin rahatlığına sahip olmalarını beklemeyin.

çünküsünü aşağıda arayın artık... 

genelleme olarak kız çocuğu:


bebeklik:

-doğduğu zaman erkekte olduğu gibi direk olarak sik fotoğrafı çekilmez, çünkü siki yoktur.

bazı feminizm duygularını içlerinde bir yerlere itmiş olan anneler tarafından onların da çıplak fotoğrafları çekilebilir.

-genleri gereği biraz pısırık ve uyumludur. erkek bireydeki hiçbir pis, leş, kavgacı hareketleri göstermez ; istisnaları vardır, o istisnaların ileride fok balığı gibi burma bıyıkları olur.

-usülen altını takılır, ilk günler biraz iplenir ; sonra unutulur... 

-erkekteki sonuna kadar özel olma olayı ona asla hissettirilmez... 

-kırdığı en küçük bir camda, yaptığı tek sakarlıkta azar işitir yahut tavırla karşı karşıya kalır.

-misafirliğe gidildiğinde annesinin dibinden ayrılamaz.

-yaptığı küçük yaramazlıklardan dolayı annesi beynini sikip ceza verirken, başka ebeveynlerin erkek çocuklarına çok daha fazlasını yapmalarına rağmen bi halt söylemediklerini görür. buraya dikkat : hayatındaki en büyük tokadı burada yer ve erkek düşmanlığı bu noktada başlar beyninde bir savunma mekanizması olarak... 

-dünyayı tanıma aşamasında erkekten neredeyse 10 adım geridedir.

liste devam edebilir ve uzar gider... 


ilk çocukluk:

-arsızlık ya hiç yapmaz, ya da çok yapar ve dayakla terbiye edilmeye başlanılır.

-erkeklik ve dişilik kavramını anlamaya başlar ama bu konuda erkek kadar rahat davranamaz ve en küçük olayda bile terslenebilir. en büyük olmasa da büyük tokatlardan birisini bu noktada yer... 


orta çocukluk:

-aşırı derecede özgüven eksikliği nedeniyle ya dersleri ''yapamam'' mantığı ile hiç umursamaz, ya da aşırı umursar... 

-maalesef daha sosyal olamaz, en fazla yanında kuzenlerle parka çıkar.

-ailesiyle erkek gibi çatışamaz, babası ağzına sıçar ve götünün üstüne otutturur.

-ergenlik dönemine girmesi olasıdır ve erkeklere olan ilgisi artar. fakat belli edemez ve özgüveni daha çok sikilir. erkekten gelen her türlü mesaja toplumdan korkuğu için ters yanıt verir ve daha önce erkeklere yazdığım şu madde ortaya çıkar:

''kızlarla arasında düşmanlık ve kavgalar başlar ; çünkü ilk defa ciddi iletişimlerini yaşar ve her söylediğine ''eyvallah'' denmeyeceğini öğrenir...  burada hayatının en büyük tokatlarından birisini yer...  ''

şimdi ''her türlü sorun doğrudan ya da dolaylı olarak dişilerle ilgilidir.'' dememin nedenini anlıyorsunuz, değil mi ? daha birçok örneği olacak, dert etmeyin... 


ileri çocukluk:

-adet gibi bir olay yaşar ama ailesiyle paylaşamaz ; annesiyle paylaşsa dahi biraz terslenir ve mesafeyi hisseder.

-boktan kişiliği oturur.

-kendi yolunu çizip bu boktan dünyada ayakta durmaya yahut kendisini kurtaracak erkeğini hayal etmeye başlar.

-ergenliğe girmiş olabilir fakat yaşıtları onun egosunun günlük isteklerini karşılayamaz çünkü hala taso oynuyor ve dünyanın en iyi futbolcusunu haggie  sanmaktadır...  hayatının en büyük tokatlarından birisini de burada yer... 

-beyindeki erkeklere karşı savunma mekanizması yerini feminizme bırakmaya başlar.

-erkeklerin onunla ilgilenmesi hoşuna gider ; fakat henüz bir göt kalkıklığı yoktur.


ulan burada da açık olarak görülüyor ki, kızların önüne birçok seçim çıkar ve sürüyle kombinasyonla karşınıza gelirler... 

asla kitle imha silahı işe yaramaz ; onları bitirmek için mantığınızı sonuna kadar çalıştırıp karakter analizi yapmak zorundasınız... 

işte bu yüzden ''alfa olun'' diye bağırıyorum.

alfa karakteri, bu analizleri sizin yerinize yapar ve verdiğim taktikleri sizin yerinize uygular.

siz bunun farkına bile varmazsınız... 


ergenliğe sonra geçeceğiz, ayrıca dişi ve erkek ergenliğini aynı metinde vermeyi planlıyorum.



bakın beyler, bunu duyduktan sonra çoğu kişinin okumayı bırakacağını tahmin ediyorum.

umarım yanılmam da basit mantalitelerden kurtuluruz hep beraber... 

anlatıma geçiyorum.

anneniz, çilekeş ve garip anneniz, güzel ve iyi anneniz sizi ne kadar da sever, değil mi ?

o sizi, ''siz'' olduğunuz için sevmez güzel kardeşlerim, sevmeye programlandığı için sever.

kadınlarda seks isteği ve mutluluk hormonu benzerdir.

yani bir kadını mutlu ederseniz, sekse susar ; bu bakıma bizden bayağı bir farklılardır.

bu hormon salgılandığında beyin, hormon salgılandığı an muhatabınız olan kişi hakkındaki verileri çok daha iyi kaydeder; çok daha hızlı ve derin bir şekilde sinaptik noktalarda nöral ağlar inşa edilir ve o kişinin bu hormonu salgılattığı kanısına varılır... 

işte amın oğlu estebanlar, bu ''bağlanma'' oluyor.

''biz kızı kendimize nasıl bağlarız?'' sorusunun cevabı... 

şöyle bir deney var, bir yerde okumuştum fakat deneyin adını ve doktorun adını unuttum... 

bir kadına bu hormondan bol miktarda enjekte ediliyor ve kadın karşısındaki erkeğin üzerine atlayıp onunla sevişmeye başlıyor... 

aşk, hormonal ve elektriksel bir olaydır ; hayatın iki büyük ilüzyonu vardır biz insanlar için : aşk ve masumiyet; ikisi de kadınların en büyük silahlarıdır amına çakim arkadaşlar... 

aşk dediğiniz şey şu kadar basit : yine bir deney yapılıyor. daha önce tanışmamış bir kadın ve erkek yaklaşık yarım saat çok özel anılarını konuşuyorlar. beyin o sırada kafayı yiyor amk... 

''bu kim?'', ''niye bu verileri paylaşıyoruz?'' gibi ... 

nöral ağların amına koyuluyor, ağlar sık ve derin bir şekilde işleniyor, bahsettiğimiz hormon salgılanıyor.

sonra ise deneklerden 10 dakika boyunca hiç konuşmadan birbirlerinin gözlerine bakmaları isteniyor... 

bu denekler şuan evli koç taşakları sizi... 

beyin 3 bölümdür :

r-kompleks, hayatta kalmanızı sağlar, refleksler ve diğer organizmayı ilgilendiren olaylar buradadır ve tüm sistemin yetkisini alabilir... 

limbik : duygusal beyindir, duygular buradan yönetilir vesaire... 

neo-korteks : düşünce, mantık, nöral ağlar, sinaptik noktalar...  sizi siz yapan her şey buradadır... 

beyin hakkında detaya girersem, yıllar sonra mezardan yazmak zorunda da kalabilirim ; o nedenle siktir edin.

olayı annenizin sizi sevmesi için programlanmasına bağlarsak: kadın hamileyken bu hormon öküz gibi salgılanıyor, çevre baskısı da var, ''ben çocuğumu sevmeliyim, anneler böyle yapar, annem de bana böyle yapmıştı'' düşüncesi var, psikolojik olarak kendisini şartlaması var derken nöral ağlarla da pekiştiriliyor bu... 

östrojen hormonu da salgılanınca artık kadın tamamen hazır oluyor... 

sonra kadın çocuğunu doğuruyor, doğum esnasında da olay aynı.

çocuğunu gördüğü an hormonlar çok daha büyük bir yüzde ile salgılanıyor ve programlanma gerçekleştiriliyor... 

genlerle de alakası var tabii ki bunun ama hangi derecede bunu bilemiyoruz...  

BURAYA DİKKAT  normal doğum her zaman sezeryan ile doğumdan çok çok aşırı derecede önemlidir. Çünkü sezeryan doğumda bu hormonlar salgılanamayabilir. Normal doğum sırasındaki o duygular ve annenin çocuğuna bağlanma anı o kadar anlatılmaz bir duygudurki çoğu anneler göz yaşlarını tutamamaktadır ve hayatlarının en mutlu anını yaşarlar. Bunu yaşatan çocuk Allah korusun sakat bile doğsa anne o orgazmı yaşatan çocuğa bağımlı kalır. Bu yüzden normal doğum çok önemli. Tanıyabileceğiniz en büyük erkek düşmanı kadında olsa bu durum onun için yine aynıdır.

babanız sizi siz olduğunuz için sever, annenizin ise sizi sevme sebepleri arasında ''siz'' en SON sırada bile değilsinizdir.

''babalar iyi, anneler kötü'' demiyorum tabii ki, misal olsun diye verdim.

eğer birdaha yazarsam kadınlarda ''alfa erkeği'' ve erkeklerde ''altın kadın'' konusuna değineceğim ; hatırlatın amk... 

ergenlik ve sonraki gelişim evrelerini erteledim, hatırlatın.


not: beyler, bu yazılardan hiçbir halt anlamasanız dahi okuyun ; sizi ilgilendirmediğini düşünseniz dahi... 

olumlu yönde değişeceksiniz ve bunları hissedeceksiniz... 

bu yazıları akademik kitaplarda okusanız bile kimse size benim gibi işin özünü vermez.

prof olduğunu kanıtlamak için ağır bir dille yazar hiçbir şey anlamazsın ; ben bunu aşmaya çalışıyorum sizler için... 

bu yazdıklarımın hepsi bilimsel olaylardır, hepsi yapılan deneyler sonucu ortaya çıkmıştır.

bu yazı dizisinden sonra kızların toplum tarafından sizlere ne kadar abartıldığını göreceksiniz.

ne kadar usta yalancı olduklarını ve ne kadar ustaca rol kestiklerini ben sizlere aktarınca onlara farklı bir gözle bakacaksınız... 

unutmayın dostlar!

hayatın iki büyük ilüzyonu vardır bizler için : aşk ve masumiyet... 

ikisi de kadınların erkeklere karşı kullandıkları kitle imha silahlarıdır... 

neden kızlar sürekli birbirleriyle didişir, sürekli kavga ederler biliyor musunuz ?

çünkü bu iki silah hemcinslerine etki etmez ve onları erkekler gibi etki altına alamazlar... 

bunun sonucunda da tartışmalar ve kavgalar, kıskançlıklar ve düşmanlıklar olur... 

umarım üzerine biraz düşünürsünüz...


şu sözler çok önemli, bu nedenle tekrarlamam gerekli:

-birisine vazgeçilemez olduğunu hissettirdiğin an ilk vazgeçtiği kişi sen olursun.

-hayat önümüze iki ilüzyon sunar : aşk ve masumiyet...  bu iKiLi de kadınların en büyük silahlarıdır... 

-hayatta yaşadığınız her türlü problem doğrudan veya dolaylı olarak bir dişiyle ilgilidir.

saatlerdir buradayım ; artık gitme zamanı... 

yazdıklarımı iyice okuyup özümsemediğiniz sürece değişim gelmez.

yüz yüze değiliz, olay benim yeteneklerime bakmıyor yani ; ben yazarım, sen okur-anlarsın.

fakat bu başlıktan birçok kişinin güzel bir hayata başlayabileceğini tahmin etmek şimdiden zor değil.

Değiştiğinizin farkındayım


balığa çıktığınızda en önemli etkenler oltanız, yeminiz ve sabrınızdır... 

sıradan bir yem atsanız dahi, farklı çeşit balıklar yakalayabilirsiniz fakat bu daha çok şans faktörüdür.

sıradan yollarla farklı karakterdeki kadınları da etkilemeniz mümkündür ama tamamen şanstır... 

ben bu başlıkta sizlere hangi oltayı, hangi yemi kullanmanız gerektiğini ve avlayacağınız kadının spesifik özelliklerini vereceğim.

fakat şunu unutmayın : avınızı tanımazsanız, avınız tarafından avlanılırsınız.

biz de önce tanıyacağız, sonra av tekniklerine geçeceğiz... 

ancak şunu tekrar söylemek istiyorum : halen ısınma turlarındayız ve size çok önemli bilgileri vermedim.

belki söylediklerimi hayatında ilk kez duydu çoğunuz ve hatta başlıktan alacağını aldığını düşünüyor... 

sonuna kadar da yanılıyor... 

henüz önemli diyebileceğim hiçbir bilgiyi sunmadım buraya... 

yazdıklarım yeterli değil mi ? yeterli aslında, sıradan birisi bunları yazsa böyle düşünürdü... 

ancak biz kadınların o karanlık ve fitneyle dolu mahzenlerini birer birer çözümleyeceğiz.

ve emin olabilirsiniz ki : 1 dakika içinde karşısındaki dişiyi çözümleyip hangi taktiği izleyeceğini belirlemiş olan usta bir avcıya dönüşeceksiniz bu başlıktan sonra... 

''ben bu şekilde mutluyum.'' diyenler, başlığı okumasın ; çünkü bu yazılar sizi ister istemez etkiliyor ve bilinçaltınızı yeniden dizayn ediyor.

başlık bittiğinde kadınlara sadece av gözüyle bakabileceksiniz... 

''ben aşık olmak istiyorum'' felan ayarında birisi varsa, şuan bu yazıyı okuyor olması bile onun için büyük tehlike arzeder, söyleyeyim tekrardan... 

psikoloji üzerine çok deneme okudum, araştırdım... 

ne yapacağımı ve nasıl yapacağımı biliyorum.

sizin tek yapmanız gereken okumak ve bilgileri özümseyebilmek... 

size o kadar farklı bakış perspektifi kazandıracağım ki, önceki ilişkilerinizdeki problemlerinizden tutun da karşınızdaki kızın sizin hakkınızda ne düşündüğüne kadar anlayabileceksiniz... 

karşınızdaki dişinin düşüncelerini öğrenince ne mi olacak ?

onları değiştireceğiz ve istediğimiz gibi şekillendireceğiz ; manipülasyon teknikleriyle bilinçaltını darmadağın edip sizi ütopya'sı olarak görmesini sağlayacağız... 

yeterince ustalaştığınızda, yaş yahut cinsiyet farketmeden bunu tüm insanlarda uygulayabileceksiniz.

bir gün bu kadar ustalaşacağınıza emin olun ve bana güvenin... 

onları manipüle edip görünmez olduğunuza bile inandırabileceksiniz... 

şakası bir yana, bir keresinde üç kızı o odada onlarla beraber oturmadığıma, o an orada olmadığıma dair manipüle etmeye çalıştım ve başardım... 

üç farklı karakter analizinı aynı anda yürüttüğüm için biraz yorucuydu fakat değdi... 

kızlar o an bana dokunabilecek yakınlıktalardı ; dokunsalara orada olduğumu hissedeceklerdi, fakat dokunmuyorlardı.

çünkü bana inanmak istiyorlardı ; benim söylediklerimin yalan olduğu gerçeğini gözardı ettiler bu nedenle... 

manipülasyonun temeli budur... 

fakat ben bunu yaptığımda, alfa değildim.

yani karakter analizlerini ve beden dili ayarlamalarını kendim yapıyordum ; bazen hatalar oluyordu.

alfa, bu hataları kendisi düzeltir ve otomatik bir şekilde çalıştırır bu olayı... 

hiçbir bok anlamasanız dahi okuyun diyorum ya hani, cidden okuyun.

benim işim sizinle yahut sizin anlamanızla değil ; olay bu kadar basit... 

karşındakinin düşünmek istediklerini onun bilinçaltına yerleştirirsin ve o, bunları kendisinin düşündüğünü sanar... 

ayrıca manipülasyonun hedefi bilinç değil, bilinçaltıdır... 

bu nedenle hiçbir savunma mekanizmasıyla karşı karşıya kalmadan %100 garantiyle çalışır... 

derren brown'ın oraya o kutuyu götürmesinin sebebi bilinci o kutuyla meşgul ederken bilinçaltına dalış yapmaktı... 

karşısındaki mantıklı bir varlık, bir erkek... 

fakat kızların bilincini meşgul etmek için özgüvenli bir oturuş yeterlidir.

bu nedenle özgüvene bu kadar önem verdim. özgüveniniz halen gelişmekte, bunu da bilin... 

kızların gözlem yeteneklerinin bir erkeği atomlarına ayıracak kadar kuvvetli olduğunu söylemiştim... 

bir erkek oturuşunun özgüvenli görünmek için kasıntı mı, yoksa gerçekten özgüvenli mi olduğunu bir bakışta anlarlar... 

fakat bazı ekonomik boy beyne sahip kızların bilincini meşgul etmeye gerek yoktur ; çünkü başka şeylerle yeterince meşguldür... 

şansınızı sikeyim beyler, o ekonomik boy beyinliler türk kızları oluyor... 

sex esnasında bile farklı şeyler düşünen varlıklar... 

bilinci sürekli meşgul olan dişi türleri... 

işte avınız bu olacak ; bu nedenle şanslısınız götelekler... 

merak etmeyin ve bana güvenin.

sözlüğün sloganı, bu yazı bittiğinde yazı dizisini özemseyebilmiş tüm piçozlar için gerçek olacak...


alfa dediğim olgu, bilinçaltınıza ekilen taktikler-beden dili makyajları-sürekli cazibe yayma üçlüsünü tetikleyip otomatik olarak kullanan olgudur.

bu olguyla para kazanabilirim... 

fakat eğer birçok insanın hayatını değiştirirsem, işte o zaman iyilik yapmış olurum.

burada şöyle bir potansiyel var: birisi, kesinlikle bir dişiyle alakalı boktan bir durum yaşamış.

terkedilmiş olabilir, aşağılayıcı bir şekilde reddedilmiş olabilir.

iyilik yapma amacım hem üzülmeye değmeyecek, hem de basit olmalarını sizlere göstermek... 

zaten sonrasında da intikamınızı fazlasıyla alabileceksiniz... 

yazımın başında ''beraber olmak istediklerinizi sıralayın'' demiştim.

ciddiydim ve hala ciddiyim.


Sorularınızı ve ufak notlar alıyorum. yanılma payın yok kadınlar hakkında.ve şu prenses benzetmeni beğendim. gerçekten sanki hepsi aynı eğitimi almış, aynı sırları öğrenmiş ve bunları açıklamamak için yemin etmiş gibiler.

çok kurnaz bir düşmanla karşı karşıyayız.ama eğer söylediklerin doğruysa, düşmanı yeneceğimden kuşkum yok. şimdi seni kısmen övüyorum,bu "alfa" olayına ters mi? umursamaz ve tamamen küstah mı olmalıyız? nasıl bir taktikle daha hızlı ilerlerim, ilerleriz? ''

dikkatlice oku... 

iki alfa, kavga etmez ; birbirlerini övebilirler.

fakat bir betayı övmen demek, betanın artık diğer betalardan öne çıkması ve sana rakip olması demektir.

alfa umursamaz ve küstahtır ; fakat komiktir de, yani iyi espri yapar.

insanlarla ilgilenir, abartmadan... 

labirentten çıkan-çıkaran alfadır.

yani kasıntı değil, samimi ve cooldur.

laf salatası yapmaz ; öz konuşur.

bu toplumda böyle... 

iKiLi muhabbetlerde yahut bir kafede istediğiniz kadar kaliteli espri yapabilirsiniz fakat yine abartmamak şartıyla... 

şuan bahsetmemin amacı, sana genelkültür olsun.

zaten dönüştüğün zaman göreceksin.

birçok alfa tipi var...  300 spartalı 1 ve 2 deki yunan ordusunun başındakiler birisi leonidas olması lazımdı.

Dövüş klübündeki bred pitt

Californication dizisindeki hank

tony stark, yani demir adam bir alfadır.

fakat fazlasıyla espri yapar, küstahtır ve cooldur.

CRiSTiANO RONALDO da alfadır... 

çocuksudur, çok güler.

fakat yeri geldiğinde ciddi olup sırtlar takımı.

yani alfalık, ciddi ve kasıntı olmak değildir.

yeri geldiğinde ciddi olacaksın ; fakat asla ''how COOL i am fak yeaaaaaaaaa'' ayağında birisi de olma.

birisi seni övdüğünde (yalakalık yapan bir beta), ''bildiğim şeyleri tekrar etmekten vazgeç.'' diyebilecek kadar küstah ; fakat birçok dişi aynı anda seni överken umursamayacak kadar cooldur alfa... 

tanımı yok amk işte, yazdırıyorsun bana.

sikerim LAN atarlandım.


beyler dişilerden atar mesajları geliyor.

çünkü uyanmanızı istemiyorlar... 

çünkü aciz olduklarını bilmenizi istemiyorlar... 

çünkü aralarındaki sırların yayılmasını istemiyorlar... 

ama bunları yapmak çok eğlenceli ; alfa olmak genel olarak eğlenceli göreceksiniz...'

'alfa erkek ve altın dişi ilişkisi'' adlı yazıyı geceyarısı yazacağım.

sorular varsa mail'den alayım ;

selam panpa. aklımı karıştıran bir düşünce var. mutluluk hormonu salgılattırdığın kız sana nöral ağlar sayesinde bağlanır demiştin.ama alfa olarak onlara karşı umursamaz ve sert yaklaşırsak nasıl mutlu edebiliriz ?''


dişiler gariptir... 

mantık arama.

-sen küstahça onları espritüel bir dille aşağılarken mental olarak boşalır ve köpek gibi mutlu olurlar.

-sen onları umursamaz ve peşine takıp seni kovalamalarına sebep olursan, daha da mutlu olurlar.

-sen yeri geldiğinde tersler, azarlar ve alfa olduğunu gösterirsen suratına dahi boşalabilirler.

mantık arama... 

bu işler mantıkla olsaydı, abazalar olmazdı.

Aklıma takıldı. Annem beni nasıl törpüleyebilirki ? yeteneklerimin yok olmasıyla annemin ne ilgisi var ?


Bunu senin cevaplamanı isterdim ama

İşte bunun farkına varamayacak kadar zavallısınız ben sana bi kaç örnek vereyim belki tanıdık gelir. Sen bir dişiyi arzulamaya başlarsın televizyonda komşuda misafirlikte vs. Annen önce seni ona karşı utandırmaya zorlar.eltiler arasında dedikodunu yaparlar. Başarısız olursa tanrının seni kızlara bakmayla cezalandıracağını söyler. Yıllar boyunca seni engeller oğlum yapma,oğlum dur, oğlum ayıp, dur, dur dur, Utangaç olursun 20 yaşına geldiğinde evlenmeye kalkarsın hadi şu kıza açılıyım dersin ehheeğğğ diyip geri çekilirsin ve bu örneklerin çok azı...


hani kızlarda bir tutarsızlık olur ; bazen tavırları değişir... 

ne olduğunu anlamazsın ve bara gidip içmeye başlarken ''bu kadınları anlamak imkansız dersin.''... 

kadınlarda zaten odaklanma problemi vardır... 

yani sekse bile odaklanıp kendilerini adam gibi boşaltmayı bir türlü beceremezler.

bu nedenle bir ilişkideyken size odaklanamazlar, geçmiş ilişkilerini de ister istemez düşünürler ; düşünmenin en çok olduğu zaman tavırları değişir... 

bu bilgilerden sonra küçük ekleme yapıyorum:

''bu durumda hiçbir kız %100 bizim olamaz.''

aynen öyle... 

o sizinleyken bile eski sevgilisini düşünür, onunla yaşadıklarını hatırlar... 

sizinle yiyişirken onunla nasıl yiyiştiğini düşünür... 

işte bu nedenle sinsidir, onu özlemesine rağmen öyle manyak rol keser ki, size aşık olduğunu sanarsınız... 

erkek milleti bu çağda sürekli olarak kandırılıyor... 

gerek annesi, gerek sevgilisi, gerek dişi arkadaşları tarafından... 

bu dönemde dişiler müthiş bir ittifak halindeler ve siz hala bunu anlayamadınız, bu nedenle amınıza çakim...  onlarla dalganızı geçin, kullanın, iyi zaman geçirin, yapacağınızı yapın ve atın.

fazlasını haketmiyorlar...

Ben bi kız arkadaşıma ilk çıktığı erkeği sormuştum. Kaç yaşındaydınız nasıl tanıştınız ? Kızın verdiği cevaplar arasındaki şu cümleye dikkat ettim. " Ya işin garip tarafı dört gün öncede onu rüyamda gördüm". Daha fazla açıklama yapmama gerek yoktur herhalde. Siz kızlarla beraber olurken o başkalarını yaşar. Bu yüzden sizi alfa yapıp onların tüm dikkatlerini odak noktalarını sizin üzerine çekeceğim. Geçmişte yaşadıkları ilişkilerini düşündürmeyi yok edicez.


kendimden biraz bahsedeyim, olacağınız adam tasvirini iyi yapın.

bakın şimdi göt herifler, bazen geceyarısı uyandığımda felan kız arkadaşımı beni izlerken buluyorum.

düşünsenize, hayran hayran bir dişi beni izliyor ; üstelik bir altın dişi... 

önceki ''ben''de böyle bir şeyin olması imkansızdı.

dişilerle ilişkilerim bir seviyeden sonra tıkanırdı ; gidemezdim daha fazla... 

fakat artık istediğimi sikebildiğimi söylememe gerek yok sanırım.

dişi bir kasiyere para öderken dahi gözlerindeki parıltıyı görmek, hayata gerçekten bağlanma sebebi... 

yahut sizi yolda gören ve hiç tanımadığınız tüm dişilerin abaza abaza sizi kesmesi, farklı bir olay... 

size kendini ağırdan satan kevaşeler, bana kendilerini siktirmeye çalışıyorlar.

onlarla ilgilenmem için türlü şebeklikler ve çocukluklar yapıyorlar.

saygılı ve çok da ılımlılar... 

kendimden her konuda eminim ; çünkü aksi için bir sebep yok.

bazen bir kafeye gidip 4-5 kişilik dişi gruplarının yanına çekip sandalyeyi oturuyorum ; hepsiyle flört ediyorum.

reddetmek gibi bir şansları elbette yok.

çünkü köpek gibi eğleniyorlar ve cinsel cazibeme kapılıyorlar.

kendine güvenli tavırlarım tahrik ediyor onları... 

onlarla dalga geçmem onlara özel hissettiriyor.

ne kadar değersiz olduklarını gösteriyorum ve yapmaya çalıştıkları testleri yüzlerine vurunca da ''nasıl bizi bu kadar iyi tanıyorsun?'' soruları yöneltiliyor bana.

erkeklerle ayrı bir durum var zaten... 

ben ortamda yokken yardıran betalar, ben gelir gelmez ses kesiyor ve yanımda alçalıyorlar.

ortamlarda benim istediğim yapılıyor fakat ben bunu kötü bir şekilde kullanmıyorum.

işim gereği sürüyle arkadaşım var ve hepsiyle diyaloğum mükemmel ötesi diyebilirim.

bana güzel pasta-kek-kurabiyeler yapan dişiler oluyor, kabul ediyorum tabii ki... 

bu arada orospular cidden yemekten anlıyorlar.

ortamda aranan adam olmak güzel ; fakat alfa olmak daha güzel... 



bir gün arkadaşlarla oturuyoruz bir kafede... 

dondurmaya dayanamam amk.

mekanın dondurması güzel, kendileri yapıyorlar diye hatırlıyorum.

istedim dondurma... 

LAN sikimde olmaz, canım milkshake istedi ; onu da istedim.

dondurmayı halen yiyemem.

ağzım burnum dondurma olur ve bir şey içerken üzerime çokça dökerim.

üzerime döktüm, ağzım burnum yarak gibi dondurma oldu fakat o gün hiçbir çaba sarfetmememe rağmen iki tane dişi bana TELEFON numarasını verip gitti mekandan.

ben de garsonlara verdim tabii... 

yani, ben eğlenceme bakarım.

dişiler için kendinizi kasmanızı söyleyen kodumunun başlıklarından değil bu.

ne istersen onu yap, amdan bol bir şey yok dışarıda... 

bu yazıyı yazma sebebim ''fak yea dondurma yiyemem'' yahut ''bakın amlılar bana geliyor hell yeaa'' değil.

dişilerin özgüvenlerini buradan onlara seslenerek takdir etmek adına yazdım.

tabii bu benim garizmatik olduğum gerçeğini değiştirmez.

ammmına gorum


yaşantılar, beyinde nöral ağlardır... 

yani sen bir dişiyle ne kadar vakit geçirirsen o kadar nöral ağ yapılır.

fakat, işin bir de hormonal durumu vardır... 

sen abaza olduğundan, dişinin yanındayken testesteronun gözüne vurursun ve nöral ağlar daha bir sıkı şekilde örülür neo-korteks'e... 

bu kadar nöral ağ sonucunda beyin şöyle düşünür: ''var bir hikmeti ki bu saçma dişi hakkında birçok nöral ağ bulunuyor.''

ancak o senin abazalığını denklemin dışında tuttuğu için böyle bir yanılgıya düşer.

o dişi daha özel algılanmaya başlanır ve ananın anlattığı hikayelerde de her erkek ''aşık olduğu'' için, sen de adını koyamadığın bu olaya ''aşk'' dersin.

oysa ki sadece, beta-omega olmandan dolayı dişinin kalkanlarını yıkıp seni cazibesiyle ve 100 gram etle oynatması olayıdır.

sonra seni siktir eder ve sen üzülürsün ; nöral ağlar daha da derinleşir.

fakat onu unutmaya kararlısındır ; fakat nöral ağlar yavaş silinir.

unuttuğunu sanarsın, ancak nöral ağlar asla tamamen silinmez... 

onu her gördüğünde tekrar hatırlanır ve beyin tekrar canlandırır o anıları.

sen de tekrar aşık olduğunu sanarsın.

aşk acısı budur, bitmez... 

tek bir bitiş yolu vardır, onu da altın vuruşla aşacağız.


yazacağımı söylediğim üzre değineceğim iki konu var:

''altın dişi'' ve ''alfa erkek''... 

bu iki olgu, doğadaki türlerin erkek-dişi üyelerinin öncüleridir.

yani, bir alfa gidip içi geçmiş bir dişiyle beraber olmaz.

yani bir aslan da olabilir bu, bir kurt da... 

daima dikkat çekici dişiler isterler ve bu onların doğal hakkıdır ; hakları olmasa dahi betalar onları durduracak değil.

insanlarda da olay böyle işler açıkçası... 

kimse tipsiz ve çarpık iskelet yapılı bir dişi istemez.

dişilerin bu konuda şanssız olması gibi bir olay var ; çünkü, erkekler dişileri fiziksel olarak ister.

yani ilk arzulama uzun bacaklara, biçimli göğüslere ve sıkı kalçalara dayanır.

normal seviyede zekası olan hiçkimse ''ne kadar iyi huylu bir kız, bunu hemen yatağa atmalıyım'' demez ; çünkü erkeklerin yaratılışı budur.

insan dişilerde ise kumsaati tam tersi yöne akar... 

fiziksel çekicilik iyidir ; ancak sadece ''iyidir'', asla ''yeterli'' değildir.

dişiler zihinsel özelliklere kur ve tav olurlar.

yani sağlam karakter, kendinden emin olma, zeki espriler gibi daha önce de vurguladığım olaylar... 

doğada olay bu kadar karmaşık değildir ; alfa, hepsini alır.

fakat mantıklı olarak düşünürsek, olay bizde de bundan ibarettir: ''alfa, hepsini alır.''

tek fark, bizim alfamız kavga ve fiziksel gösterilerle kendini göstermeye ihtiyaç duymaz.

bunu daha mental şekillerle yapar... 

bir kızı boşaltmak da mentaldir misalen, bu yüzden erkekler dişilerin boşalmasını sağlamakta problem yaşarlar ; çünkü işin özünü bilmezler.

eğer bir erkek daha önce bahsettiğim gibi fiziksel olarak ''yeterli'' olursa ve mental olarak ''alfa'' olursa, hergün bir dişiyle yatması işten bile değildir!

fiziksel olarak yeterli olmak sizi korkutmasın... 

düzenli spor yapan, FiT bir alfa her zaman daha mutlu olacaktır ; o nedenle spor yapacaksınız zaten.

spor yapan alfamız, kendini toplayacaktır ; spor yapmaya vakit ayıramayacak olan insan, insan değildir.

sporu dişiler için değil, kendinizi daha iyi ve formda hissetmek için yapmak zorundasınız.

günümüz şartlarında bu artık bir ihtiyaçtır...  spor özgüvendir. Spor esnasında vücutta salgılanan hormonlar erkekliğinizi güçlendirir.

''kendini aynada nasıl görmek istiyorsan, ona göre davran'' ve bunun da zaten alfalıkla %90'a çekilmiş seksapelini %100'lere çekmesini sağla.

öncelikle, fiziksel olarak yeterli olmanın ilk ve en önemli kuralı ''koku'' faktörüdür.

çünkü koku bilinç süzgecinden geçmeden, doğrudan bilinçaltına akar ve güzel bir koku sizin hakkınızda güzel şeyler olacak demektir.

benim nlp taktiğimin aynısıdır.

ben sizi bir şeye odaklayıp bilincinizi meşguliyetinden bilinçaltına sızıyorsam, koku da aynı olayı kendi teknikleriyle yapar ve koku gerçekten önemlidir.

ancak iş bununla bitmez... 

%90'lık bir durum alfa karakterinizle barışık olmanıza ve sizi sevip sizin için o dişiyi tav etmesine bakar.

bu yazıyı da bunun için okuyorsunuz ; o halde dert edecek bir olayınız yok.

alfa, mental olarak kendini geliştirse dahi fiziksel olarak eksik olmamak zorundadır.

iş yapar mı ?

fazlasıyla... 

fakat göt-göbek salma durumu alfaya yakışmaz ; alfaya dönüşen insan kendisine yakıştıramaz bu durumu... 

fırsat olduğunda hazırlıksız olmaktansa, fırsatı beklerken hazırlıklı olmak çok daha iyidir.

''alfa erkek'' tam bir lider olduğundan dolayı ilgi odağıdır.

dişiler onu inceler ve erkekler ona yalakalık yapar.

fakat bu büyük bir sorumluluktur... 

alfa, her şeye önderlik ederken bunu doğru bir şekilde yapmalıdır.

işine karışan betalara gerektiğinde doğru şekilde dişini göstermeli ve patronun kendisi olduğunu tekrardan hatırlatmalıdır.

ve beyler, karşınıza elbette betalar da çıkacaktır.

dişilerle olan mükemmel ilişkinizi ve erkeklerle olan sizin üstünlüğünüzle sonlanan diyaloğunuzu kıskanan betalar size saracaktır.

bu başlık altında benim yaşadığım olay budur misalen... 

şunu aklınızdan çıkarmayın amsalaklar: ''bir beta, asla bir alfayı yenemez.''

kanun budur, o nedenle asla kendinizi kasmayın.

alfa'nın tek rakipleri betalar ve kendisini törpülemeye çalışan dişiler değildir... 

bir tarafta da hiç bahsedilmeyen ''omega erkekleri'' vardır.

bu konuya sonra değineceğim ; ''beta ve omega'' başlığı altında daha detaylı bir şekilde... 

bu kadar alfa açıklaması şuanki bilgilerinize çok bile... 


gelelim altın dişi olgusuna... 

altın dişi, saf bir güzellik ve doğuştan gelen bir çekicilikle birlikte birçok iletişim yeteneğiyle donatılmış doğuştan şanslı dişi türüdür.

şuan birlikte olduğum dişi bir altın dişidir ve bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür.

zeki, anlayışlı, anaç, değer bilen bir yapısı vardır ve yeri geldiğinde çok korumacı olur.

şuandaki mantalitenizle ''nefes alsa yeter'' diyor olabilirsiniz fakat siz alfaya dönüşür dönüşmez, hedefleriniz de bir alfanın hedeflerine dönüşecektir.

dişiler konusunda çok daha seçici olacaksınız ve bu altın dişi, sizin hayatınızı paylaşacağınız dişi olacak.

fakat, işler bu kadar kolay değil!

siz bir alfaysanız, o da bir altın... 

o da seçici olmak zorundadır ; ona yalakalık yapan karaktersiz betaları ancak bu şekilde eler.

o tek eşlidir yarramın gahaları... 

sizin gibi çaktığını indirecek bir yapısı yoktur.

narin, nazik ve çok sadıktır.

herkesle her şey paylaşacak kadar basit değildir.

beta dişiler de vardır ki, bunlar betalarla çiftleşir.

beta dişiler ağırbaşlı abi olan omegalara sardığında ise ''daima boşanmak üzere olan çiftler'' oluşur.

buna da sonra değineceğim.

bu altın dişi için özel bir şey yapmayacaksınız... 

o çok özel, nadide ve bulunmaz olabilir.

fakat benim amacım olayları karmaşıklıktan kurtarmak adına zaten.

ayrıca, altın dişi yatakta tam bir fahişe, mutfakta da tam bir aşçıdır.

yani, size yakışan altın dişidir ve çok nadir bulunur.

aşk demiyorum beyler, dikkat edin ; aşk dişilerin erkekleri kandırma yoludur.

ve, ve, ve... 

ilginç kısma şimdi geldik.

altın dişi, alfayı törpülemeye çalışmaz.

çünkü o, erkeğini böyle sevmiştir ve onun özünden sapmasını asla istemez.

beta dişiler ise bunun tam tersini düşünür ve erkeğin alfa olmaması için timsah gözyaşlarından sahte meydan okumalara, sinsi planlardan tutun garip tavırlara her şeyi uygular.

hani doğuştan alfa olan, am üzerinde göt beğenmeyip geri çeviren adamlar vardır ; illa ki rastgelmişsindir.

şu özgüvenli ayağına yatan ergen mantaliteliler değil, gerçek alfa olanlar... 

onların anneleri ''altın dişi''dir.

şuan tüyleri diken diken olmayanı metin2'deki alfa kurtlar siksin, açık ve net... 

beta anneleriniz sizi törpülerken, o kendi oğluna gerçeği empoze ediyordu.

işte bu nedenle altın dişiler şart bir alfaya beyler... 

gerek kendisi, gerek hayatı, gerek ailesi, gerek neslinin devamı için... 

altın dişi naz yapmaz hiçbir konuda, alfa olduğunuzu anlaması yeterlidir size sevgisini vermesi için... 

fakat kodumunun beta kezbanları sizi köpek gibi sevmesine rağmen halen oyunlar ve testlerle çocuklaşırlar sırf ilişkiyi yönetebilmek adına... 

altın dişi kavramını duyduktan sonra beta dişilerin ne kadar basit ve hayatınızı sikmeye değmeyecek olduğunun ayırdına daha iyi vardığınızı düşünüyorum.


not: alfalar birbirleriyle kavga etmez ; belgesellerde aktarılanın aksine dostturlar.

çünkü alfaların, betalar gibi aşağılık kompleksleri yoktur.

ne olup ne olmadığımıza iyi bakın beyler... 

değişim şuanda ilerliyor.

yani şu yazıyı şurada okuyan iki kişi birbirlerini bir yerde görseler direkt olarak bir yakınlık hissedecekler aralarında ; değişim o denli büyüdü.

basit bir grup olmadığımızı görün.

o aşamadan çıktık çünkü bu yazıyla... 


not2: altın dişi, bir alfanın tahammül edebileceği tek dişi türüdür  


@602: peki ya dişiler bir çekimden dolayı sana gelirlerse ?

yani senin hal hareketlerin, beden dili, ses tonu, davranış ; bunların hepsi dişinin bilinçaltına mesajlar yolluyor.

ben seni alfaya dönüştürürsem ve sen bu yolla yolladığın mesajları ''ben mükemmelim orospu çocukları ve siz kaybediyorsunuz''la değiştirirsen, onu kendine rahatlıkla hayran bırakabilirsin.


koku, daima önemlidir.

alfa zaten kendisine ''kendisi'' için bakar... 

yani kendini tam da alfa olarak hissetmek için sporunu yapıp, fiziksel olarak güzel de görünmen gerekir.

bir alfa, bir önderdir.

her açıdan bir önderdir... 

mental açığı ben kapatıyorum ; fakat fiziksel açık, koku size kalmış bir durum.

''pahalı parfümler daha kalitelidir fak yeaaa'' mantığıyla gitmeyin.

yeri gelir migros'taki 6 liralık axe serisi de çok iyi işler çıkarır... 

açıkçası ben parfüme para yatırmam ; bana hediye gelir genelde dişilerden.

parfüme yüzlerce lira verecek kadar önem vermeyin ; fakat gözardı da etmeyin.

hoş bir koku, daima iyidir.


dişiler sürekli TEST eder!

''nasıl?'' deme yarram, oku işte... 


olaya yavaşça bir giriş yapalım.

tek eşlisiniz ve seks sizin için içinize girilme yoluyla yapılıyor ; tohumlar içinize akıyor.

güçsüz ve acizsiniz, bunun farkındasınız fakat çok iyi bir çağda yaşıyorsunuz ; dişilerin hakim olduğu bir çağ... 

bunun getirdiği bir arka kalkıklığı ve farkındalık var sizde... 

ve, kendinin farkında olmayan abaza erkekler size acizce yavşıyor.

şimdi, en başa dönün ve tekrar okuyun ; çünkü olay tamamen empati işi... 

bunlardan içinize girip tohumunu saçacak olanı doğru bir şekilde seçmek zorundasınız ve birçok seçenek var.

o halde ne yapacaksınız ?

testlerle beta-omega ve alfaları ayırıp, alfalara çaktıracaksınız.

kevaşe testlerinin amacı ona en sağlam yavruyu verecek olanı seçmekten öte bir şey değildir.

dişi size ''masum'' rolü yaparak TEST yapabilir ; ''pamuk prenses ayaklarının artık sökmediğini'' söyleyebilirsiniz.

size tehditler yağdırıp sahte gözdağı verebilir ; sakinliğinizi bozmadan ''kabilene geri dön'' diyebilirsiniz.

onunla dalga geçtiğinizde, dalga geçmemeniz adına size ''üzülmüş'' numarası yapabilir ; buna rağmen dozajı artırıp ''bu numarayı 3 yaşından beri yaptığını ve babası dışında bir erkekte işe yarayıp yaramadığını'' sorabilirsiniz.

arada sırada sizi yoklamak adına ''sen olsaydın ne yapardın?'' felan dediğinde, ''ben olsaydım böyle bir duruma düşmezdim'' gibi kaçamak cevaplar verebilirsiniz.

olay sizin zeka-küstahlık-espri yeteneğinize kalmış... 

yapılacak tek bir şey var:

testleri tespit et ve savuşturarak dişinin savunma mekanizmasını kır... 

eğlencelidir.

ama bu benim garizmatik olduğum gerçeğini değiştirmez.

hıammmına


dişilerin ne olduğu az çok gördünüz... 

bunu aklınızdan çıkarmaz ve ne kadar değersiz varlıklar olduğunu görürseniz, annelerinizin anlattığı masallardaki gibi fazla değer yüklemez, heyecanlanmaz ve özgüven dolarsınız.

dişi size başka erkeği anlatırsa ''erkek fantezilerini saçma dedikodularınıza sakla'' diyebilirsin.

asla dert dinlemeyin... 

''sizi arkadaş olarak görmesin zaaaa'' demeyeceğim ; dert babası mısınız siz amk ?

aranızda sürekli gereksiz bir mesafe olsun.

gereksizce törpüleyin ve çocukluğu biraz azaltmasını söyleyin ; tahrik olacaktır.

kapıları ona açabilirsiniz, alfa centilmendir ; fakat ''iyi jojuk xde'' olmanızı kastetmiyorum.

burada centilmenliği elden bırakmazken, dalga geçip eğlenirseniz, dişinin kafasının allak bullak olacağını söylüyorum.

yeri geldiğinde sığınacağı bir liman olun ; fakat size dertlerini açmasına izin vermeyin.

aranızda sürekli cinsel bir gerilim olsun ; esprilerle cinselliği hafif değinin.

o cinsel gerilim olursa, arkadaş olmanıza imkan yoktur.

alfa, seks yapılacak erkektir ve kezbanlar ''iyi jojuk xde''lerin beynini siktikten sonra gelip alfalarla yatarlar ; kanun budur.

kısaca değinirsem olay bundan ibarettir...


soru: ''bir de şöyle bir sorunum var. gerginliği hiç sevmem çok kötü etkilenirim bu yüzden hep alttan alırım kavga çıkartmayı pek istemem.bir kıza küstahlık yaparken onun saygııp gerginlik yaratmasından çok korkarım. beni engelleyen en büyük engel bu.gergin ortamlarda aşırı rahatsız hissederim kendimi.''


cevap: eğer üstüne gelirse ''burada da kabilendeki gibi seviyesiz davranırsan, seni en kısa sürede afrika'ya geri yollarlar'' felan de... 

dalga geç, espri yap.

küstahlık dediğim ''şu tipine bak amına koduğum'' ayarında bir şey değil.

''o saçı babannem yapsa sorun olmaz da, sen daha 70'i geçmedin hayrola?'' felan tarzı şeyler... 

tahrik et onu ; hem gıcık et, hem güldür.


ayrıca beyler kendinden emin, özgüvenli, dalga geçen, küstah ve esprili dedim.

fakat sürekli espri için kasan yahut sürekli ''laf soktum faaaaaak'' demek için ıkınan adamlardan olmayın... 

normal konuşmayın ; farklı, yaratıcı ve zekice cevaplar verin.

basit şakalarla da ''eğlenmeyi bilen birisi'' olduğunuzu gösterin.

her şeyin yeri ve zamanı vardır ; bunu unutmayın.

bu dediğimi de ''her şeye şaka yapmalıyım'' olarak algılamayın.

bazen ciddi-cool-umursamaz, bazen esprili-dalga geçen-küstah olunur.

her silahı farklı durum için uygularsınız... 

half-life'ta binaların içinde roketatarla geziyor musunuz amk mongolları ?

sürekli ön plana çıkma çabanız da olmasın.

özellikle ''iyi jojuk xde'' tribi asla çizmeyin... 

mantık aramayın beyler... 

benim dişiler hakkında görüşümü çevremdeki her dişi bilir ; fakat tek telefonla TELEFON rehberimdeki %90 oranında dişiyle yatabilirim.

sistem notu: %5 akraba, %5 regl payı bırakılmıştır.



fakat ''dişilerle kavga edin hell yeaaaa'' demiyorum beyler... 

zaten dişi hastaysa, pgibolojik problemleri varsa, kezbansa sizi tersleyebilir... 

o zaman ''daha fazla iştahım kaçmadan gideyim'' ben de ve geç amk, ne uğraşıyorsun kodumun kezbanıyla ?

bırak anası babası uğraşsın.

ayrıca, tadında yapılan küstah-komik şakaları hiçbir dişi ''pezeveeeeeeeeeeeeeeeeenk pezeveeeeeeeeeeeeeenk pezeveeeeeeeeeeeeeeeeeeeenk'' diye bağırarak cevaplandırmaz.

bunu yaparken kendinden emin, özgüvenli ve ağırlığı olan birisi olduğunu göstermiş olman gerekir ; bunlarla devam edersin.


''seni bir karı gelip kurtaramaz, yalnız bir adamsan bir karının hayatına katacağı rengi beklemeyeceksin çünkü karılar özellikle de they call me alphanın dediği gibi beta karıları hiçbir şey yapmaz gibimsonik dertlerini anlatmaktan başka, sonra da alphanın birinin yatağında basarsın bunları. sen adam olacaksın önce, vücudunun ve aklının bütünlüğünü sağlayıp kendi gücünün potansiyelini keşfedecek, sonra da aklını ve vücudunu geliştirerek bunları sağlayacaksın. sonra kadınlar patır patır düşecek, zaten düşmese de sikinde olmayacak çünkü sen muhteşem olacaksın, öyle hissedeceksin. her gün düzenli spor yapan beslenen gücünün farkında olan ve buna giderek artan kanıtları da her gördüğünde inanan insan otomatikman kadınları çeker zaten, boş bırakmazlar böyle adamı. kadın kısmı BONUS olacak bu yaşadığın sağlık ruh hali üzerine. ''

ben dedim ki, adam haklı dedim ; adam haklı...


''katıldığım birşey daha var: vücut ve akıl dengesi tam olarak yerinde olan hiçbir erkeğin ben aşk meşk peşinde koşacağını sanmıyorum. düzenli bir ilişki düzenli bir hayat ve bu koduğumun sistemine adapte olmak için lazımdır o ayrı. ama konu seks ise erkek tek eşli olmamalıdır. olursa sonucu mutsuzluk, umutsuzluk ve ilişki içi yalnızlıktır.


aşk ve unutamamak ise tamamen bir evrimsel + toplumsal + hormonal + kezbansal bir tezgahtır. herkes düşebilir bu tezgaha ben bile içindeyim ama tezgahın farkındayım ve bu tezgaha kurban olup da hiçbir arka yalamadım.


misal: beraber olduğum biri var, mantıklı makul bir ilişki işte, evlensek evleniriz, olabilir. kafamda ise unutamadığım saplantılı olduğum, hiç beraber olamadığımız ama hep beraber olmanın eşiğine geldiğimiz biri var, bu hafta sonu evleniyor ve blogunda konuya dair her detayı vermiş düğünü boğazda felan yapacakmış mış ...  siktir edin. ama ben bu iki şeyi birbirinden mantığımla ayırabiliyorum çünkü biliyorum ki bu hissettiğim bir rahatsızlık ve o karı kezbanın teki. ne kadar uzak olduysam ona o kadar istedim, yaklaştıkça da tiksindim. size hiç yabancı duygu değil di mi?

bu hissettiklerim hep bu nöral ağlar dalgası. bunlar hep akıl oyunları. düğünden önceki gece onu bağırta bağırta siksem sabaha kadar biliyorum ki düğünde misafirlere çaktırmadan 10 numara göbek atar, benim de hiç sikimde olmaz keyif nargilemi tüttürürüm karşı tarafta.


anlatmak istediğim şu aslında: sen kendine güveneceksin, gücünü bileceksin. gücünü aklen ve bedenen gördüğün güç kanıtlarına dayandıracaksın ki kendin kendine inanasın. bunun için de sağlam bir vücut ve sağlam bir akıl gerekiyor. bunlar için de düzenli beslenme ve spor. o ayrı bir konu ama kesinlikle alakasız değil.


her erkeğin içinde bu alpha dediği güç var ama bizi arkadaşın da dediği gibi bir güzel domaltmışlar bu sistemde. ''


Soru ''yazdiklarini surekli okuyorum. küstahlik yapmaktan bahsediyorsun kustahlik yaptigimizda kezbanlar tersliyor bu isin icinden nasil siyrilcaz''


kezbanları sikleme.

beta dişileriyle ne işin var amuhagoduum ?

omega dişisiyle yatılır, altın dişiyle birliktelik kurulur.


Soru ''laaaan

oldu amına koyim oldu.

buluşma ayarladım

kız bana sadee arkadas olarak görüyorum seni kaybetmek istemiyorum diyordu. ama şimdi buluşalım mı diye mesaj atmış.

ne yapıcam panpa bişiler söle. ''


kendin ol ve yanında kürek bulundur.

sakin ol, senden değerli değil kodumun kezbanı (tükürme efekti)



öncelikle beyler, burada basit ve gerçeklikten bir hayli uzak taktiklerin olmayacağını söylemiştim sizlere... 

yani kendinizi kasarak, başka biri olmaya çalışarak bir şeyler yapan ''beta''lardan farklı olacağız.

her dişi için kendini kasarken hayatını yaşayamazsın.

hayat basittir: dişi ve erkek seks yapar.

hayat bunun üzerine kuruludur ; zaten insan soyunun devam edişine bakarsanız herkesin çatır çutur vuruştuğunu göreceksinizdir.

böyle basit şeyler uğruna uğraşmak gerçekten ziyandır... 

ancak!

dişiler tarafından yetiştirilmiş bir erkek nesil, daha doğruları bile bilmezken, gerçekleri dahi görmezken nasıl olacak da cinselliği basit bir obje haline getirecek ?

öncelikle burada neler döndüğünü anlatmalıyım.

nasıl bir kumpas içinde olduğunuzu, ''kadınlaştırılmış betalar'' tarafından en az dişiler kadar tehdit edildiğinizi göstermek zorundayım.

bir alfayı kimsenin istemediğini zaten başlıkta yeterince iyi açıklıyor arkadaşlar... 

alfa, güç ve egemenliktir.

fakat hayatında hiçbir şey olamamış betaya koyar bu olay, saygıır ; bir şey yapamaz.

daha çok saygıır, yine bir şey yapamaz.

bir şey yapamaz, fakat saygımaktan da vazgeçmez asla... 

şimdi beyler, ben size farklı bir perspektif kazandırdım ve dişilerin ne olduğunu en azından kokladınız.

görmeye, emin olun kimse dayanamaz ; bu kadarı yeter size... 

sizin bunları okumanız dahi, beden dili ve özgüven bazında büyük değişikliklere yol açacaktır.

birkaç günkü ''iyi jojuk xde'' yerine, ''alfa potansiyelini ve düşmanlarını görmüş alfa'' daha fazla etkileyecektir tabii ki insanları... 

dişilerin pisliklerini bilmeniz dahi, onlarla karşı karşıyayken ve masumca rol kestikleri anlarda sizi manipüle edememelerine ve kendinizi kaybetmemenize yardımcı olacaktır.

bazı arkadaşlar mail'dan çok ısrar etti: ''buradan bir bok olmaz, bırak şu asosyal ezikleri'' tadında mesajlar aldım, başlık altına da yazanlar illa ki olmuştur.

haklı olabilirler ; fakat farklı bir nokta da var.

Twitterda özellikle sik kadar beyinleriyle kendilerini değerli varlık sanan dişilerin hemcinslerimle whatsapptan dalga geçip  alay edip ekran görüntüleri paylaşanları gördükçe hemcinslerimin köleleşmesini ve törpülenmesini hiç hoş bulmuyorum.

İstesem o 100 gram etle oynatanları ben başka şeylerle oynatırım. Ama zaten yeterince uğraştığım dişiler var.

Facebookta açtığım fake hesapta yığınla abazalardan mesajlar alıyorum. Kendilerini bu kadar küçük düşürmelerinin ne kadar gereksiz olduğunu okumamış zavallı beyinlere nakşetmeyi kendime karar kıldım.

Bir kere selam nasılsınız diye muhabbete başlayanları gördükçe daha bi ayar oluyorum. Karşındaki senden aciz ezik güçsüz bir dişi ve sen ona tapıyosun beynini büyük bir kinle nefretle siktiğimin malı ( tamam sakinim )

Unutmayın birisine vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen ilk vazgeçtiği kişi sen olursun.

Ben size bu tecrübeleri anlatıyorum..

çünkü hayat var orada... 

hayatın kendisi var.

alfa potansiyelli omegalar potansiyellerini toplarken, betalar lider istemiyor ve belki doğruyu yaptığını düşünerek ''tamamen bilinçaltının etkisinde kalarak'' saygııyor... 

bir tarafta kurtuluş için çabalayanları görürken, diğer tarafta ''madem ben pislik içerisindeyim, o zaman sen de öyle olacaksın'' diye bacaklarından tutup alfaları geriye çekenleri görüyorum.

bundan daha iyi bir antrenman ortamı var mı büyümemiş bir alfa için ?

benim hakkımda ''amlı''dan tutun da ''sallıyor gene amına koduğum''a kadar her türlü laf söylendi.

ben ne yaptım ?

dalga geçtim.

bir alfa böyle yapardı... 

yani ''sen bana piç demişsin, sana hiç yakıştıramadım'' mantaliteli bir yaklaşımdan sonuç alamazdım ; benim stilime de uymazdı zaten.

bana olduğu kadar, size saygıanlar da olacak.

bunun önüne geçmek için, etrafınızdaki sırtlanlara kükremek zorundasınız ; eğlenceli ve kesin çözümdür.

onlar da biliyorlar doğruyu söylediğimi ; fakat dayanamıyorlar bilinçaltlarına ve gelen emirler doğrultusunda saygııyorlar.

neden ?

anaları kezbandı ve onları öyle yetiştirdi, bu kadar basit.

fakat köpek gibi takip ediyorlar bu başlığı, onlar da değişimi istiyorlar.

sadece isteme şekilleri biraz farklı diyebilirim, o nedenle onları da mazur görüp siklememek zorundasınız hayatta... 

karakter analizimi yapmanız gerektiğini söylememe dahi gerek yok diye düşünüyorum.

karşınızda tam teşekküllü bir alfa var ve onun karakteristik özelliklerini incelemiyorsan, bu büyük bir kayıp demektir ; bunu sen de biliyorsun.

yaptığın hataları bul ve onları yapmaktan hemen vazgeç.

hayat, insanların birbirlerini sikme oyunudur ; kurallara hakim olduğunda hepsini sikersin.


niye her filmden sonra kendimi mal gibi hissediyorum ?

hayır, olaylar güzel fakat kendimi bildim bileli filmler bitince sona takılırım.

''bu amklar niye görüşmeyecek şimdi?'' felan diye düşünüyorum şuanda.

bu kusur mu ?

evet... 

hoşuma gidiyor mu ?

evet... 

olduğum kişiyi seviyorum beyler... 

bu nedenle tamamen kusursuz bir alfaya dönüşmeme gerek yok.

ben mutluyum.

yani dişiler gelirse ekime, gelmezse sikime... 

geliyorlar ama... 

yani ?

Sus ve yalamaya devam et.

bu gece beta-alfa-omega'ya değineceğim.

yarın da dişilerde ergenliğe bakarız... 

dişilerin aslında sıfır özgüvene rağmen sizi nasıl siktiklerini görürsünüz.


Soru ''panpa şu özgüven arttırma meselesinden biraz bahsetsen güzel olmaz mı buradaki insanların en büyük sorunu özgüven..''


dünyanın gördüğü en muazzam yaşam formu olan insanoğlu... 

şuan, bilinçaltı karanlık mahzenlerle ve zihni kırılamayan kabuklarla dolu... 

yapılacak tek bir şey var: bilinçaltına gir ve benliğini geri al!

neler oluyor biliyor musun ?

tabii ki bilmiyorsun, sana bir özet geçeyim istersen... 

dışarıda elimize veriyorlar... 

hem de dişiler!

inanabiliyor musun ?

tek umudun kimdi biliyor musun ?

nereden bileceksin ki ?

tek umudun sendin... 

kendi umudunu parçalamandan dolayı tebrik ediyorum seni.

zaten yeterince düşmanın varken, bir de kafandan uydurduğun ''özgüvensizlik'' diye boktan sebeplerle kendini iyice ölü adama çevirdin.

kendi karakterini, kendin belirlersin evlat... 

dışarıdan gelen hiçbir sapık orospu çocuğu, seni, sen istemediğin sürece etkileyemez.

fakat işine geldi... 

hepinizin işine geldi... 

köleleştirilmek ve törpülenmek ?

bu muydu LAN işinize gelen ?

sapık orospu çocukları... 

size ne olacağını söyleyeyim.

öleceksiniz!

ve ''özgüvensizlik'' yüzünden hiçbir bok yiyemeden öleceksiniz, ölü adamlar... 

ben, değiştim.

size olanlar bana olmadı mı sanıyorsunuz ?

törpülenmek... 

güzel bir his miydi sanıyorsunuz ?

parçalanmak, benliğinin yok edilmesi, o kevaşeler tarafından sömürülmek... 

ben, onları yendim!

onları, püskürttüm.

yıktıklarını, tamir ettim.

yalnız mıyım sanıyorsunuz ?

hayır... 

yüzlerce çırağım var... 

alfaları tek çatı altında topluyorum.

ben, yalnız değilim.

sizler de değilsiniz... 

fakat benden öncekiler yalnızdı.

ben, kuralları değiştiriyorum.

bana alfa diyorlar... 

saygı duydukları için mi ?

hayır... 

sevdikleri için mi ?

hayır... 

alfa olduğum için... 

ya sen ?

sen nesin ?

beta ?

omega ?

daha bu kavramları bile bilmezken, hayatı yaşayabileceğini felan mı sanıyorsun sen ?

yani annen mi söyledi bunları ?

seni özel olduğuna felan da inandırıp, çaba göstermemeni de sağlamıştır eminim.

bu kafayla hiçbir halt olamayacaksın.

o nedenle, oku, özümse ve takip et.


insanoğlu... 

görülen en özel canlı... 

kapasiteleri sınırsız olan ve kendi kendine düşman olan yaşam formu... 

yönetmek için bu gezegende... 

fakat... 

fakat yönetim, hiyerarşiyi gerektirir.

liderliği, kendinden eminliği gerektirir.

yönetim, farklı vasıfları gerektirir.

insanoğlu, bu vasıflara doğuştan sahiptir ; fakat, günümüz şartlarında olaylar farklıdır.

asil alfalarla birlikte, aşağılık betalar ve sakin omegalar da yer alır savaş sahrasında... 

düşmanını tanımadığın sürece, ona üstünlük sağlayamazsın... 


alfa erkeği nedir ?

liderlik, güç, özgüven timsalidir... 

her şeyi o domine eder ve birçok rakibi olmasına rağmen rahattır ; onları altedebileceğini bilir.

öz konuşur ; iletişim yeteneği yüksektir ve insanlara şakayla karışık takılır... 

kendine güvendiğini yeri geldiğinde fazlasıyla belli eder, genelde COOL ve ciddidir.

alaycı ve hafif küstah bir tavrı olmasına rağmen, samimi ve iyi niyetli olmasıyla birlikte çok sevilir bu tip... 


beta erkeği nedir ?

kendisini doğuran ve yetiştiren beta dişi tarafından, yeteneklerinin törpülenmesi ve ''kadınlaştırılması'' sonucu ortaya çıkan sinsi, korkak, sırtlan tiplemesidir.

umursanmaya asla ama asla değmez ; alfa olması en zor olan tiptir.

acıklı olan ise, asla tam olarak bir alfa olamayacaktır.

dişiler gibidir ; çok konuşur, cıvıktır, saçmalar.

dedikodunun en iyisini yapar, laf taşır, arkadan iş çevirir ; fakat tabii ki alfa onu umursayıp ona ''resmilik'' kazandırmadıkça hiçbir işe yaramaz.

alfalar, zevk için betalarla savaşabilir.


omega erkeği nedir ?

alfa olabilecekken olmayıp, eksik liderlik yeteneği nedeniyle korkup ikinci planda kalan tiptir.

bayağı az konuşur, kendini pek ifade edemez, güven problemi olduğu için espri felan yapamaz ; bir alfayı görüp özendiğinde en fazla yapabileceği bir beta cıvıklığıdır.

alfa olabilitesi en yüksek olan gruptur.

çamur atmaz, temiz ve güvenilirdir... 

görev adamıdır.

crysis'teki alcatraz, omega erkeği için biçilmiş kaftandır ; 3. oyunda alfa oluyor, trailerdaki hafif espriler felan belli ediyor bunu.


not: her tip, birbirine dönüşebilir.

bir alfa betaya, omegaya ; bir omega, alfaya dönüşebilir.

''betalardan bir bok olmaz'' demek istemiyorum ; fakat cidden betalardan bir bok olmaz.

nadiren seçilmiş olanlar ve iyi bir alfa önderliğinde gidenler önce omegaya, oradan da alfaya geçiş yapabilir.


not2: amaç, asla dişiler değildir.

amaç, kendinizi bulmaktır ; dişiler zaten peşinizden gelecektir.

şuanda dahi dışarı çıkıp her gördüğünüz güzel kıza kahve içme teklifi ederseniz, illa ki birisi sizin olur... 

önemli olan, başarı yüzdesini yukarı çekmek ve bir alfa gibi keyifli yaşayıp, altın dişi bulup, alfa evlatlar yetiştirmektir... 

dişilerle olan ilişkileriniz arttıkça, asla hayatınızı sikmeye değmeyecek varlıklar olduğunu göreceksiniz.

fakat, olay yine sizde bitiyor... 

yüzleşmeniz gereken gerçekler ve kırmanız gereken ''dişi özellikleri'' var üzerinizde... 

siz kendinizle uğraşmadıktan sonra, ben sizinle uğraşmam.

kendisine değer vermeyene, ben de değer verip ilgilenmem.

o nedenle ''zamqie deqishim yoq xd xd'' tarzlı mesajlar atmak yerine, değişen ve şimdiden başarı öyküleri getirenlere bakıp suçu kendinizde arayın.

bu bir tavsiye tabii ki, aşağılık ve erkeğin orospusu bir beta olarak yaşayıp öyle ölebilirsin ; bu beni pek bağlamıyor.


LAN cidden sikimde değil dinleyen felan... 

ben çoğu adamın hayatını değiştirdim bile.

değişmeyen betalar, saldıran betalar, sabırsız betalar da değişmesin amk.

zaten herkesin ait olduğu bir hiyerarşi vardır.

burada beni saldıran andaval, başlığı takip etse dahi bir bok anlayamaz ; anlayana saldırır.

bir bok anlasa dahi, gerçek bir alfa olamaz ; olana saldırır.

bazıları buradan değişmez ; bazılarıyla yüz yüze olmam gerekir.

fakat başlığın %90'ı rahat bir şekilde değişecektir.

unutma, benim ciddi olmak yahut okuyucu kitlemi korumak gibi bir sıkıntım yok.

seçilmiş olan, asil olan, zeki olan kendini her yerde belli eder.

burası takılmak istediğim bir yer değil ; yani başlık bitince benim nasıl hatırlandığım pek önemli değil bana göre... 

gerçek hayatımda böyle miyim ?

tabii ki hayır.

fakat her yerin sorumlulukları vardır ve ben burada asla ''birçok karakteri'' canlandırarak size alfa seçeneklerini sunuyorum.

adam akıllı karakter analizi yapanlar, bir gün önce ''ciddi-seviyeli''yi görürken, diğer gün ''dalga geçen-umursamaz''ı karşılarında buluyorlar.

gizlilik, birinci kuralımdır.

ne kendi karakterimi, ne de yaşantımı söylerim burada.

çünkü adım gibi biliyorum ki, bu başlığı üye olmadığı halde takip EDEN yüzlerce omega var.

beni tanıyanlar dahi vardır ; adım gibi eminim.

bazen işi cıvıttırmam, betaların üslubuma takılıp elenmesi şeklinde yapılan basit bir manipülasyon... 

yani bunun gibi onlarca numara çekiyorum ben burada.

''bana güvenen ve alfalığı hakeden'' alfa olacak ; geri kalan kesimden bir kişi dahi alfa olmayacak burada... 

Betalar ve lanet dişiler

benim için oyun parkı kurdular farkında olmadan... 

ve ben de eğleniyorum.

şöyle bir olay da var: ben öğretmek için kasmam.

ben eğlenirim, insanlar daha iyi olur... 

''para kazanmak için kılımı kıpırdatmam ; bir şey yaparım para eder.'' mantığı bu... 

dişilere de daima böyle yaklaştım ve özel bir altın dişi buldum kendime.

yani, kaybedecek bir şeyim kesinlikle yok burada... 

ben, elit grubum için daha fazla alfa topluyorum da diyebilirim.

sen ne alırsan, o var bu başlıkta... 

takip EDEN ve seven de var, nefret edip propaganda yapan da... 

''hangisi hoşuna gider?'' dersen, ikincisi daha bir işime gelir.

beni karalamaya ıkınıp, köpek gibi başlığı okurlar ; elbette analarından ileriye gidemeyeceklerdir.


herkes hakettiğini alır ; fazlası yahut azı yoktur

başlık altında olanlar deneydi ve deney sona erdi beyler... 

bir ''beta''nın asla değişemeyeceği de gayet güzel bir şekilde görüldü.

çünkü beta çocukken arkadaşları tarafından bozuk karakteri nedeniyle dışlandı... 

hor görüldü bazen... 

değersiz kılındı... 

bunlar haklı olarak yapıldı ; fakat bu onu daha da basit yaptı.

burada yaşam felsefesi dağıtıyorum.

unutmamanız gereken en önemli üç şey:

1-betalara güvenme.

2-dişilere güvenme.

3-kendine güven.

böyle olduğunda, sorunlar aşılacaktır.


bir erkeğin bu hayatta yüzleşmesi gereken şeyler vardır... 

fakat bir alfa-omega, yapısı gereği çabuk güvenir.

bunun sebebi, yetiştirilişindeki kusursuzluk ve aile hayatındaki güven prensibidir.

yapacağınız en zor olay, her söylenene inanmamaktır.

yarın açıklanacak olaylardan sonra, ''alfa olma ödevleri'', ''kendi saha raporlarım'', ''kendi değişimimde yaşadıklarım'', ''dişilerden aldığım tepkiler: öncesi ve sonrası'', ''erkeklerden aldığım tepkiler: öncesi ve sonrası'' gibi eğlenceli konulara değineceğim.

bilinçaltınızın verdiğimden haberiniz dahi olmadığı bilgileri özümsemesi zaman alır.

ben hepsini bir gecede yazsam, yine en sadık yariniz sağ eliniz olacaktı.

ki, daha anlatılacak çok ve zevkli olaylar ; verilecek ödevler, karşılıklı yapılacak çalışmalar var.

yarından sonraki gün, ilk ödeviniz gelecek.

ben size ''1 haftada am sikeceksiniz ov yeaaaa'' deseydim, saçma olurdu.

am basit ve sıkıcıdır beyler ; asıl eğlencenin hayat olduğunu ve dişilerin pastanın üzerindeki çilek olduğunu göreceksiniz, yavaş yavaş da görmeye başladınız.

sabırsızlanmayın ; bu bir süreçtir ve katlanılması gerekilen bir yol elbette var.

''everyone wants happiness, no one wants pain ; but you can't make a RAiNBOW, without a little rain'' felsefesini bana kazandıran dişime de buradan selam olsun!


'internete yazdığınızda sürüyle manipülasyon tanımı bulursunuz... 

yok kapıya ayak koyma felan diye saçmalarlar... 

freud reyiz'den bahsederler, milton erickson'dan bahsederler ; ama asla teknik yoktur.

sizden saklarlar bu teknikleri, çünkü siz koyun sürülerini etki altına almak için liderlerin tek çaresi budur günümüzde... 

ben sizlere bu teknikleri anlatacağım.

yazdığım her mesajda bilinçaltınıza iniyorum ama amacım farklı... 

yıkmak için inenlerin tam tersi ; ben tamir etmek için iniyorum bilinçaltınıza... 

size bu teknikleri verdiğimde cinsiyet farketmeden, mantığı olan her türlü yaratığı etki altına alabileceksiniz... 

ilginç bir bilgi vereyim : manipülasyon delilere etki etmiyor...  çünkü onların bilinçleri bilinçaltlarıyla beraber bir savunma mekanizması oluşturur... 

ayrıca mantık ve analiz yetenekleri de normal bir insanın kat ve kat üstüdür... 

zaten delilerle işimiz yok bizim... 

bizim istediğimiz kızlar, değil mi ?

ancak şunu da unutmayın : hayatınızın birçok yerinde kullanacaksınız bu teknikleri... 

iş görüşmesinde, barda kesiştiğiniz fıstıkla ilk konuşmanızda, öğle yemeğini yediğiniz mekandaki güzel kasiyer kıza hesabı öderken... 

ayrıca direk bilinçaltına etki edebildiğiniz için ister istemez emrinize itaat edecekler.

ona aşıladığınız düşünceleri kendi düşünceleri sanacaklar... 

bunlar gerçekleşecek merak etmeyin, sadece sabredin ve okuyun...  ''

diyebilirim... 


''erdal demirkıran anlatıyordu,

kasiyer bayan ve adam arasında geçiyor konu, adam evli.


adamın karısı kaynanayı sevmiyor, istemiyor. adamın ise bu konuda zaafiyeti var anasını seviyor. bu konu için hanımla kavga bilem ediyorlar.


... 


adam bi gün herhangibir yerde kasada hesap öderken; kasiyer bayan , adamın anasının vesikalığını görünce şöyle diyor:


-ne kadar tatlı bir anneniz var , çok şirin.''

bakın şimdı şu işe: adam kasiyer bayana duygu besliyor gün be gün.

kasiyer bilmeden adamı zayıf yerine dokundu ve onu etkiledi.

aynen öyle... 

bilincin, dış dünyaya karşı kullandığı birçok savunma mekanizması mevcuttur.

ancak sürekli olarak zayıf noktalar olmak zorundadır ; bu bizi insan yapan en büyük özelliğimizdir... 

dış güçler tarafından zayıf noktalara yapılan müdahaleler iki farklı sonuç doğurur:

1-saldırma

2-boyun eğme

yani demem o ki, tam tersi de olabilirdi ; yine şans faktörü etkin burada... 

kasiyer ''-ne kadar tatlı bir anneniz var , çok şirin.'' dediğinde, ''sanane be kadın, sen işine bak.'' da denilebilirdi...  

anlık psikolojiyle alakalı bir konu denilebilir... 

fakat, biz işimizi şansa bırakmadan anlık psikolojiyi kendimiz seçeceğimizden böyle bir problemimiz olmayacak... 

ancak ders çıkaracaksan, çıkaracağın ders şu olmalıdır : önce analiz et, sonra harekete geç ki hangi oltayı ve yemi kullanabileceğini belirleyebilesin... 

yani tuğçe diye bir kız var diyelim...  facebook'ta her bağlantısı en az 10 erkek beğeniyor, yorumların altında erkeklerle çok samimi konuşuyor, ortamlara katılıyor, erkeklerle çok yakın ve sürtük bir tip... 

aynı zamanda bir de yarra var...  (şaka değil, arkadaşımın sevgilisinin adı yarra ve ona yarraam diye hitap ediyor.)

bu kızın facebook'u bile yok... 

kızlar arasında takılıyor, erkeklerle tuğçe kadar içli dışlı değil.

ortamlara girmiyor ve genel olarak asosyal diyebileceğimiz bir tip... 

bu ikisini aynı şekilde etkilemek imkansızdır... 

nasıl ki bir köpekbalığı ve bir alabalığı aynı yem-oltalarla tutamıyorsak, burada da o muhabbet geçerlidir... 

ikisine de farklı yöntemlerle yaklaşılması, farklı davranılması ve farklı manipülasyon teknikleri kullanılması gerekmektedir.

ve alfa, bunları size zahmetsiz olarak yapar.

sizden tek istediği özgürlüğüdür!

ve bunun için bana ihtiyacınız var, bu başlığa ihtiyacınız var, kendinize inanmanıza ihtiyacınız var...


iki kız tipi daha düşünelim... 

bir kız var, bunun da adı tuğçe olsun amk... 

fakat bu tuğçe ailesi tarafından elbebek, gülbebek büyütülmüş ; ailenin gözbebeği, annesi ve babası sürekli arkasında, derslerini yahut işine çok önem veren, inek denilebilecek ama güzel de bir kız... 

kızlar içinde çok sosyal ama erkeklerle o kadar içli dışlı değil... 

bu seferki yarra'nın ise annesi ve babası sürekli kavga ediyor ; onu hayatlarını boyunca pek siklememişler... 

hiçbir işinde arkasında durmamışlar, bu nedenle yarra dersleri yahut işi sallamıyor.

partiden partiye gidip kucaktan kucağa gidiyor ; türk abazası sayesinde egosunu tatmin ediyor... 

ancak tuğçe düzeyli arkadaş gruplarına giriyor ve 1-2 tane sevgilisi olmuş bugüne kadar... 

yarra ise akşam yattığı çocuğun suratını sabah unutan bir tip... 

yarra seksi önemsiz bir şey olarak görüyor ; tuğçe için ise aşılması gereken çok önemli bir yol bu... 

yarra yaşadığı olayları siklemiyor ; tuğçe ise çok kafasına takıyor ve en sonunda suçun kendisinde olduğunu reddederek rahatlıyor... 

yarra gayet gerçekçi, artık her bir sikimi biliyor hayatla ilgili ama gereğini yapmıyor.

tuğçe ise hayalperest bir yapıda, beyaz atlı prensini bekliyor ama aynı zamanda yeteri kadar gerçekçi... 

siz yine bu iki kıza aynı taktiklerle yaklaşamazsınız... 

çünkü her gelişim evresinde farklı şeyler yaşadılar ve dünyaya bakış açıları çok farklı... 

tuğçe erkeklere çok farklı bir gözle bakarken, yarra ise erkekleri siklemez bir durumda... 

biz onları çok basit 3 farklı algı çeşidi ile sınıflandıracağız ve algı çeşitlerine göre isim alacak olan 8 tipten birine yerleştireceğiz... 

ve o tipin ''hoşlandıkları, hoşlanmadıkları, sekste neyi sever, erkeğin duruşu nasıl olmalıdır'' gibi birçok olayı öğrenip ona göre davranacağız.

ve kadın genleri coşacak, yine aynı beyin ve hormon muhabbeti olacak... 

kız sizi ''alfa erkeği'' olarak görecek ; bunun meali ''beyaz atlı prens'' oluyor... 

şunu unutmayın : dişiler, yapıları gereği gruptaki en baskın erkeği seçmeye programlanmışlardır... 

ancak baskınlık çok farklı bir mantalitede kullanılmıştır burada... 

kimine göre baskın olan asosyal piçtir, kimine göre ise yavşak ibne... 

bunların hepsini size verdiğim tiplerde göreceksiniz ve kızları anlamak, çözümlemek, tavlamak artık sizin için gta turk CiTY oynamaktan bile daha kolay bir hale gelecek...


dişilerde ''beta-omega-altın'' kavramı... 

öncelikle verdiklerimle aslında her şeyi çıkarabilirsiniz.

fakat bir alfa gözüyle olaya yaklaşmak için, bu yazıyı okumaya devam et... 

bir dişi yerden bitmez mal herif... 

yani bir ana olur hazırda, anasını sikerler ve dişi doğar.

genetik unsur %30'dur... 

yani anası kezbansa, kızı da kezban olacaktır... 

bunun önüne nlp ile geçemezsiniz.

yani nlp ile bu dişiyi ''altın dişi'' yapamazsınız ; sadece yaklaştırabilirsiniz.

beta dişiler yatakta da kötüdür, kan veriyormuş gibi dikilir ; uzak durun derim ben.

çevre unsuru ise %70'dir... 

yani babasının ''alfa-omega-beta''dan hangisi oluşu, çevredeki erkek-dişi çocuklarla iletişimi, ona verilen sevgi felan... 

dişilerde inanılmaz bir hiyerarşi vardır.

yani birisi kraliçedir ; diğerleri peşine döner.

fakat... 

kraliçe, altın dişi değildir.

altın dişi genelde böyle çocukluklarla uğraşmaz ; çünkü dişilerin hiyerarşisini inanılmaz yapan aptalca olmasıdır.

kraliçe betadır ve omegaları kendine bağlar ; altın dişileri betaya dönüştürme eğiliminde bulunur.

şöyle düşünün: anası kezban ve evde iyi bir yaşantısı yok, alfa onu umursamıyor ; o da hıncını bir yerlerden almalı... 

omegalara bayağı yüklenir bu konuda ; fakat dişi omegalar tam bir ''koyun'' olduğundan ses çıkaramaz.

bu hırçınlık ve mahalle karılığıyla evde ve omegalara karşı rahat ettiğine göre, her yerde rahat edebileceğini sanar.

o nedenle ''pfff ssnne be slk .s.s'' mantığı geliştirir.

o kezbanlar, bu betalardır... 

daha alt versiyonları ise %40 omega, %60 betaya dönüştürülmüş mahlukatlardır.

size altın dişiye dönüştürme taktikleri verdiğimizde, bir yerden sonra müdahale edemeyeceksiniz... 

ben de sizlere müdahale edemiyorum bir yerden sonra... 

kimisine %100, kimisine %80 değişim ; kimi mal betaya da %10 değişim sağlarım.

yani olay sizin mahalle karısı ananızdan gelenlere ve genlere bakıyor.


beta, kraliçedir... 

ortam ondan sorulur ve her türlü pisliği yapar.

alfayı kendine saklar ve alfa onu siklemedikçe peşine dönmek zorundadır.

zaten siz ''alfa çekimi'' sayesinde ilk gördüğünüz dişiye dahi bir üst satırdaki mantığı aşılayacaksınız farkında olmadan... 


omegalar, kölelerdir.

daha sinsi ve daha pislik yapılabilirler ; fakat onlar da tamamen dönüştürülemezler.

daima iyi niyetli bir omega kalır içlerinde... 


altın dişi, altın olandır.

diğer basit dişilerden etkilenmez ve %100 saflık oranını korur.

yeri geldiğinde erkeklerle muhabbet eder, yine de bu mallarla aynı ortamı paylaşmaz.

zaten ''erkek'' onun için düşman değil, saygı duyulacak ve iyi bir kavramdır.

alfa, bu dişiyle mutlu olabilir yahut birliktelik kurabilir.

çünkü her alfa farklıdır.

uzun süreli, kısa süreli ilişki algıları da farklıdır.

crysis'teki alcatraz alfadır, fakat konuşmaz misalen... 

tony stark da alfadır fakat sürekli konuşur ve hafif küstah espriler yapar.

yani, her alfadan aynı olmasını beklemeyin.

dişiler, ''kendinden eminlik-özgüven-dalga geçme'' gibi özelliklere değil ; bu özelliklerin erkeğe kazandırdığı ''alfa çekimi''ne kapılırlar.

ve bu çekim istemsiz oluşur ; bunu tetikleyip yükselttiğimde, dişi mıknatısı olacaksınız.

şimdiden tetiklenenler de var ; fakat seninkinin tetiklenmesinin geç olması, hiç olmayacağı anlamına gelmez, bunu unutma...


tavsiye mi ?

sen alfa yolunda ilerleyen birisin.

ve tavsiye mi istiyorsun ?

evet, isteyebilirsin.

fakat tavsiyeler, taktikler, tecrübeler genlerinde ve alfanda yatıyor... 

kendine güvendikten ve siklemedikten sonra hepsi kullanılabilir hale geçip tek varlıkları olan sana yardım edeceklerdir.

bu bir takım oyunu... 

egon, sen, bilincin, bilinçaltın...  

siz bir takımsınız ve sen lidersin.

onlara liderlik edersen, her şeyi alırsın

dişiler canın sıkıldığında saracağın, sevişmek istediğinde seks yapacağın, muhabbet istediğinde muhabbet edeceğin, senin hizmetin için olan varlıklardır.

onlara fazla değer yüklersen, seni sikerler.

bu kadar basit...

daha önceden bahsettiklerimi hafiften yaptığın an, ''arkadaş jojuk xde'' tribinden kurtulursun.

fakat, dişiler yahut betalar dost olmak için değildir.

altın dişiyle sevgili olursun, iyisinden omegalarla dost... 

fakat en iyi dostun kendinsindir.


''karılar seni tanımadığı halde abaza abaza kesiyosa ve kasiyer de anlattığın gibiyse yakışıklısın demektir bunun yunan harfleriyle ne alakası var. çünkü onlarla henüz konuşmamışsın ki, onlara karşı üstünlük kurmaya yönelik bişey de söylememişsin. demek ki ortada tiple alakalı bi durum var.''


1.90 boyundayım, geniş omuzluyum ve ince bir belim var ; uzun bacaklıyım felan... 

yakışıklıyım, cidden yakışıklıyım fakat hayatımın çoğu döneminde ''arkadaş'' oldum.

bu olayı çözdükten sonra olmaya başladı bu olaylar... 

''alfa çekimi'' denilen bir olay var.

sen kendine güvendikçe ve siklemedikçe gelişiyor.

çekiyorsun dişileri... 

onların algıları sonuna kadar açık ve alfayı görür görmez tanırlar.

senin bakışındaki alfalığı dahi gördükleri zaman yapışıyorlar.

ayrıca beynin yaydığı dalgalarla felan da alakası var bu olayın... 

bir alfanın frekansı, hepsini boğar ; alfa da liderliği kolayca oturur.

anladın mı yarram ?


Siklememek tanımı ''öküzlük'' olarak anlaşılmasın.

iletişimin güçlü olacak ve normalde hafif ciddi-coolken, arada sırada şakayla takılıp tahrik edeceksin.

şakayla takılmak da ''o tip ne la yarram ahahahah'' gibi bir şey değil, söylemiştim.

''üstündekini babannem giyse olur amk'' yahut ''makyaj yapmadan önce de yeterince çirkindin zaten, uğraşmana gerek yok'' demek... 

fakat bunları yarrak gibi bir suratla değil.

Piç gülümsemesi denilen kendine güvenli-emin bir şekilde söylemek ve ''iyi niyetli'' izlenimi oluşturmak önemli... 

bu oluşum bilinç için... 

bu sırada bilinçaltı kafayı yiyor olacak ; ve istediğimiz de bu zaten.


beyler, bir arkadaşımı ve sevgilisini gördüm.

eve dönmem lazımdı fakat bir şeyler içme konusunda ısrar ettiler ve kıramadım.

Amına çakim, kız içime düştü.

hoş da bir kız fakat arkadaşımın sevgilisi olduğu için kesinlikle bir şey yapmadım ; bana da yakışmazdı zaten.

ben bunu iplemiyorum, o konu tamam ; iyi çocuk triplerine dahi girdim tiksinerek... 

fakat ''alfa çekim'' yüzünden dişinin ilgisi bir türlü azalmadı.

bu kevaşe bana orada yavşayıp, gidip o arkadaşımın altına yatacak ; istesem benim de altımda olurdu.

fakat beyler, ''alfayım zaaa, kızlar köpeğim zaaaa'' ayaklarına girip önünüze geleni pompalamayın.

bazen sağa çekin ve hayatın akışını yavaştan seyredin.

sürekli sol şerit, bir süre sonra kendinizi kaybettirir.

sol şeritten kastım dişilerle iletişimde başarılı olmak değil ; daha da hızlı bir yaşam... 

misalen partiler, her gece bir yerde akmalar felan... 

Bokunu çıkarmaya gerek yok.

ben tecrübe ettim ; cidden bir halta yaramıyor.

güzellere çakın ; hayatı mutlu yaşayın, insanlarla iletişim kurun.

bu yeterli olur zaten... 

bunlar tavsiyeydi.

isteyen istediği fanteziyi deneyebilir, ben söylememiş olmayayım amk ; iş ileride çığrından çıkmasın zaaaaaaaaaaaa


bugün, kadın psikolojisini anlamak adına çok önemli bir adım sizler için... 

değineceğimiz noktalar ise insanların ergenlik dönemi... 

yalnız burada, ergenliğin bizi alakadar EDEN kısımlarına değineceğiz.

akademik yazılarda olduğu gibi ağır bir DiL ve gereksiz detaylar olmayacak.

yazıya başlamadan önce büyük bir dikkatle okumanızı tavsiye etmek zorundayım... 

erkeklerle başlayalım... 

erkeklerin ergenlik dönemi:


-kızlarla ilk ciddi muhabbetlerine başlar... 

nasıl başlamasın ?

artık testisler çalışıyordur ve ergen arkadaşımız dişilere yakın olmaya çalışır.

dişinin yanında geçirdiği her an onun için çok daha hızlı geçer ve önemlidir.

ancak ailesindeki samimiyeti ve ilgiyi göremeyince hatayı ister istemez kendisinde arar ve zorla da olsa bir hata bulur... 


-kızlardan ilgi görmek ister... 

ancak kızlar, hem genetik olarak rol kesebilme yetenekleriyle hem de ergenlikle erkeklerden daha önce tanışmanın verdiği tecrübeyle erkekleri pek siklemezler... 

çünkü onlar, abazalık dönemlerinde erkeklerden ilgi görmediler ; unutmayalım ki erkekler henüz 2. çakrasını açacak olgunluğa erişmemesinden dolayı ergenliğe girememişti... 

ortak bir paydaları yoktu ; erkek konulara çok yabancıydı.

kadın beyni ise bunu bilinçaltına yerleştirdi ve kadın istese de istemese de intikam mekanizmasının döngüsünü başlattı... 

erkek burada hayatındaki en büyük tokatlardan birini yer, yine... 

çünkü vazoyu kırması, halıya işemesi gibi piçlikleri başka insanlara anlatılan, ilgi odağı birisi için en önemli dönemlerinde en önemli olduğunu düşündüğü cins tarafından siklenmemek onu duygusal ve psikolojik olarak uçuruma sürükler... 


-31 çekerken kızları düşünür... 

bu gayet normaldir, fakat size güzel bir bilgi vereyim.

kızlarda bir hormon vardı hani beyler, o salgılandığında nöral ağlar çok daha derin ve sık işleniyordu sinaptik noktalara... 

31 çekerken düşündüğünüz kız da, sizin beyninize aynı şekilde işlenir.

bu, ona aşık olacağınız anlamına gelmez fakat beyninizde büyük bir bölüm işgal edeceği kesindir ; ayrıca kızlara olan ilginizin artmasına vesile olur, onun da adı halk dilinde ''abazalık'' oluyor...  Ayrıca porno film izlemek zihnen zarar verir ve fazlası psikolojinizi bile bozar. Hayal ederek çektiğinizde en azından hayalgücünüz genişler.

ergen, kızları düşünerek titreyerek boşalır, fakat unuttuğu bir olay daha vardır... 

ergen piçoz o kadar başarılı bir şekilde hayal etmiştir ki kızı ve olayı,

bilinçaltı bunu gerçek olarak algılar... 

evet, zihniniz hayal ve gerçeği ayırt edemez ; bu nedenle ikisine de aynı muameleyi ve önemi gösterir... 

zihin, sürekli olarak gördüğü muamelenin bu olacağını kurgular.

ancak bizim karşimiz, öbür gün okula gittiğinde yine siklenmez... 

ve zihnin kendisini sorgulamasına, yani ergenin durmadan kendisini sorgulamasına neden olur... 


-sürekli olarak kendini kusursuz gören ve dünyaya karşı perspektifi tamamen tozpembe olan ergen, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı gerçeğinin tokat gibi suratına çarpmasıyla karşı karşıya kalır... 

büyük ihtimalle bir kızı köpek gibi sever, ancak duygularına karşılık bulamaz.

oysa ki kafasındaki ilk dişi PROFiLi olan annesine ''seni seviyorum anne'' dediğinde ''ben de seni seviyorum oğlum.'' cevabını almıştır.

diğer dişiler tarafından süründürülmesi, özgüvenin daha da dibe vurmasına neden olur... 


-o ve ekibi sap gibi dururken, bazı arkadaşlarının (doğal bir yetenek olarak insanları manipüle edebilen ve bundan haberi olmayan şanslı alfalar) nasıl kız kaldırdığını görür... 

bir taktik olduğuna inanmaya başlar ve google amcasına ''kız tavlama taktikleri, sanatı, teknikleri'' gibisinden şeyler yazar ; her kıza aynı taktiklerle gitmeye çalışan bilinçsiz kişilerin açtığı bloglardaki saçma taktikleri okur ve uygulamaya çalışır... 

yaşı gereğiyle de taktiklerin saçmalığını anlayamamıştır... 

bu taktiklere aşırı güvenmiştir ve bir kız üzerinde dener... 

sonuç olumsuz olduğundan dolayı, özgüven sıfırlanmaya çok yakındır... 


-bazı kroların ise yavşaya yavşaya kızlarla çıkmaya başladığına şahit olur... 

işte beyler, bunun sonucunda da facebook'ta her durumun altına, 2. yorumu atan kıza 157. yorumdan seslenmeye çalışan ''slm tuğçe''ciler doğar... 


-bu kadar yavşamanın sonunda bir kız arkadaş bulur... 

fakat, ürolojik bölgeyle beyin yer değiştirdiğinden dolayı kızın ne olduğunu bilmeden atlamıştır... 

saftır erkek ; yapabileceği muallaklikler de bir yere kadardır... 

kızı çok saf sever... 

sonra kız mesajlarına cevap atmamaya başlar... 

''aşkım mesajlara niye cevap atmıyon xd xd'' dediğinde ise, acı cevabı alır :

''pfff snane be slk .s.s '' ... 

kısacası, kız onu daha iyi bir erkek için terk etmiştir... 

yine google amcasına sarılır, ''çivi çiviyi söker.'' gibisinden bir yazı görür... 

bir öncesini unutmak için yenisini bulur felan fişmekan derken, sonsuz bir döngü böylece başlamış olur... 


-ailesinin, yaptığı en saçma harekete bile ''bravo!'' demesine alışkın olan ergen, iyi futbol oynayamadığını ve yaptığı esprilere kimsenin gülmediğini gördükçe günden güne daha çok yıkılır... 

birikmiş tüm özgüveni yerlerdedir, ailesinin ona sürekli yalan söylediği gerçeğiyle karşı karşıyadır, üstelik en çok karşıcins ilgisine sahip olduğu dönemde siklenmiyordur... 

burada hayatındaki ilk ayrım çıkar : ya değersiz birisi olduğunu düşünüp daha düşük standartlarda kızlara yavşayan bir tip olur, ya da ''zaten bi boktan çaktığım yok amk, bari derslerde yardırayım da popülaritem artsın, kızlar o zaman gelir'' düşüncesiyle inek olur... 

bu iki düşüncedeki ortak payda yine kızlardır... 

saçını dahi kızların seveceğini düşündürdüğü şekilde kestirir ; ki bu saç onda kirpi gibi duruyordur... 

aynalarla kendisi arasındaki ilişkiyi siktir edip, kendi zevklerini hiçe sayıp, kızlara göre takılmaya başladığı an özgüven eksilere inmeye başlamıştır... 

sonuç mu ?

yine olumsuzdur... 


-bir süre sonra ise, insanların kendisini siklemesine SON çare olarak her şeye muhalefet olmaya başlar ; onlarla sürekli tartışma yolunu seçer... 

bunun doğal sonucu olarak arkadaşları ondan daha çok nefret eder ; o ise hatayı yine kendisinde arar... 


-liseye geçtiğinde ise ya yalnızlığı seçer, ya da kendi kafasında olan 1-2 tane kanka bulur kendisine, onlarla takılmaya çalışır.

ancak hiçbir şeyden tat alamamaya başlamıştır... 

10 yıllık ömründe baskın olduğu kızlar tarafından ezilmenin verdiği burukluk ve acı nedeniyle günden güne daha da kötüye gider.

kızlarla olan tartışmalarda sikilir, çünkü kızlar onun için bir zaaftır... 

Sikilmeye karşı koymak için, tüm deliklerini vazelinle doldurmaya karar verecektir... 

bu karar ise kendisini dış dünyaya kapatıp, ''suskun sherseri'' olmasından başka bir şey değildir.

böylece, kızların intikamı ve erkeklerin sikilme işlemi başarıyla tamamlanmış olur... 

bu liste empati yeteneğiyle doğru orantılı olarak böyle uzar gider beyler, yalnız aşağı yukarı görmüşsünüzdür ergenin halini... 

kızların ergenlik dönemini ise bir saat sonra vereceğim.


not: bunlar genellemedir ; sizin ergenliğiniz bundan çok daha iyi geçmiş olabilir... 

zaten çok daha iyi geçmeseydi, bu yazıyı takip ediyor olmazdınız... 


dipnot: yazıyı okuyup bitirdikten sonra üzerine düşünün... 

ergenin psikolojisini anlamaya çalışın... 

bu üzerine düşünme olayının size dişi ergenliğinden bahsettiğimde aradaki uçurumu daha rahat görebilmeniz konusunda edeceği yardımı sir alex ferguson ronaldo'ya yapmamıştır amk... 

üzerine düşünün ; bunu daha iyi anlayağınıza eminim.


evet beyler, tahmininiz ve verdiğim söz üzre dişilerin ergenlik dönemiyle alakalı yazımı paylaşıyorum... 

bu yazıda dikkat etmeniz gereken en önemli husus, önceden neyken bu dönemle neye dönüşmeleridir... 

durduk yere trip atan, nedenini bilmediğiniz halde sizden soğuyan, sürekli erkeklerin yavşadığı bir tipe nasıl dönüştüklerini izleyeceksiniz... 

bu onlar için bir farklılaşma dönemidir... 

onları yerden yere vursam da, tırtıl olmalarına rağmen hayattaki rollerini birden kelebek olmaya itmeleri nedeniyle çok büyük bir başarıya ulaşırlar bu dönemde... 

yaklaşık 10 yıldır ezilmeleri sonucunda ellerine bu kadar büyük bir güç geçmesi onların götünü ister istemez kaldırmıştır... 

güçten kastım sadece ''am, göt, meme''dir... 

size bunları anlatmamın sebebi o gücün etki alanından çıkmanıza yardımcı olabilmektir.

yine saçma detaylar ve ağır bir DiL olmayacak ; bizi ne ilgilendiriyorsa ona yoğunlaşacağız... 

uzun zaman beklediğiniz, buna değeceğini düşündüğüm ve nihayet geçebildiğimiz, ''dişilerde ergenlik dönemi'' :


-artık ergenliğe adapte olmuştur... 

yani ergenliğin getirdiği abazalığı gerek tecrübe gerek de rol kesme yeteneği derken, gayet güzel bir şekilde bastırabilmiştir... 

bu konuda o kadar mükemmel bir kamufle olma örneği göstermiştir ki, erkekler onların sekse ihtiyacı olmadığını düşünmeye başlar.

bu da erkeğin özgüvenini yıkan olaylardan birisidir... 

dişi, erkeğe ilgi göstermediği zaman, yıllarca asıp kesen erkeğin süt dökmüş kediye döndüğünü gördüğünde ilk defa gücünü keşfetmeye başlar... 


-bu erkekleri iplememe olayının faydalarını gördüğünde ise erkeklere karşı ne kadar harika donanımlara sahip olduğunu keşfeder... 

sınıfta yahut bir ortamda dekolte giydiğinde ya da bile bile bacağını açtığında tüm erkeklerin ona çaktırmadan kendisini kesmeye çalıştığını görür... 

bu da ona bu donanımların gücünü gösterirken, kendisini kusursuz hissetmesine sebep olur.


-kezban bile olsa her ortamda yavşanan bir tipe dönüşür... 

dolmuş beklerken durakta götünü süzerler, sokakta yürürken erkekler arkasına geçip gülüşürler, sürekli olarak göğüslerine bakılır ve o da bunu hayvansı bir farkındalıkla biliyordur... 

yalnız bu siklememe rolüne kendisini o kadar kaptırmıştır ki, haberi yokmuş gibi davranır.


-''göster ama elletme'' kuralını farkeder... 

o, bir taraflarını açtığı sürece vardır.

bu nedenle sürekli dekolte giyer, eteğini katlar, bedenini daha çok sergilemeye çalışır.

erkekleri çıldırtmaktan hoşlanır ; nasıl çıldırtmasın, erkeklerin cinsel zaafını tamamiyle öğrenmiştir.

ancak bunlar genel olarak toplum tarafından ''fahişe'' damgası yemekten çok korkarlar ; bu nedenle sadece gösterirler.

elletme olayını ise yapmalarına gerek yoktur, çünkü abazalıklarıyla erkeklere oranla çok çok çoo..k yüksek bir başarıyla mücadele edebilmektedirler... 


-seksten sadece psikolojik zevk alırlar... 

zevk aldıkları nokta yanaklardır.

bu işi kendi başlarına da yapabilirler ve erkeklerin 31'inden çok daha etkili olur... 

bu da abazalıklarını bastırmaları için kullandıkları önemli bir yoldur... 


-her gün kesildikleri yetmiyormuş gibi sürekli olarak ''çok güzelsin'', ''çok tatlısın'', ''çok şekersin, şekerci mi baban senin zuahahahahahah'' gibi ithamlarla karşı karşıya kalırlar... 

sürekli bu telkinler yollandığından onlara, en kezbanı bile artık yvonne strahovski gibi, sarah lancester gibi hissediyordur... 

bu da yetmiyormuş gibi her gün çıkma teklifi alırlar ; yurdum abazasından bol ne var amk ?


-tamamen dişi olduklarını keşfederler... 

abazalıklarıyla başa çıkamasalar bile gidip bir erkeğe ''beni pompala!'' dediğinde erkeğin direk atlayacağını bildiklerinden psikolojik olarak rahat hissederler...  Burdanda neden bizim bir kaliforniamızın olmadığı ortaya çıkar. Ve bu sebepten yabancı kız türk kızı eleştirisi yapılır.


-aileleriyle kavga ederler sürekli... 

çünkü bilinçaltına göre onlar sadece engellerdir... 

yıllarca asıl kapasitelerini görmelerine engel olmuş bu yaşam formlarına daha fazla saygı göstermelerine gerek yoktur, böyle düşünürler... 

sürekli olarak aileleriyle kavgalı gezdiklerinden dolayı biraz daha açarlar vücudu, abazalara biraz daha yüz verirler... 

facebook'ta ''xd'' yapsa bile 50 beğeni alan kızlar böyle doğar... 


-birçok çıkma teklifi arasından birisini kabul ederler ve erkeğin saf aşkını hiçe sayarlar... 

en küçük soruya ''pfff snne be slk .s.s'' yapıştırırlar... 

erkeğin yıprandığını fakat ondan da vazgeçemediğini gördükçe, bu fahişeler iyice egolarını tavana çıkarmaya başlamışlardır... 

erkeklere birçok pislik yaparlar, tek amaçları intikamdır... 


-çıktıkları erkekten ayrılırlar, çocuğun arkalarından dağıttığını gördükçe daha çok coşarlar... 

''erkekler ağlamaz'' felsefesine rağmen, erkeği bebekler gibi ağlatmaktan gurur duyarlar ve kariyerlerinin zirvesinde olduklarını düşünürler... 

Ve erkekten acımasızca ayrılırken iltifat edilircesine müthiş bir zevk yaşarlar. Dişiler heyecanı sever ve üstüne üstlük birde yeni biriyle çıkmaya başlar. Bizim mendeburda ona hâla sevdiğini göstermek amacıyla saçma sapan işlere kalkışır.

burada bir yol ayrımı oluşur : ya ''coşan am sikilir.'' mantığıyla fahişe duygularını artık dışarı vurup kevaşeliğe başlarlar ya da tam ayarı tutturup erkekleri çıldırtırken aynı anda kendi tabirleriyle namuslu kalmaya devam ederler... 


-bu dönem onların başyapıtıdır ; güçlü olduklarını gün ve gün hissederler... 

önceden tartışmalarda ağızlarına sıçan erkeklerin ''kız olmasaydın bir şey söylerdim de yeaaaa'' gibisinden (amına çakim, güldüm) ithamlarla dişi olmanın verdiği ayrıcalığı yüzlerini vurmasıyla bunu tekrar tekrar hatırlarlar... 

erkekleri tartışmada sikerler... 

erkeklerdeki özgüvenin sıfırlanması nedeniyle, erkekler fazla üsteleyemezler... 

üsteleseler dahi, cevap bellidir amk : ''pff snne be slk .s.s'', ''sn km oldnu snıyorsn .s.s'' ... 

artık dişiler resmen baskındır... 

Dişiler güçsüz ve acizdir dedik fakat . Yılların verdiği tecrübe ve özgüvenle  güçlerini çeneleriyle gösterirler. Ve çoğu zaman üste çıkmayı başarırlar. Benim dışımda...

Altta kalan saf erkek bu sefer güç gösterisi yapmaya çalışır bunun sonucunda kadına şiddet oluşur. Tabi biz buna karşıyız. Bizim amacımız kadına hükmet....


-ancak sonuna kadar da haklılar... 

değersiz olduğunuzu düşünürken, kezban olsanız bile birden zirve noktasına çıksanız neler olurdu ?

aynen bunlar olurdu... 

ancak siz benimle tanıştınız... 

artık onları kraliçe olduklarını sandıkları tahtlarından indirmenizin zamanı geldi... 

ilgiye o kadar alışkındırlar ki, onlara karşı en büyük silahınız siklememektir... 

Siklemeyebilesiniz diye veriyorum size bu ön bilgileri... 

muhteşem bir intikam potansiyelleri var... 

size sadece bir intikam objesi olarak bakıyorlar ; o nedenle ''sadece aptal erkekler kızlara aşık olur...  ''

yapmanız gereken ihtiyaçlarınızı karşılamaktır... 

gerek cinsel, gerek sosyal... 

kendinizi kaptırdığınız an tüm çekiciliğiniz ve COOL kişiliğiniz kaybolur onlara göre... 

ne olduğunu anlamadan bir bakarsınız mesajlara cevap gelmiyor, çok geç cevap geliyor, bazı mesajlarınızı sizi adam yerine koyup siklemiyor bile... 

işte bu intikam furyasının içine girdiğinizin uyarısıdır sizlere... 


not: bu kısa sürede yüksek ilginin getirdiği şey özgüven değildir... 

yine acizdir, yine özgüveni sıfırdır dişinin... 

ancak bilinç o işe yaramaz duyguları bastırmıştır... 

ben size o duyguları gün ışığına çıkarmanızın teknikleri üzerinde duracağım... 

emin olun, hiçbir savunma mekanizmasıyla karşılaşmadan ilgili ve tutkulu bir aşığa dönüştüreceksiniz onu... 


neslimiz yalanlarla büyüdü... 

birgün bir kadınla mutlu olacağınız yalanını hiç acımadan söylediler size... 

kafanızda kadının kutsal olmasıyla ilgili birçok tabu oluşturuldu... 

benim bu yazıyı yazmamdaki tek amacım o tabuları yıkıp, gerçek değerinizin farkına varmanız ve aynı zamanda dişilerin işlerine geldikleri için nesiller boyunca kendi türlerini ne kadar abarttıklarını görmeniz... 

anneniz dahi yeri geldiğinde sizi türünün iyiliği için sattı.

bunu bile bile yapmadı tabii ki... 

ona bunu bilinçaltı yaptırdı... 

binlerce yıldır süren erkek eğemenliğine karşı dişi bilinçaltının erkekleri yoketmek istediği bir zamanda yaşadığınız için isterseniz ağlayıp sızlayabilirsiniz, isyan edebilirsiniz, şanssız olduğunuzu düşünebilirsiniz, kaderin size oynadığı bir oyun olduğunu düşünebilirsiniz, hayatın kendisine küfür edebilirsiniz... 

ancak benim tercihim yanımda olmanız ve birlikte bu dişi egemenliğini sonlandırmamızdan yana... 

bu yazının yazılış sebebinin sadece karı kız tavlamak olmadığını başından söyledim... 

size sizden saklanan özgüveninizi ve asıl kişiliğinizi geri vereceğim... 

bunu hızlı bir şekilde yapmak mümkün olsa emin olun onu yapardım, ancak en hızlısı bu... 

benim de tek amacım en hızlı şekilde size sizi ve sizin yeryüzünde silik bir şekilde yaşamanızı isteyen yaratıkların gerçek yüzünü gösterdikten sonra onları dize getirmenin yöntemlerini sizlere öğretmek... 

kendi kapasitenizi bulduğunuzda, bugüne kadar boşa yaşadığınız için kendinize çok küfredeceksiniz... 

neden bugüne kadar böyle bir yazı yazmadığım için bana da küfür ettiğiniz olacak... 

fakat yaşadığınız tüm hayalkırıklıklarına değecek bu başlık ; burada dostlarım, yeniden doğacaksınız...


http://www.youtube.com/watch?v=x8261xlomtc 

birazdan paylaşılacak yazıyı bu şarkı eşliğinde okumanızı tavsiye ediyorum.

bu basit aşk hikayelerindeki acıklı şarkılardan değil, ''değişim''in şarkısı... 

farkına varacağınıza şüphem yok.

umudunuz kırık, değil mi ?

şimdi o parçaları elinize alın ve odaklanarak okuyun.

şarkıya, yazıya, hayata, bana, istediklerine odaklanarak... 

çünkü, sadece bunu yapman gerekli şuan.

bana güvenmeyenler, gidebilir.

ihtiyacım yok çünkü kimseye... 

bana odaklan... 

ayrıca... 

siz zorlu siktimin çocukları gerçekten çetin cevizsiniz... 

bunu mutlulukla ve tebessümle söylüyorum ki, belli ki değişmeden bırakmayacaksınız beni.


pes etmeyi düşündün mü ölü adam ?

arkana bakmadan kaçmayı... 

bence düşünmelisin.

çünkü bu, herkese göre bir şey değil.

fakat kalk ölü adam... 

kalk!

başladığım şeyi bitirmelisin...

kendi yapıtının alıntı olduğunu duymak seni üzer miydi ölü adam ?

belki... 

belki de yıpranırdın.

belki de insanların sana güvenmediğini düşünürdün.

belki de içerlenirdin.

belki de bunlar alfa olmadığın için olurdu.

değil mi ölü adam ?

güvenin kırıldı, değil mi ?

o halde burayı terket.

bu başlıkta daha fazla kalma... 

kardeşlerinle vedalaş ve ''güven'' olayını kavrayana kadar dönme.

her söylenene yeteri kadar inanmadın mı ?

hayatını siken anan da böyle yapmamış mıydı ?

ölü adam... 

bu muydu alpha ?

sence getirdiği değişim bu kadar basit miydi ?

gerçekten böyle mi düşündün ?

farkı sen göremesen dahi, gören alfana neden inanmadın ?

neden ?

seni sapık abaza çocuğu... 

yalan söyledin!

kendine, sevdiklerine... 

halen devam mı edeceksin ?

bu başyapıtın bana ait olduğu çok açık değil mi ölü adam ?

ya da sence senin ne düşündüğün umrumda mı ?

benim yerimde olsan, kendine zaman ayırır mıydın ?

sana güvenmeyenlere verir miydin hayatın anahtarını ?

cevap ver amına kodumun çocuğu!

halen bu kadar basit olduğunu mu düşünüyorsun ?

bu kadar kolayca kırılan bir güvenin bana karşı... 

sence ben çok daha sağlamını yapamaz mıydım manipülasyonla ?

neden yapmadım ?

sana değer mi veriyorum ?

yahut sana değer versem, bunu hakeder miydin ?

sahip olduklarını hakettin mi ?

bir omega olmayı hakettin mi ?

yahut bana rastlayacak sürüyle insan varken, neden sen ?

buna cevap verebiliyor musun ?

kaderinde benim olduğumu görmek çok mu zor ?

halen bana güvenmiyorsan, neden okuyorsun bu yazıyı ?

alfan mı zorluyor ?

yoksa ananın aşıladığı merak mı var ?

bana ölümüne güvenmediğin sürece, senin için kılımı kıpırdatacağımı mı düşünüyorsun ?

ahahahahaha... 

ne sanıyorsun beni ölü adam ?

yaşam koçu ?

nlp öğrettiğini iddia edip para çalan birisi ?

senden karşılık talep EDEN birisi ?

LAN ibnenin çocuğu, sana her şeyi karşılıksız verdim.

peki, bu muydu yapacağın ?

ilk basitlikte beni bırakacak kadar güvensiz bir beta mıydın ?

bu muydu senin karakterin ?

sen bu muydun ?

olacakları söylememem mi üzdü seni, yoksa alfanı kaybediyor olman mı ?

bana güvenmeyişinden sebeplendiğini hiç düşünmedin mi ?

geri basmadın mı saygıanlara karşı ?

seni değiştirebildiler mi ?

ahahahahaha... 

fakat olay bunların hiçbiri değil.

olay bende ve senin bunu alabilmen için bana güvenmen şart... 

bana güven ve hayatın değişsin.

aksi taktirde çarpıya bas ve hiçbir şey yok gibi devam et ''hayat'' sandığın zaman akıntısına... 

ölümünde hatırla bu sözleri ve haykır...


hahahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

yolculuk nasıldı ha ?

değişimi gördün değil mi kanka ?

dediğim gibi... 

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

hissettin onu, değil mi ?

betaların ne kadar aşağılık saygıılarda bulunduğunu da gördün... 

ahahahahaha... 

ölü adam, seni bitirmek için yapıyorlar bunu.

benimle alakası yok, beni etkileyemeyeceklerini biliyorlar.

amaçları sensin.

sadece, sen... 

seni parçalayacaklar ölü adam... 

evet, seni dostum ; seni... 

bu hayatta ya alfa olursun, ya da sikilirsin ölü adam... 

bunu gördün, değil mi ?

gördün değil mi ölü adam ?

bağırarak söyle, gördün mü ?

ben de öyle tahmin etmiştim, gördün tabii ki... 

ben mi ?

benimki sadece sana potansiyelini, yapabileceklerini, elit grubumla yapabileceklerini gösterdim.

hahahaha... 

altın sıçtın, değil mi ölü adam ?

hayatın değişmeyecek,

yolunu bulamayacaksın,

alfanla hiç tanışamayacaksın,

sandın öyle mi ?

pes etmeyi düşündün, değil mi ölü adam ?

belki de normal kalman gerektiğini düşündün ; fakat seni bir şey durdurdu, o nedenle elenenlerden olmadın.

kim durdurdu seni ölü adam, kim yaptı bunu ?

bana neden güveniyorsun ölü adam ?

belki de söyledikleri doğruydu, belki de hepinizi kandıran ve gereğinden fazla zeki bir betayım.

sen güvenmiyorsun... 

alfalar, birbirini tanır.

bana o güveniyor ölü adam, ben onunla konuştum... 

o bana güveniyor, sen de güveniyorsun ; çünkü sen o'sun... 

sadece ondan koparıldın, anla bunu.

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

çünkü beni kaçırdığında tüm bu harikalar diyarının sona ereceğini ruhunun derinliklerinde biliyordun.

fakat ben bunu yapmalıydım kanka... 

sen... 

sen oradaydın ve hemen önümde harcanıyordun.

seni gözümün önünde öldürüyorlardı.

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

o, o bir silah... 

o bir dost... 

o sensin... 

neler yapabileceğini gördün, değil mi ?

beta sürüsünü alt ettin, alfayı geri getirdin.

hahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

beta sürüsünü alt edip, alfayı döndürmeye gücü yeten sen, yeri geldi bir dişinin önünde altına sıçtın.

bunun değişmesi için burada değil misin ölü adam ?

yoksa beta tarafında bana güvenmemen için baskı mı yapıyor ?

halen bunun basit bir ''qız tavlama TECHNiQUE xd xd'' olduğunu mu düşünüyorsun ?

senin yeniden doğmandan bahsediyorum ölü adam... 

anladın, değil mi kanka ?

yeniden, doğuş... 

aynen öyle... 

değişmek istemiyor musun ölü adam ?

onlar kandırıldığını söylerken, neden bağıramadın bunu onlara ?

hahahahaha... 

betalar nasıl elendi ama ?

elendiler ; halen takipteler... 

ve hayatın boyunca sadece arkandan gelebilecekler.

seni vazgeçirmeye çalıştıranlar oldu, değil mi ?

seni bıraktığımı mı sandın ölü adam ?

ahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ?

alfa olduğunu göstermek nasıl bir his ?

senin ve işgal edilmiş olanı geri almak nasıl bir his ?

ahahahahahaha... 

bana olan güvenin kırıldı, değil mi ölü adam ?

alfana güvenin kırıldı, öyle mi ölü adam ?

peki kim kurtaracak seni bu bataktan ?

seni kurtaracak olmasam, neden çamur atsınlar bana ölü adam ?

ahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

bana atılan çamurlar, sana ve alfana yapılan saygıılar seni buna zorladı.

galip geldin ama, değil mi ?

yoksa galip gelmen gereken daha büyük olaylar mı var ?

misalen, güvenmek gibi... 

kendine, bana, zor gününde seninle savaşan kardeşlerine güvenmek... 

ahahahaha... 

altın sıçtın, değil mi ölü adam ?

alfanı sana vermem, hayatını sana vermem... 

bunların seni korkutmadığını söyleme.

bu kadar korkunç bir mükemmellik... 

ahahahahahaha... 

fakat alfa kanka... 

my7 haklıydı.

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

içine girdiler... 

dişiler, içine girdi.

senden benliğini çaldılar betaların yardımıyla... 

yapacakların bunlarla mı sınırlı ?

sen bu musun ?

buna mı inanıyorsun ?

ahahahahahahaha... 

ölü adam... 

ölüsün.

asla fazlası değilsin.

hareket EDEN bir ölü, değil mi ?

ahahahahaha... 

bana güvenmeden asla fazlası olamayacaksın ölü adam... 

çünkü ben, senin.

ben, senin hayallerin, isteklerin, hırsın, gücün, sevgin, her şeyinim... 

onları istemek suç değil elbette... 

peki önünü kesmek isteyenler ?

onlar ?

onlar suçlu mu ?

ahahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ?


ölü adam... 

çıldırdığımı düşünüyorsun, değil mi ?

yarı deli konuştuğumu düşünüyorsun.

fakat dışarı baktığında mantıklı konuştuğunu sananların ellerine verdiklerini görebilirsin.

hem de dişiler tarafından... 

onlar mı kaybeden, yoksa ben mi kazananım ?

onlar kaybedense, nasıl onların konuşmaları mantıklı olabilir ?

ahahahahaha... 

kafan karıştı, değil mi ölü adam ?

benim kafam da karışmıştı.

fakat, ben bitirdim.

ben artık, tükettim.

ama sen... 

sende hala tabu kırıntıları var.

sen... 

SON umutsun.

benim SON umudumsun.

kendinin SON umudusun.

herkesin son umudusun.

sen... 

sen başarabilirsin.

sen, bunu başlatabilirsin.

sen... 

alfayı sana verdim, hayatını sana verdim.

değişim seni güçlü yaptı.

betaları püskürttün, alfanı geri getirdin ; hayatının kalanında yapacağın gibi... 

fakat bilmediğin bir şey var: daha, yeni başladık... 

eğlence yeni başladı.

PARTi yeni başladı.

alfan, yeni başladı... 

ya alfa ol, ya da tuzla buz ol... 


ahahahaha... 

itiraf etmeliyim ki, seni neredeyse öldürüyorlardı ölü adam... 

seni istemiyorlar, anla bunu.

fakat ben... 

ben ve diğer kardeşlerin istiyoruz.

aramızda ego yok, basitlikler yok... 

zehrini akıttın, değil mi ölü adam ?

seni engelleyen özelliklerini saçtın kenara... 

şimdi, o diğer pencereden harikalar diyarı'na tekrar sok kafanı.

alpha'ya geri dön.

seni ''sen'' yapacak olana geri dön.

çünkü, o geri döndü.

senin için... 

evet, sadece senin için... 

inanması güç, değil mi ?

ahahahaha... 

seninle işim bittiğinde inanması güç olan birçok şeyi yapacaksın, buna alış... 

değişimi gördün değil mi kanka ?

dediğim gibi... 

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

sadece ona güven.


bak kanka!

bugün burada biz kazandık.

ama bu iş daha bitmeye çok uzak... 

daha ölmüyoruz... 

daha pes etmiyoruz... 

olmamız gereken yere döneceğiz.


ayrıca halen mail'den ''işe yarar mı zamqi'' yazanlar var.

o andavallara hiçbir bok işe yaramaz.

okumayın, sktir olun gidin.

yeterince adam var, kalabalıklaşmasın bari amk... 

popülerlik felan sikimde değil.

o nedenle siz okumayın anasını siktiğimin barzo orrospu çocukları ! Gidin apaçiler gibi onlara yavşayın uzaktan uzaktan seyretmeye devam edin...

okumayın.


Siz alfa yolundaki omegalar !

3-4 anlayışlı ol-normal ol, 1 dalga geç ; komik ve tarafsızca geç dalganı, onu tahrik edecek şeyler söyle... 

fakat her şey zamanla oturacak ; birden mükemmellik olmaz.

etrafında deney yapabileceğin birçok beta ve dişi elbette vardır ; kullan onları, bunun farkında dahi olmasınlar.

yani ben hepinizi yaptığım bir deney uğruna kullanıyor olsam ve başlık açıp yüzlerce omega-beta toplayıp yeteneklerimi geliştirmek (daha nereye geliştireceksem amk) istesem, yani tüm bu olay bir deneyden ibaret olsa, hiçbiriniz uyanmazsınız.

yani yapacağınız deneyler de bu gizlilikte olmalı.

evet, deney yapıyorum zaaaaaaaaaa

hayır, anan demeyeceğim.


hey ölü adam, buraya bak... 

ölüsün sen... 

sadece ölü... 

fakat değerlisin.

ne kadar garip, değil mi ?

ölü ve değerli olmak nasıl bir his ölü adam ?

ahahaha... 

seni kullanmaları nasıl bir his ?

peki bunu öğrendiğinde neler hissettin ?

kötü şeyler ölü adam, kötü şeyler... 

biliyorum.

ben de yaşadım.

fakat alfam üzülmemi engelleyip yeni bir hayat sundu bana.

sen de böyle yapmalısın.

işin garip yanı şu: o alfa, sensin.

ve sen de o... 

yani üzülmemeni sağlamak konusunda alfanın sana yardım edip otomatiğe bağLAMASı için, önce üzülmek yerine umursamamayı öğrenmelisin.

hayat, bir sikme oyunudur.

o halde nasıl iyilik bekleyebilirsin ki ?

yeri gelecek annen, baban, hatta daha çok değer verdiklerin bile sikecek seni.

bir saniye dahi üzülme... 

bunlar olağan olaylar... 

herkes senin gibi şanslı değildi.

herkes benimle karşılaşmadı.

onların da içsel hesapları var, bunu unutma.

dişiler, betalar, herkes, evet hem de herkes sana saygıacak.

bu nedenle üzülme... 

en iyi olana herkes saygıır ölü adam... 

göremiyor musun kanka ?

hayat çok güzel gerçekten.

yaşamasını öğretiyorum ben burada sana... 

güzel olan her şeyin tozpembe olmadığını öğretiyorum.

basit, değil mi ?

umursama... 

liseliye bağla diye söylemiyorum bunu.

her şeye hakettiği kadar değer ver.

sen mükemmelsin kardeşim ve asıl kaybeden onlar... 

onları ezmek için ne mi yapmalısın ?

iyi yaşa ölü adam... 

hapşuruk sonrası gelen klişe gibi değil... 

gerçekten iyi yaşa.

ben bunun için buradayım.

sen de öyle... 

bir an dahi üzme kendini.

unutma ; kaybettiklerin, kazanacaklarının habercisidir.

ben bunun için buradayım.

bana güven, kendine güven, alfa olma yolunda ilerleyen kardeşlerine güven... 

çünkü bir alpha bile olsan, kendinden sonra tek güvenebileceğin şey takım arkadaşlarındır.

bu işin ''her aşamada'' bir takım işi olduğunu kaç kere söylemem gerekli ölü adam ?

hadi, şimdi hiçbir şey için üzülmeyeceğini söyle kendine.

hiçbir şeyin senin gibi mükemmel bir varlığı üzmesine izin verme.

amaçları bu olacaktır çünkü, verme onlara istediklerini... 

sen mükemmelsin kardeşim, onlar kaybediyorlar.


ahahahahaha... 

aptal

kendine güvenmen için bir sebep var mı ?

aklına bir şey gelmedi, değil mi ?

peki kendine güvenmemen için ''liseliliğin getirileri'' dışında bir sebep var mı ?

yok LAN işte, yok ; öğren bunu.

o halde neden tam da ortadayken kötü olanı seçiyorsun ?

sana bunu yapmanı anan mı söyledi ?

kimsenin seni hırpalamasına, üzmesine, eleştirmesine izin verme.

sen mükemmelsin amk ; var mı ötesi ?

kimseyi sana akıl verecek konuma sokma.

kendi hayatın, kendi kararın... 

kendin yaşa ölü adam... 

evet, sen ölü adam... 

sen, değişiyorsun.

my7 haklıydı kanka... 

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.


''vücut, zihnin dışa yansımasıdır...  ''

beyler, şimdi biraz empati yapacağız ; cüzzi miktarda... 

herhangi bir insansınız ve karşınıza iki tip getirdim.

birisinin giyim tarzı kötü, iyi kokmuyor, çok şişman ve vücudu yağlı... 

diğeri ise geniş omuzlu, ince belli bir fitnessçı ve giyimi-kokusu iyi ; çok formda... 

hangisi daha güvenilirdir ?

siz hangisine daha çok güvenirdiniz ilk izlenimde ?

ya da hangi adam kendinisine daha çok güvenerek, dolaylı olarak sizin de ona güvenmenizi sağlardı ?

bu sorular verilecek tek bir mantıklı cevap var elbette.

bir alfanın enstrumanı vücududur ve bakımını yapmak zorundadır.

çünkü sen çok daha fazlası olabilirsin ; fakat seni temsil EDEN vücudundur.

abartılı olmayan ve sıkı bir vücut daima işe yaracaktır.

size burada PROGRAM da paylaşabilirim sıkı bir vücut adına ; fakat öncelikle tabularınızı aşmalısınız.

evet, bu sporda da birçok tabu vardır ; toplum size ''kaslar sonradan sarkar'' felan diye yükler sevgi çakim.

sırf iyi görünmeyin istedikleri için... 

erkeğin ne olduğunu hormonları belirler ve sporcu şahsın testesteron hormonu üst seviyelerde olacağı için daha ''erkeksi'' olur ; dişileri etkiler.

her şeyin hormonal ve elektriksel bir süreç olduğundan bahsetmiştik zaten... 

sen vücuduna bakarsan, o da sana bakar ; bu kadar basit... 

formda olmayan bir alfa olamaz.

yani ''kendinden emin-özgüvenli-umursamaz'' olmak ''alfa'' tanımı olmak için yeterli değildir, bunu anladınığınızı biliyorum.

alfa, her açıdan tamamlanmış insan modelidir.

mental, fiziksel, duygusal açıdan kusursuz bir oluşumdur.

ayrıca takım oyunları, alfa olmanızı etkiler.

misalen bir futbol takımında ''başı sizin çekmeniz'', size daima başı çekebileceğiniz konusunda kanıttır.

beyin, ne isterseniz onu verir.

yani hayal ve gerçeği ayırt edemez ; bilinmeyeni oluşturamaz.

sen ne verirsen, o olursun.

her sabah kalktığında, aynaya baktığında, yatarken ''ben mükemmelim'' dersen ; mükemmel olursun.

zaten şuan problemler yaşaman, ananın sana çaktırmadan ''sen mükemmel değilsin'' telkini vermesinden dolayıdır.

ayrıca şöyle bir olay var:

bir adam köpekbalıklarını transa sokup ehlileştirmeye çalışıyor.

bu konuda dünyayı gezip uzmanlarla görüşüyor ve uzman bir dişi şunu söylüyor: ''sen sakinsen, beyninin yaydığı elektrik dalgaları ve hormonlarının yaydığı enerji de köpekbalığını sakinleştirir.''

yani, sporcuysan ve hormon çalışımın düzenli-yüksek tempodaysa, dişinin hormon düzeyini de yükseğe çekersin.

ve bu da istemsiz olarak gelen ''cinsel gerilimi'' sağlar.

zaten ödev haftasından çıktığımızda ''alfa çekimi'' hakkında yazılar yazacağım ; fakat şuan istemsiz olarak yine de bir nebze yaptığınız bir olay bu... 

vücut geliştirmekten kastım da aşırı derecede kaslanmak değil.

daha önce de bahsettiğim gibi, sıkı ve aynaya baktığınızda ''amman tanrım bebek'' diyebileceğiniz bir vücut.

fakat bu spordan mucize beklemeyin!

gerçekten estetik bir vücuda sahip olmak rahat 1 yıl sürecektir.

acelemiz yok... 

yani illa ki salona gitmeye gerek yok bahsettiğim vücut için... 

iki tane hafif ağırlık dumbell ve vücut ağırlığınız yeterli... 

güzel bir diyet ve nabzı hızlandıran kardiyovasküler egzersizlerle desteklenmeli... 

diyet, aç kalmak değildir ; bizim kezbanlar böyle anlar.

diyet, yediklerini seçerek doymaktır.

bu konuda da kültürlenmek adına ''bodyforumtr''yi ziyaret edin.

alpha kültürlüdür beyler ; unutmayın.

okur, araştırır.

bana ''her şeyi bilen kişi'' olarak bakar çevrem... 

tanıştığım insana da ilk dakikada gösteririm bunu.

size beş tane kitap ismi de vereceğim... 

LAN gerek yok ; fakat maksat okumak, farklı adamlar ne tak yemiş görmek... 

ben okumadım ; ben de okuyacağım onları.

fakat onları sonra vereceğim.

yani, bu olay komple bir olay... 

size sağlam alışkanlıklar kazandırıp, hayatınızı ve alfanızı geri vereceğim.

ve bunlar kesinlikle basit işler, kolayca olacak işler... 

çevreniz sizi o kadar manipüle etti ki güzel bir yaşamın zorluğu konusunda, bir süre sonra sizin de umudunuz kırılmaya başladı.

ben burada sizin hastalıklarınızı tedavi ediyorum.

ve sizler de, güvenmek zorundasınız.


alpha nedir: alpha adamın dibidir bence tam bir erkektir maskulendir yakışıklı olmak için çaba harcamaz six pack için çaba harcamaz adonis için çaba harcamaz onları sırf kendini tatmin etmek için aynada kendine baktığında evet işte bu demiş olmak için yapar


her zaman üstündür ve bunu belli eder bir aurası vardır herkesi kendine doğru çeker. bağLAMA veya bağlanma sorunu yoktur o sadece keyif için kendi ideallerini gerçekleştirmek için yaşar ve eylemlerde bulunur. pişman olmaz çünkü asla hata yapmaz. gerek bilinç gerekse bilinçaltı olarak herşeye hazırdır ve tongalara düşmez yanılmaz her zaman dik durur ve etrafındakilere örnek olur ve bunları yaparken düşünmez bunlar sanki nefes almak su içmek gibi birşeydir onun için. onda bir ışık vardır bir kıvılcım ki her şeye kadirdir bu... 


alpha inanır başarmaya inanır onun felsefesi budur başarısızlık diye birşey yoktur onun hayatında bir şeye inanır ve başarır zaten alpha olmanın temel şartlarını bulundurduğu için(zeka, genel kültür, sosyal güç, liderlik, özgüven) bunlar ona çocuk oyuncağı gelir.


karakter tahminleri


alpha male karakteri şöyledir: resmen self confident'tır. özgüven ve kararlılık akar resmen yerlere saçılır. bakışıyla duruşuyla hali ve tavırlarıyla sözleriyle ve eylemleriyle dikkatleri anında üzerine toplar. merkezdedir her zaman ,güçlü ve kudretlidir(bunu tanrısallaştırmak için söylemiyorum obsesif falan da değilim abartmıyorum da kendi fikirlerim bunlar) bütün bunların farkındadır alpha zaten ama böyle özel bir hayat yaşamaz. herkes gibi sabah uyanır biriyle veya yalnız gazetesini okur veya okumaz kahvaltısını yapar sporunu yapar ne bileyim sinemasına gider kitabını okur müziğini dinler konserlere gider işi vardır mutlaka işine gider ama asıl alphalık o ne zaman isterse ortaya çıkar parlar ve ortalığı darma duman eder fakat 2. bir bilinç gibi sürekli onu uyarır ve telkin eder günlük hayatta olabilecek her şeye karşı her zaman

konuşur asla susmaz tümleşik bir kişilik gibi hareket ederler. kendini doğanın verdiği alphalığa bırakırsın ve herşey kelimenin tam anlamıyla mükemmel olur. ilgi alanları sonsuzdur ve her konuda yorum yapabilecek bir beyin yapısına zekaya ve basit ucuz numaralara kanmayacak bir karaktere sahiptir.


yaşadığı hayat


sıradan bir hayat yaşıyor gibi gözükebilir ama aslında hayatı hiçde sıradan değildir istediği her şeyi elde edebildiği için hiç bir alanda veya konuda zorluk çekmez kendini sürekli geliştirir her zaman mutlu ve huzurludur çünkü o alphadır o aranandır o zor bulunandır o insanlığın muhtaç olduğu adamdır mesleği ne olursa olsun her zaman üretmeye ve faydalı olmaya çalışır asla eline desert EAGLE alıp 50 action express mermi alıp insanların beynini dağıtmaz hiç bir sosyal aktiviteden geri kalmaz(bu bir genelleme şahsen ben böyle olurdum) bunları sayıyorum fakat boşboğaz biri imajı olmasın kafanıza her zaman anlamlı konuşur gerektiği yere göre az veya çok kendi bir insan olarak bir kişi bir birey olarak zaten bir cevaptır evet işte anahtar nokta bu bir alpha MALE her zaman bir cevaptır her soruya bir insan aradığı her şeyi bulabilir onda çünkü büyüsüne kapılmıştır bir kere ve alpha bundan zevk duyar şeytani bir zevk değil hem kendi idelini tatmin ettiği için hemde evcilleştirdiği egosu için


sevgilisi


bir alpha MALE elbette ki istediği kadını elde edebilir fakat o mertebeye ulaştıktan sonra tek amacı bir altın kadın bulmaktır.ve bulur da diğer dişiler gibi salak ve kendini bir şey zanneden biri yerine zeki kendini anlayabilen kendini ifade edebilen(her konuda) değer veren saygılı bir dişi bulur ve bu herkese örnek olan bir birliktelik olur. nasıl desem artık bu sevgiden ötedir birbirleriyle sevgiliden çok bir bütün olurlar alpha malenin elbette ki altın dişiye ihtiyacı vardır ve altın dişilerde her zaman alpha male isterler fakat kezbanlardan farklı olarak elde ederler çünkü onlar zor bulunur. alpha male'nin dişi versiyonudurlar fakat yinede bir alpha male değildirler saf güç ve otorite değildirler ancak bir alpha male ancak bir altın female ile mutlu olur demeyeyim de nasıl desem bir olur. uyum olur ve uyum da mutluluğu getirir.


dişilere nasıl davranır


alpha male istediği kişiye istediği gibi davranabilir tabii ancak alphanın gereksinimleri gibi davranır dişilere. hakettiği kadar!!


benim de hayat felsefem olan "nabza göre şerbet"i benimsemiştir herkese hakkettiği kadar nasıl desem alabileceği kadar davranır fazlası değil eğer sex istiyorsa bir dişiden zaten bir cazibesi bir çekim alanı olduğu için zorlanmaz konuşmaya başlar ve iş biter

dişiden dişiye farklılık gösterebilir laflar ve tavırlar fakat alpha işin özünü kavradığı için savunma mekanizmalarını kavradığı için zorlanmaz gerektiği yerlere stratejik göndermeler yapar ve işini görür. kimi zaman sert olur kimi zaman yumuşak ama her zaman ayarındadır işte alphalığın 2. anahtarı her zaman ayarlı ve tutarlıdır asla bozulmaz zaten buna kendisi de izin vermez. kimi zaman COOL olur kimi zaman küstah olur kimi zaman hiç konuşmaz kimi zaman ise bir bakarsın 20 30 kişi onu dinliyor kızlı erkekli iş çok konuşmakta değil ne konuştuğu bilmekte ve kime konuştuğunu bilmektedir zaten saygın ortamlarda takıldığı için oralardaki dişiler tam ona göredir uzun süreli veya kısa süreli düşününebilir bu ona bağlı nasılsa her şey elindedir.(genel yorumlar yapıyorum ben çünkü daha alpha olmadım ama olacağımdan şüphem yok yorumlarımı beğenmesen de saçma da bulsan lütfen cevap ver bunları hem kendim için yazıyorum hemde senin değerlendirmeleri öğrenmek için)


erkeklere nasıl davranır


sorunun tam cevabı yok aslında istediği gibi davranır zaten alpha olduğu için doğal lider olduğu için kıskanılır betalar tarafından ister onları ezer mahveder ister parmağında çevirir isterse senin gibi yardım etmeye çalışır elbetteki arkadaşları ve dostları vardır ve bu da 3. anahtar olsun dostlarını mükemmel seçer bir alphanın dostu asla beta olamaz omega da olamaz mutlaka alpha olmalıdır.bu ferrari alıp tüp taktırmaya benzer alpha asla kaçınmaz her zaman yükseğe ve kaliteliye oynar kendisi zaten üst seviye olduğu için gerek bulunduğu ortam gerekse erkek arkadaşları hep üst seviyedir ve o seviyelerde herkes birbirine mükemmel davranır çünkü bir alpha diğerini bilir ve anlar 2 alpha arasındaki ilişki ister kadın olsun ister erkek sıradan 2 insanın ilişkisinden çok farklıdır her şey açık ve nettir sade ve pürüssüzdür


kendine neden güveniyor


neden ? çünkü bu bir doğal yetenek her erkek bununla doğar fakat içinde bulunduğu durum ve şartlar bunu bastırır ve geriye iter. güven herşeydir hayatın her alanında kolaylık sağlar bu her kapıyı açan bir maymuncuk gibi bir şeydir engel tanımazsınız çünkü kendinizi biliyorsunuzdur ve güveniniz tamdır ve ezip geçersiniz her şeyi .fakat bu güveni alpha kendisi keşfetmiştir zaten vardır onda o erkektir o güçlüdür ve güçlü olmak güvenle başlar bu özgüven değil sadece alpha her şeyiyle kendisine ve etrafına güven verir zaten bu alphalığın tanımlarından biridir güvenebileceğin biri yok mu alphayı dene...  kendine güveniyor çünkü o herşeyi kazanmış o aydınlanmış o herşeyin farkında bütün evreni bütün herşeyi bütün çıplaklığıyla görebiliyor çünkü o hata yapmıyor ve o yüzden alpha ... 


kendine güvenmese ne olurdu ?


bir kere alpha olamazdı bu yeterince iyi bir cevap fakat yetmez. güvenmeseydi alpha olamazdı beta olarak sıkışıp kaldığı kısır döngüde kurban olmaya devam ederdi asla aydınlamazdı buna çabalasa bile asıl ateşleyici unsur olan özgüveni yoksa boştu. benzinsiz araba gibiydi istediği kadar kaliteli olabilirdi ama asla ileri gidemezdi. gelişemezdi evet çaba harcayabilir yırtınabilirdi fakat yine bir tak olamazdı çünkü lanet olası özgüvene sahip değildi ve özgüven herşeydir alphalığında dışında bir insanı insan yapan en önemli şeylerden biridir özgüven ezik olmamanı sağlar eğer eziksen herkes üstüne basar ve biz eminiz ki ezilmek için dünyaya gelmedik... 


hangi konularda üstün senden ?


öncelikle o bir alpha yani kendini ifade etme sorunu yok kaygısı yok korkusu yok bense o yolda ilerliyorum ve patlamaya hazırım o ise patlamış açılmış ve herkesi davet ediyor içeri. benden üstün olduğu konular çok bunu kendimi dibe sokmak için söylemiyorum anlatmaya çalıştığım şey o cesarete sahip her konuda ve ben şuan onun kadar cesaretli değilim.o özgür ve açık her zaman net her şeyi tutarlı lafından tut tipinden giyiminden tut bakışından o tamamlanmış bir PUZZLE ben ise tamamlanıyorum.o alphalığın getirdiği yetenekleri kullanabiliyor artık(liderlik,her şeyin farkındalık, güçlü bir çekim alanı, keskinleşen bir zeka vs..) bende kullanacağım o yolda ilerliyorum sabırla ve kararlılıkla benim ondan daha iyi bir alpha olacağım ve olamayacağım öngörülemez fakat bir alpha olacağım kesin... 


insanlardan hangi konuda üstün ?


elbette ki o tanrı değil ve bilmediği çok şey var tıpkı diğer insanlar gibi fakat onu ayıran en önemli şey alpha zihin yapısına alpha karakterine ve alpha düşünme tarzına sahip oluşu o bizden farklı bakıyor görüyor ve uyguluyor bizden ilerde tabii ki alpha o çünkü onun doğası öyle o insan ırkının zirve olacağı biri her an bir atılım yapabilir ne bileyim bir sıçrama yapabilir diğer insanlarda yapabilir yapıyorlar da ama o bir alpha olarak kendi yetenekleri ve becerileri doğrultusunda alan ve konu sınırlaması olmadan her şeyi yapabilecek bir insan evet her şeyi nasıl desem hani formula 1 de POLE position vardır ya yarışa 1. sırada başlarsın genelde derler ki 1. olmayabilir tabii ama adam pole deyse kesin 1. olur bu da onun gibi o pole de o 1. sırada ve o her şeyi yapabilir... 


hangi özellikleri onu farklı-etkileyici kılıyor ?


bu çok ucu açık bir soru ama temelde şunlar olabilir bence.hep aynı şeyleri tekrar ettiğimi düşünüyo olabilirsiniz ancak yanılıyorsunuz ben bunları yazarken bir yandan da yol katediyorum.bir kere o zeki evet bu bile herşeydir bence zeka insana sınırsız ve insanı delirtici bir potansiyel verir güç değil ! önemli olan bunu en verimli şekilde kullanmaktır nice zeki insanlar vardır ki kendilerini tak yere harcamışlardır ancak alphalar bu hataya düşmezler o yoldan geçtilerse bir kere kendilerini aydınlattılarsa onlar artık tamamdır ve diğer insanlarla kıyaslanınca üstün gelme adına müthiş bir avantaj sağlarlar avantaj derken şunu kastetmiyorum 30 yıldır ressam olan bir adamla hayatında düzgün resim yapmamış bir alphayı yan yana getirip hadi çiz amk demek değil tabiiki orada başarısız olur kastettiğim bu değil sosyal olarak zaten bir gücü ve ihtişamı olduğu için bu diğer alanlarda da kendisinin öne çıkmasına oranın lideri olmasına yardımcı olur ve yapması gereken neyse onu mutlaka yapar onu etkileyici kılan bu sabit olmaması çağın gerektirdiklerine göre ve zamana göre kendini şekillendirmesi ve asla kendini bozmaması.


şimdilik bu başlıklar hakkında fikrimi söyledim daha söyleyecek çok şey var tabii ama ben şimdilik yoruldum yazmaktan düşüncelerimi yine belirteceğim bu yazıyı hem inciye koydum hemde MAiL olarak attım herkes okusun özet falan yok alphalık kolay mı amk


ayrıca yoruma ve eleştirilere açıktır


amacımız aydınlanmak değil mi ? öyleyse takın şu fişi ! ''


''bir alfa nedir bilir misin ölü adam ?

nereden bileceksin yarram... 

sen yanından bile geçmedin.

geçtiğini sandığın zamanlar oldu ; fakat ''alfa'' tanımı çok daha farklı... 

ne yaparsan yap dişilere çekici gelmek farklı bir olay... 

karakterini istediğin şekilde değiştirmek farklı bir olay... 

her istediğini yapabileceğini bilmek farklı bir olay... 

misalen, şu kodumunun ortamında dahi bana yavşayan sürüyle dişi var inbox'tan... 

misalen, size istediğim şekilde bir karakter sunabilme yeteneğim var eğlenceli bir şekilde...  ''

diyeceğimi felan mı sandınız amuhagodumun malları ?

bu olay gerçekten farklı... 

bu olay, mükemmel... 

bu olay, ananızın sizi soktuğu kalıbın çok dışında bir olay.

bu, hissetmek... 

bu, görmek... 

bu, duymak... 

bu, düşünmek... 

bu olay, daha önce hissedemediğini sana ispatlayacak.

bu olay, daha önce gerçek gözlerinle hayata hiç bakmadığı gösterecek sana ; bunu garanti ederim.

bu olay, beni tanımadan önce hayal dahi edemediğin alfanın arzulu haykırışlarını sunacak sana... 

bu olay, bir alfanın düşünce tarzıyla avcılık yapmanı sağlayacak... 

mutlu olacaksın kanka!

özgüven ve hayat dolu olacaksın!

yolda giderken göz göze geldiğin dişinin arkasını dönüp dönüp sana baktığına emin olarak yaşayacaksın.

istesen şu karşı masadaki kızıl afeti o gece bağırtarak çitileyeceğini bileceksin, sonuna kadar güveneceksin yeteneklerine... 

güvendiğin saçma otoriteler yerine, sen otorite olacaksın!

''özgüvenliyim fak yea'' diye takılan her türlü erkeğin yanında korkuyla oturuşunu izleyeceksin.

alfa, farklı... 

my7 haklıydı kanka... 

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

basit değil, anlaman lazım bunu.

şu yönde basit değil: önce ananın yüklediklerini aşman gerekecek.

sana ''tek dostun ailen'', ''diğer insanlar öcü ve sana yardım etmezler'', ''insanlardan faydalan sadece zaaa'' diyen orospuyu kafanda çürütmen gerekecek.

ananı sevme demiyorum, sana yaptıklarını ve türünün hakimiyeti için seni sattığını bil.

bir omega erkeğiyle beraber büyüdüm.

anası hırsla gibi törpüledi onu ; sana yapıldığı gibi... 

o piçe anasının yaptıklarını görüyordum ve çocukken dahi analiz ediyordum.

ben bunu çocukken yapıyorsam, sen neden yapamıyorsun ?

yazılarımdan alacağını aldığını mı sanıyorsun ?

güldürme beni... 

o yazılar okudukça değerlenecek.

her seferinde yeni bir satır arası bilgisi bulacaksın.

alfa olmak istiyorsan, tek yol bu... 

dişileri halen amaç olarak görüyorsan, bu başlık seni değiştirmez.

burada boşuna durma... 

ben hayatım boyunca sadece eğlendim.

hayatımı istediğim gibi yaşadım... 

dişiler için bir şey yapmadım ; bir şey yaptım, dişiler geldi.

bir dişi için tek bir mimiğimi dahi oynatmıyorum artık... 

onu etkilemeye ihtiyacım yok ; çünkü zaten etkileniyor... 

hayallerini süslüyor, değil mi ?

sen de yaşayacaksın bunları... 

ayrıca şöyle de bir olgu var: kız kardeşinize sahip çıkın.

onun kezbanlaşmaması için elinizden geleni yapın... 

iyi davranın, sevgi verin ; ne gerekirse yapın.

bir nesli iyileştirmeyi düşünüyorum ; amacım bu... 

yani size öğretip geçebilirim, fakat çocuklarınızı dahi ben düşünüyorum şuan.

o halde sen de sike sike yapacaksın... 

yapmayacaksan, çıkışa bas ve git.

popülariteye ihtiyacım yok, okuyucuya da... 

alfa... 

bir alfayı kimse istemez, buna alıştırın kendinizi... 

hayatınızda birçok rakip çıkacak size.

rakipleri aşmak kolay olacak ; fakat iş yine sende bitiyor.

alfanı serbest bırakmak zorundasın... 

benim yaşadığım hayatı yaşamak istiyorsan, bunu yapmak zorundasın.

belki benim kadar mükemmel değilsin ; fakat bu bana asla yaklaşamayacağın anlamına gelmiyor.

güven... 

güven çok önemlidir.

yani sen eğer bu başlık altındaki iyi niyetli kardeşlerinle halen birleşmediysen, o halde boşuna buradasın.

bir alfanın iletişim yetenekleri çok güçlüdür.

''beni inceleyin'' derken, siz acizlerin övgüsüne ihtiyacım olduğu için değil ; ders almanız açısından söyledim.

karşı karşıya değiliz, işin büyük çoğunluğu sizde... 

yani beni görmedin... 

yanımda 2-3 gün durup ''alfa''lığı bir köşesinden yakalayan adamlardan olamayacaksın.

tabularını kendin aşmak zorundasın.

ya da bir alfa tarafından ezilecek bir beta olabilirsin ; daha az zahmetli olur ve daha az ilgi ister.

insanlar, siz onları sindirmediğiniz sürece üzerinize gelirler.

bu sindirme işlemi, aciz betaların yahut basit dişilerin yaptığı çirkefçe yollardan yapılmaz alfalar tarafından... 

kendine güvenirsin ve ezilirler.

aklın almıyor, değil mi ?

zaten almayacak ; bunu hayatın boyunca öğrenemeyeceksin.

sadece uygulayabileceksin.

bu yazıyla aklını kavramlarla bloke ederken, bilinçaltına nasıl aktığımı fark etmeni beklemiyorum.

fakat bunu sen de yapabileceksin.

hatta şuan akmamam için bilinçaltın kalkan ördü ; fakat bu basit önlemler benim yeteneklerimi durduramaz.

sen de böyle olacaksın... 

olmak zorundasın.

doğa, zayıf olanları eler.

eğer aciz olursan, sadece ve sadece bir alfanın eğlencesi olursun.

anan bunu söylemedi, değil mi ?

tahmin etmiştim.

tabii ki söylemedi.

yazıyı düzgün okumuyorsun... 

söylediğim gibi: ''bir alfayı kimse istemez''

seni istememelerine rağmen onları köpek gibi eğitmek için ise, bana güvenmen şart... 

bana bağlanman şart... 

çünkü benim diğer acizler gibi seni bırakmayacağımı biliyorsun.

o biliyor... 

alfan biliyor... 

ben, senin iyiliğin için buradayım.

my7 haklıydı kanka!

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor... 

ve sen ölü adam, yeni bir hayata başlayacaksın.

insanlar sadece basit kumlar olacak ; sen ise o kumlardan kaleler inşa edeceksin.

bunlar gerçekleşecek, sana garanti ediyorum.

ben üzerime düşeni yaparım kanka... 

sen ?

işte bu kısım sorunlu olan taraf... 

ve sen, sorunlu olan parçaysan, elenirsin sadece.

ben de mükemmel yaşamıma devam ederim ; benim için sadece bir hiçsin.

kendini toplamadığın sürece de gözümde asla yükselemeyeceksin... 

aşk, dişilerin uydurmasıdır ; bunu biliyorsun.

fakat bir aşk olacaksa, yaşama aşkın olsun... 

her şeyi başarabileceğin bir hayat var önünde... 

ve ben, alpha... 

seni değiştiriyorum... 

hahahahaha... 

umutlu ol orospu çocuğu... 

çok daha iyi olacaksın... 

durdurulamaz... 

yok edilmek istenen fakat deli gibi arzulanan... 

güçlü olan, karar veren, umursamayan... 

hepsi olacaksın.

hepsi kanka, hepsi!

seni durduramayacaklar... 

istediklerini yapacaksın bu hayatta... 

iş dünyasındaki lider, flört olaylarındaki çapkın prens... 

ne istersen o olacaksın... 

ne kadar istersen, o kadar olacaksın... 

şaka yapmıyorum, bunu biliyorsun.

içinde olanı çıkarman için bana ihtiyacın var... 

çıkardıktan sonra da güçlendireceğiz evlat... 

güçlendireceğiz ve seni mükemmeleştireceğiz.

eğitimin bitince de, hayatında dahi görmediğin büyük ve elit bir ''alfa grubu''nun üyesi olacaksın.

ve ben, my7... 

sana bunu garanti ediyorum.

şimdiden mükemmel hissetmeye alış ; çünkü ileride bu doz artacak.



sana bu günün hiç gelmeyeceğini söylediler.

fakat dışarıda milyarlarca beta gezinirken, sen buldun beni... 

bu bir tesadüf mü ?

hiç sanmıyorum... 

tesadüf olan tek şey ananın seni bu kadar ezmesine izin veren bilinçsiz bir baban olması... 

fakat, siz bu hataya düşmeyeceksiniz.

sizi tamir ettikten sonra, yetiştirdiğiniz çocuklar da alfa olacaklar.

seni sindirip yok etmelerine izin verme... 

daha önderliğimde yaşayacağın çok şey var.


saha görevi hazır: ''yarın dışarı çık ve gerçekten alımlı-yalnız olan 10 dişiyle en az 5 dakika muhabbet et.

hatta ve hatta ''bu bana verilmiş bir ödev ve ben dişilerle konuşma konusunda sıkıntılıyım. bana yardımcı olursan sevinirim'' diyebilirsin.

eğer yardımcı olmayacaksa, daha fazla mükemmel değişimini etkilemeden ''senin gibi ikinci sınıf kızlarla konuşmamamı tavsiye etmişlerdi'' de ve koşarak uzaklaş.

eğer etkilendiğini düşünürsen TELEFON numarasını iste.

asla çekinme amk, sonuçta 100 gram et.

senin gibi mükemmel ve onların zaaflarını bilen bir erkek için basit bir olay... 

bu ödev sayesinde beta-omega-altın dişi kavramını daha iyi anlayacak ve gözlerinle göreceksin.

hangisi olduğunu anladığında bunu ona söyle ve olaydan bahset.

sıkıcı değil ; zevkli muhabbet et ve sakin ol.

kendine güven, alfanı dışarı bırak ; senin için halletsin.

beden dilinin tam bir alfa gibi olmasına dikkat et ; bunun için tarife gerek yok, içinde var her şey... 

saha görevini de ikinci ödevle aynı ciddiyette yap, elinden gelenin en iyisini yap.

dişileri etkilemek için değil, öğrenmek için yap ; aş kendini... 

saha raporunu detaylıca yaz...  

Vdtky@HOTMAiL.com'a e-mail at ; diğerini ise kardeşlerine ilham-öğrenme kaynağı olması için burada paylaş... 

unutma, sen en iyisin.

orada göster kendini!

Bekliyoruz (3 &5 gün)

LAN olm ne mal heriflersiniz amk... 

reddedilmemek için o kadar kasmışsınız ki, reddedileceksiniz... 

amına çakim, dişilerde mantık yoktur... 

hafif küstah-esprili bir giriş yap.

misalen: ''pardon ama, çok paranız var mı acaba?'' diyebilirsin.

''sebep?'' felan derse, ''eğer çok paranız varsa, sizi etkileyip sevgilim yapacağım da...  orta halli felansan yeteneklerimi harcatma'' diyebilirsin.

LAN orada sulanacaktır... 

''10 dişiyle konuş, etkilediysen numara al'' dedim.

yani üzerinizde bir baskı olmasın.

tüm sokağı çıplak hayal edin, sadece siz giyiniksiniz... 

bu heyecanınızı bastırabilir ; fakat gereksizdir... 

heyecanı bastırma, onu sev... 

tek ve güzel bir dişiyle 5 dakika muhabbet 1 puan, grup dişilerin arasına sızıp 5 dakika muhabbet edebilmek 10 puan, dişinin beta abisinden koşarak kaçmak 2 puan... 

LAN kasmayın... 

zaten onları temelde umursamazsanız, alfa çekimi devreye girecektir.

beklentiniz olmasın, yoksa bir bok olmaz sizden... 

ama yapabilirsin kanka!

sen, bunun için yaratıldın.

ötesi yok... 

bu ödev bugün ve yarın boyunca sürecek... 

yarın geceyarısı saha raporlarını sunanlar ödevi başarıyla tamamlamış olacak.

geri kalanlar ise alfalarına ne büyük ihanet ettiklerini sonradan anlayacak.

ben yine mükemmel yaşantıma devam edeceğim... 

lan zor bir şey değil.

beklentin olmasın ve hayvanlık yapmadan dalga geç, şakalarla takıl... 

asla ama asla etkilemeye çalışma... 

etkilemeye çalışırsan, kaybedersin.

sen eğlen, o etkilensin.

zekice bir açılış yap ve devamını getir lan işte, zor bir şey değil.

bir dişiyi kaldırmaman işten bile değil amk... 

alfanı tetikle ve olacakları izle.

zor bir şey değil amk... 

cidden değil.

ben sırf bu ilk olayları bilmememden dolayı, tam olarak alfa kimliğime ulaşamadan önce çok dişi kaybettim.

fakat şuan gidip eğleniyorum ; ağızlarının suyu akıyor.

hoşuna gitmedi diyelim ki, bir gün çıktı karşıma böyle biri... 

sikimde mi olur amk... 

ben mükemmelim o kaybediyor.

sizin için de aynısı geçerli... 

o dişinin sizi hatırlamayacağını kendinizi teselli etmek için kullanmayın.

o dişinin sizi asla unutamayacağı bir erkeğe dönüştürmesini sağlayın... 

bu içinizde var lan... 

zaten karı gibi korkmanız yüzünden serbest kalmıyor alfanız... 

yarın geceyarısı, saha raporunu istiyorum.

siz yalnız olmak zorundasınız, onların kaç kişi olduğunun önemi yok... 

yanınızda alfanızın olduğunu unutmayın... 


bakın moronlar, bu ödev dediğim şekilde yapılacak.

konuşmak için konuşursanız, ödevi iyi yapan herifleri facebook'ta gizli bir gruba aktarır orada devam ederim ; sizler de göt gibi kalırsınız.

beni suistimal edip de, sizlere kötü şeyler yapmama sebebiyet vermeyin.

dişilerle konuşmak için konuşmayacaksınız.

korkularınızı aşıp, meraklarınızı gidermek adına deney yapacaksınız.

ayrıca, evet tehdit ediyorum.

o kadar yazıya rağmen uslanmayan, anlamayan adamlar varsa, burada yapabileceğim daha fazla şey yok demektir.

sizin bebek bakıcınız değilim.

halen korkuyorsanız, ananız sizi bekler.

bana cesur adamlar lazım ; onlar da ödevi yapacaklar.

inbox'tan gözüme çarpan bir mesajda adam 5 dişiyle konuşmuş şimdiden ve masadan kalkarken ''biraz daha konuşsaydık'' felan demişler ; ''özgüvenim qeldi zamqi xd xd'' diyor.

böyle olursa iyi olur ; fakat bizim amacımız farklı, onu da belirttim.

Tekrar bekliyorum


beyler, maillere göz attım biraz... 

fakat cidden moronsunuz.

''alfa erkeği''ni tanımlayan mallar olmuş.

LAN gerzekler, ben size ''t.c.m.a''yı tanımlamanızı söyledim ; fakat halen anlamamakta ısrar ediyorsunuz.

ve değişim bekliyorsunuz, öyle mi ?

önce cin ali serisiyle okumayı öğrenin ; sonra ipini koparan buraya gelsin.

ben dışarı çıkıyorum ; geceyarısı gibi geleceğim.

önceki ödevde yapılan aptallıkları, bu ödevde de yaparsanız elbette başarılı olamayacaksınız.

ödevi dosdoğru yapanlar da var ; onlar kesinlikle değişecek, bu gayet açık... 

gerekirse onları moronlardan koparırım, yine de eğitimlerini tamamlayın.

siz sadece hakettiğinizi ispatlayın ; zeki ve her şeyi feda edebilecek olduğunu gösterin.

ben ise size hayatın anahtarını vereyim... 

bu kadar basit.

aptal orospu çocukları...


Neyse konumuza tekrar dönelim

''(karakter özellikleri)

alpha, yani sen dostum. çok mükemmeliyetçi bir karaktere sahipsin önce bunu söylemekte fayda var. bunu söyleyince bitmeyecek, mükemmeliğinin yanı sıra kendine daima güvenen, özgüvenli ve kararlılığınla “ben bunu yaparım” havan var. bunların dışında umursamazlığınla, esprilerinle, küstahlığınla, bilgilerinle, her şeyle taşşak geçme eğiliminle (fun with everything MAN!), ikna kabiliyetinle, güvenilirliğinle, manipülasyon yeteneklerinle ve en önemlileri olan mekan ve liderlik özelliklerinle herkesten bir adım öndesin. çünkü sen artık bir alfasın ve muhteşemsin kanka!


(yaşadığı hayat)

bu özelliklerinin benliğinde bulunduğu sıradan bir günde tonlarca kız kaldırman içten bile değil. ki eminim kaldırmışsındırda. artık karakterin öyle bir raddeye gelmiş ki karılardan hepten bıkmışsın. artık kadınlar sana göre basit birer cinsel ihtiyaç objesi. bunlar çok iyi şeyler çünkü bunlar alfalıkla kazandığın aciz betalarda ve uysal omegalarda bulunmayan harikulade özellikler. işte bu yüzden kanka etrafındaki uysal omegalara yol gösterici, bir lider oluyorsun. onları bu dipsiz kuyudan elini uzatarak kurtarmak istiyorsun. elini tutar mı tutmaz mı ona kalmış ama dostum sadece sen ona bu karanlık yolda ışık tutuyorsun! bunlar çok iyi şeyler çünkü bunlar alfalıkla kazandığın aciz betalarda ve uysal omegalarda bulunmayan harikuladelikler. işte bu özelliklerinle yaşadığın hayat “mükemmellik” diye adlandırılan seviyenin en tepelerinde sürüyor. bir dünyan var ve herkes senin o dünyana imrenerek, kıskanarak ancak uzaktan bakabiliyor. Sikinde değil dışarıdan bakanlar. çünkü sen alfasın dostum, sikine takarsan alfa olamazdın!


(sevgilisi)

evet dostum, artık dişileri sadece bir cinsel ihtiyaç obje olarak gördüğün için seni tatmin etmiyorlar. sana seni tatmin edecek bir dişi lazım: altın dişi!

evet dostum, sen sadece bir altın dişiyle ciddi bir ilişki yaşayabilir ve belki de evlenebilirsin. bu yüzden çocuklarının da doğuştan birer alfa olması içten değildir. çünkü altın dişi yani alfa dişi asla diğer beta kevaşelerine benzemez. kesinlikle ve kesinlikle duygularını birkaç iltifatla esir alıp yatağa atamazsın onu. yani beta erkekler senin gibi onun da sikinde bile değildir. işte bu yüzden bir altın dişi sadece ve sadece bir alfa erkeğine yar olmak ister. burada alfa erkeği sen oluyorsun dostum, sevgili kız arkadaşında bize bahsettiğin üzere kesinlikle bir altın dişi.

sana hayran, sana bağımlı… bir altın dişiyi dahi kendine öylesine bağlayabilen karakter olduğun için, ulaşılmazsın! sana sadece izin verdiklerin ulaşabilir ve ulaşabilenlerin senin gözünde az çok değeri mutlaka vardır.


(dişilere nasıl davranır)

dişilerin anatomisini çözmüş olduğun için, dişilerin amacını anlamıştın. ki onların bu iğrenç amaçlarıdır seni alfalığın o kusursuz yoluna sürükleyen. intikam alma duygusunu en başta iliklerine kadar sende benim gibi hissettin kanka, evet! kızlarla yatmak bahane, intikam almak şahaneydi resmen! işte bu böyle sürdükçe kadınlar değersizleşti senin gözünde. kadınlar değersizleştikçe daha çok kadın geldi daha çok ve daha çok.. çünkü  sen bir alfaydın ve bu siktiğim kevaşeleri ilgisizliğe öylesine tav oluyorlardı ki resmen bir “woman MAGNET” idin. her mekanda her köşede kızları tereyağından kıl çeker gibi kaldırman ve onları sümüklü peçete gibi tekrar çöpe atman onları daha da sana bağlıyordu. çünkü amk bu kevaşelerin içinde var, ilgisizlik bunları köle ediyordu!


(erkeklere nasıl davranır)

işte bir önceki paragrafta bahsettiğim gibi, bu kevaşelere gösterilen ilgisizlik bunları bir erkeğe öylesine köle ediyordu ki. kendilerince çözüm aradılar ve sonunda buldular: aşk!

erkekleri asırlardır böyle aldattılar! peki kim bu aldananlar: betalar ve çoğu omegalar. ama özellikle betalar. işte bu betalar bu oyuna öyle bir geldiler ki, karıların götlerini yalamak için türlü şaklabanlıklar yapmaya başladılar. ama sen alfaydın dostum ve senin alfa neslinin davrandığı gibi davranman gerekiyordu: betaları aşağılayarak! onları önemsemeyerek! onlara güvenmeyerek!

işte bu tip erkeklere davranış biçimin tamamen bu olgulardan alıyor temelini. “betalara güvenme!”

ama omegalar farklıydı gözünde. çünkü onlar sessiz karaktere sahip uysal kişiliklere sahiptiler. bu yüzden omegalar daha değerliydi bir betaya göre gözünde. peki ya diğer alfalar? işte dostum senin bu dünyada asıl anlaşabileceğin kişiler onlardı ve biliyordun bunu. haydi koş, kucaklaş alfa dostlarınla! teammate’lerine sırtını güvenle yaslayabilirdin, çünkü biliyordun onlarda senin gibiydi; güvenilir ve sözünün eri!


(kendine neden güveniyor)

evet dostum onlar tıpkı senin gibi güvenilir ve sözünün eriydi. işte bu yüzden için daha da özgüvenle doluyordu etrafındaki diğer alfaları görünce. sen yalnız değildin, zaten yalnızlığın kadınlarla giderilemeyeceğini çok iyi biliyordun. yalnızlık dostluklarla giderilirdi ve senin en iyi dostların kendi neslindi: alfalar!

bunu farkettiğinde affetmedin, am üstünde am bırakmadın. bunu farkettiğinde mülakatlardan alnının akıyla çıktın. liderlik özelliklerin daha da güçlendi. çevren daha da genişledi. iş hayatın muazzamlaştı. alfaydın ve alfalık yolunda kendinden neden emin olduğunu belirledikten sonra çok daha sağlam adımlarla ilerliyordun!


(kendine güvenmese ne olurdu?)

eğer olurda etrafında zerre başka alfa olmasaydı dostum, sen seni sen yapan özelliklerini kaybederdin. betaları ezmek ve omegalarla takılmakla sadece bir yere kadar idare edebilirdin. bu yüzden çok şanslı birisi olduğunu belirtmeliyim kanka. alnının akıyla alfalığını sürdürüyor, dünyaya yeni alfalar kazandırarak alfa dostluk çemberini olabildiğince genişletiyorsun. bu yüzden kaybetmeyeceksin! çünkü sen ve peşinden gelen bizler, hepimiz mükemmeliz! hepimiz inanıyoruz!


(hangi konularda üstünsün benden?)

alfalık çemberini genişletmeye başladığın andan itibaren çeşitli yazılar yazıp moderatörlükler yapıyorsun elit grubuna. yönlendirmeler yapıp bizi alfalığa sürüklüyorsun. dostum "sen" olmak için eksiklerimi söylemek gerekirse; daha sağlam özgüven, küstahlık, manipülasyon ve ikna kabiliyetlerin, ve her şeyle taşşak geçme eğiliminle benden üstünsün. bu eksikliklerimi yama izi kalmadan tamamlayacağına da yürekten inanıyorum kanka.


(insanlardan hangi konularda üstün?)

yukarıda belirttiğim özellikler bir omegadan üstünlüklerini anlatıyordu. bir betadan üstün olduğun yönleri anlatsak bitiremeyiz ama kısaca deneyelim bunu da dostum. sen liderlik, güvenilirlik, dişileri umursamama, dişilere küstahca davranma, yalakalık yapmama, özgüven sahibi oluşun, kendinden emin tavrın ve kararlılıklarınla aciz bir betadan kat be kat üstünsün. çünkü sen alfasın dostum ve senin değiminle tüm kuralları değiştiriyorsun... 


(hangi özellikleri onu etkileyici-farklı kılıyor)

betalardan ve omegalardan bu şekilde üstün olman seni diğer insanların özellikle dişi olanların gözünde çok farklı kılıyor. basit bir beta dişisi bile seni kolaylıkla diğer erkeklerden ayırabilecek konumda, çünkü sen farklısın dostum. farkını hissettirecek kadar farklısın. vücudun, beden dilin, göz temasların “ben alfayım!” diye haykırıp duruyor. söyle bana dostum, buna hangi ....... çocuğu karşı koyabilir? bu mükemmellik karşısında insanoğlu ne yapabilir ki?

sen mükemmelsin ve beni de mükemmel yapacaksın liderliğinle. işte bu yüzden farklısın!

diğer insanlar gibi insanın götüne tekmeyi koymazsın, güvenilirsin. işte bu yüzden farklısın!

aciz betalar gibi arkadan konuşmaz yüzüne söylersin. mertsin, dürüstsün. işte bu yüzde farklısın!

sinirlendiğinde karşısındakiyle taşşak geçebilecek kadar eğlencelisin. işte bu yüzden farklısın!

kime değer vermen gerektiğini kime vermemen gerektiğini bilirsin. işte bu yüzden farklısın amınakoyayım bu yüzden!


ben anlattıklarını harfiyen dinleyip harfiyen uygulayacağıma söz veriyorum ve biliyorum ki bir alfa sözünden asla dönmez!


eyvallah.''


''alfa.. yani sen..

kendine güvenen biri olduğun apaçık ortada..

ve bunları okurken göğsünün kabardığını ve kabaracağını da tahmin etmemek güç değil..

ortamda da hep aranan bir kişisindir sanırım..

daima eksikliği hissedilecek tiplerden..

neden böyle olduğunu sorguluyorum da..

galiba sadece kendin olduğun için

öyle mi ?

..

kendin olmak kelimesi de sanırım alfayı serbest bırakmak anlamına geliyor..

bu sayede güçlüsün..

kendine güveniyorsun

ve özgüvenin de olabilecek en üst seviyede..

benim gibi değilsin..

mesela dişilerle bi muhabbete girdiğinde içinde en ufak bi heyecan yoktur ve olmaz da zaten..

çünkü korkmuyorsun..

hata yapmaktan..

hata yapsam da ne olur ki zaten sikimde mi ? havasındasın belki de..

evet sanırım öyle..

evet düşünüyorum da öyle olmak lazım..

öyle olmak..

kendinden başka kimseyi umursamamak..

hayatı kendi akışına göre yönlendirebilmek..

evet tam da söylediğim bu..

böyle olmak lazım..

sende olan da bu zaten..

..

ama..

ama bunları yapan senin sahip olduğun doğuştan bi yetenek değil..

bunu görebiliyorum..

samimisin yazılarında da zaten..

alfa..

içindeki alfa seni bu kadar eşsiz kılan şey..

evet tam da bu.

..

alfa sayesinde umursamaz olmanın yanı sıra iyi bi analiz yeteneğin de var..

karşındakini kim olursa tanıyorsun..

ve her zaman karşı saygııya hazırsın..

çünkü özgüvenin o kadar üst seviyelerde ki..

otomatik bi mekanizma hepsi..

hepsi de bir makinanın dişlileri gibi..

birbirine bağlı..

ama aç kapa düğmesi alfa nın elinde..

yani alfa olmazsa..

sen de bir hiçsin..

aslında burda bahsetttiğim sen değil alfan..

Götün kalkmasın yani hemen... 

çünkü bu bi yetenek değil..

ve şans da değil..

bunu bize sen öğrettin.

..

hissediyorum..

içimdeki kıpırtıyı hissediyorum..

belki henüz uyanmadı ama o içimde..

o his..

bunu hissetmek bile paha biçilemez..

alfa..

ne kadar da asil bi isim değil mi?

... 

evet ..

alfa..

beni ben yapacak olan

ve aynı zamanda seni de sen yapan şey..

onu serbest bırakmam gerek biliyorum..

ama yardımına ihtiyacım var..

en azından süreci hızlandırmak için..


daldım gittim bak hayatını anlatacaktım sana..

kendine ne kadar güvendiğinden bahsetmiştim..

bunun yanında karşındakini tanıdığından da..

dostun da olsa düşmanın da..


evet öyle imrenilecek bi ortama sahpsin ki..

bunu açıkça söyleyebilirim.

arkadaş grubun benim belki de hayatım boyunca sahip olduğumdan fazladır..

olabilir..

bu da alfanın getirileri senin değil..

..

düşünüyorum da ..

herşey güven meselesiyle bitiyomuş sanırm..

kendine güvenebilme meselesi yani özgüven..

bu herşeyin yapıtaşı..

karşındaki kişinin gözlerinin içine rahatlıkla bakabiliyorsan asıl sebep bu..


ama..

ama düşmanını tanıyabilmek ayrı bi olay..

bu bir dişi de olsa , bir beta da olsa öyle..

al sana alfanın bir getirisi daha..

... 

dişilerden bahsedersek..

onların bilincini adeta altüst edebiliyorsun..

gerektiğinde centilmen olup,

gerektiğinde ağır ve küstahça dalga geçebiliyorsun..

bu sayede error hataları sıralanıyor..

ve tutulma işlemi başlıyor..

evet başta bunun tiple de alakası olabileceğini düşünüyordum ama

gerçekten değil..

yani değilmiş..

sayende biraz olsun öğreniyoruz bak..


eşsiz olmana gelince..

buna başta sen inanıyorsun ve..

bu sayede diğerleri de büyüye kapılıyor..

herkesi buna inandırabiliyorsun..

zaten başta sen inanmasan..

bunu nasıl başarabilirsin ki ?

..

kendine güvenmene gelelim tekrar..

birçok şeyin yapıtaşına..

anladığım kadarıyla umursamazlık..

bu sayede kendine bu kadar güvenebiliyorsun..

çünkü zaten..

birçok kişiyi durduran toplum baskısı değil mi ?

belki de dediğin gibi anaların da payı var bunda..

öyle yapma böyle etme..

ya boşversene sen..

istediğimi yaparım diyebiliyorsun..

bu sayede özgüvenin atmosferin derinliklerine kadar uçup gitmiş..


valla ben seni anlatmaktan yoruldum..

ama sen umursamaz..

ve bu sayede özgüvenli..

karşısındaki kişiyi iyi analiz edebilen..

ve onu tanıyan..

hayatının akışına kendisi yön veren..

kendi isteklerini yine umursamazlık sayesinde ön planda tutan..

yani kafasına göre yaşayan... 



kişilik;


kendisine güveni tam her şeyi nasıl yapabileceğini bilen devamlı araştırmak öğrenmek ve daha ileriye gitmeyi kendisine hayat felsefesi edinmiş her konu hakkında bilgi sahibi ve bir iki laf edebilecek seviyede. olaylara mantık çerçevesinden bakan duygusallığa yer vermeyen insan. genellikle rahat tavırlara sahip bu rahatlığının sebebi ise kendisine olan güvenin tam olması ve bu rahatlığının getirdiği bir umursamazlığa sahip yani bunların hepsi biribirini tamamlayan özellikleri. sözünde duruyorsun ve bunun getiri olarak sana herkes güveniyor kimse senin olduğun bir yerde arkasını kollamak zorunda kalmıyor.


yaşadığı hayat;


iş hayatında gayet başarılı işi hakkında her bilgiye sahip tam donanımlı ve kendisini geliştirmek için her şeyi yapan insan. muhtemel olarak sosyal ilişkilerin yoğun olduğu bir işle uğraşıyorsun. hayatını rahat bir şekilde sürdürebilmek için para kazanman gerektiğini bildiğin için işinde de gayet başarılısın ve gayet güzel bir para kazanıyorsun işinde aranan adamsın. sosyal hayatında ise her daim randevusu olan devamlı birileri tarafından çeşitli aktivitelere çağırılan bir insansın.bu yüzden zaman zaman hepsine yetişemiyor ve insanları kırmak zorunda kalıyorsun. ailenle olan ilişkierin ise gayet sağlam hayatında herkesten fazla onlara değer verdiğini çevrendeki herkesin anlaması zor olmuyor. hayattan keyif almayı biliyorsun keyiflerin ve zevklerinden kesinlikle taviz vermiyorsun. biliyorsun ki onlar seni sen yapan ve hayatı yaşanılır kılan şeyler.


erkekler ile ilişkileri;


bulunduğun ortamda herkesi domine ediyorsun genelde erkek arkadaşlarının hepsi seni çok seviyor ve ağzından çıkacak bir kaç kelimeye bakıyorlar zamanalrını güzel geçirmeleri için. arkadaşlarını domine etmene rağmen hiç biri senden nefret etmiyor hepsi sana saygı duyuyor ve sende onlara saygı gösteriyorsun. seninle iyi anlaşamayanlar ise beta erkekleri bir alfa olarak hiç biri ile iyi anlaşamıyorsun aslında onlar seninle iyi anlaşamıyor yoksa zaten sen onlarla eğleniyor ve onların enerjisini çekerek kendi enerjini yüksltiyorsun. yani tüm erkek ortamlarında sevilen adamın dibi olarak anılan bir insansın.


kadınlar ile ilişkileri;


kadınlara karşı gayet centilmen bir adamsın yeri geldiğinde romantiksin kendine güvenin ve kişilik özelliklerin sayesinde kadınları cezbetmek için ekstra bir şey yapmaya gerek kalmıyor ve onlar doğal olarak sana geliyor ve kendilerini sana beğendirmeye çalışıyorar.bu yüzden kadın ilişkilerinle ilgili olarak pek bir şey yazmıyorum çünkü kadınları kendine çeken sensin ve senin kişiliğin bu yüzden senin kişilik özelliklerinde bağlantılı olarak onlarda sana geliyor ve kadınlarla ilişkilerin mükemmel sadece kendin olman yeterli.


benden nelerin üstün


kendine güven ve yaşama enerjim senin kadar yüksek değil bu konular dışında herhangi bariz bir fark göremedim. benim buradan bakıldığında böyle görünüyorsun panpa.


daha önceki yazıyı yazdığımda vaktim kısıtlıydı o yüzden tekrar düzenledim''


''alfa erkek içindeki potansiyeli keşfetmiş olan erkektir. potansiyelinin farkında olan ve bunu %100 olarak dışarıya yansıtan insansın. günlük hayatındaki bütün ilişkilerde; gerek sosyal, gerek dişilerle olan cinsel çekimini sonuna kadar kullanmaktadır. özgüven zaten insanın sahip olması gereken bir özelliktir. ancak bu koşullarda anneleri tarafından törpülenerek yetiştirilen tabiri caizse fanus içinde veya ana kuzusu dediğimiz günümüz şartlarında erkeklerin özgüvensizliği çok fazla dikkat çekmektedir. böyle bir ortamda they call me alpha zaten özgüveniyle dikkat çekmektedir.


açık konuşmak gerekirse kendimi de teraziye koyduğum zaman özgüven konusunda hayatımın hiçbir döneminde sıkıntı yaşamadım ama klasik kız tavlama teknikleri vs. gibi saçmalıkları hayatımda okumuşluğum da yoktur. ancak senin başlığın ve anlattıkların çok farklı. konuya sadece "am" gözüyle bakmıyorum ben. benim için bundan çok daha fazlasını içeriyor ve daha da önemlisi hepsi bildiğim şeyler. ama bilinçaltımda kalmış ve dışarı çıkmayan şeyler. bunun için they call me alpha yaptığın iş çok doğru ve aydınlatıcı. olaya şu çerçeveden bakarsak; insan beyninin %2-3 ünü falan kullanıyor. biraz daha fazlasını kullanabilenler dünyada "dahi" olarak adlandırıldılar.


şimdi alpha karakteri içinde mevcut olan ancak onu kullanamayan erkeklerle dolu dünyada bu potansiyeli %100 ile kullanan they call me alpha için kullanılacak tabir az çok belli olmakta.


seniin yazını okumaya başladıktan sonra başıma gelen olayları özelden sana mesaj atarak da yazmıştım. içimdeki potansiyeli dışarı tam randımanlı çıkarmak istediğim için sonuna kadar seni destekliyorum betalar ve onların atmaya çalıştığı çamurlar kesinlikle etkisizdir. sonuçta altın çamura da düşse altındır. ''


''sen yaşayan adam


hayatta her istediğini elde edebilirsin


kimse senden daha güvenilir olamaz


dışarıda yaşayan aciz betalara baksana bir


hayatları dişilere bağlı köle gibiler


sen özelsin yaşayan adam


hahahah kahkaha attın değil mi yaşayan adam


seni daha çok güldüreceğim


kimsenin ne dediği umurunda değil biliyorum


iyi veya kötü farketmez


hayatta eğlenecek o kadar çok şey var ki


tabi sen birçoğunu yaptın


şimdi aciz betaların halini düşünerek görerek eğleniyorsun


yaşayan adam kimse seni elde edemez


sen çok özelsin yaşayan adam çok


dişileri çok iyi tanıyorsun


onların bizi törpülediğinide biliyorsun sen öğrettin amk


onlarla birlikte olmaktan o kadar sıkıldın ki


bu işi stres atmak için yapıyorsun


altın dişinle mükemmel vakit geçiriyorsun


senden iyisini bulamaz o


kızların tam istediği adamsın yaşayan adam


onlar senin oyuncağın oyna oynanlarla


erkeklere liderlik EDEN sensin yaşayan adam


hepsinin lideri sensin yönet onları


hahahah kahkaha attın değil mi yaşayan adam


kendine kendin olduğun için güveniyorsun sen


güvenmeseydin bunların hiçbiri olmazdı yaşayan adam


ne sen bana bu yazıyı yazmamı nede ben sana bu cümleleri kurmuş olurdum


yaşayan adam sen benden üstünsün


gerçek hayatı sen yaşıyorsun, yaşıyorsun


insanları ekti altında bırakıyorsun


iletişimin konusunda üzerine yok


tüm insanlardan üstünsün sen hiç birinin yapamadığı şeyleri yaptın sen


tüm insanları konuşmanla etkiledin


belki de iş hayatında çok iyi bir yerdesin alpha olduğun için


güvenilir, umursamaz, başarılı ve bulunduğun ortamda lider olmak


seni özel yapan şeyler unutma sen kendinsin en önemlisi


hahahah kahkaha atıyorsun yaşayan adam


beni sen dirilteceksin ama


benim senden geri kalır bir yanım olmayacak


gün gelecek bende insanlara rehberlik edeceğim


yol gösterip betalarla eğleneceğim


yaşayan adam yazıyı oku ve kahkaha at bunu istiyorum senden''


alfa nedir: içimizdeki ateştir bir nevi, herkesin istediği dışardan gelmesini beklediği bir güçtür alfa, bizden biridir tek farkı tecrübedir. umursamaz ve bir o kadarda mutlu birdir o hayatı yaşamasını kendi öğrenmiştir ne yapıyorsa kendi için yapıyordur, kendisinin diğer kişilerden üstün olduğunu biliyor asla kuşkusu yoktur


karakter tahminleri: her konuda bilgisi vardır onun için hayat kafsına göre yaşamaktır sadece kendisi için birşeyleri göze alır, hayatta dalga geçer mutluluğu her daim gidebilecek libidoya sahiptir, kendinden hiçbir zaman şüphe etmeyen zekasıyla insanlara ders vericek kadar taşşaklıdır


yaşadığı hayat : iş hayatında sevilmese bile kendisine muhtaç bırakan biridir, arkadaş ortamında aranan kandır, sosyalliği insan sayarsak giderek öldürür. konuştuğunda küçük çarlı abra kadabra etkisi yaratır.


sevgilisi: alfa erkek olduğunu fark ettiğinde sevgilisi sadece altın dişi olur, altın dişi onu o olduğu için sevdiğinden asla beta veya omega erkeğe dönüştürmek için testler yapmaz.


dişilere nasıl davranır: onlara duymak istediği şeyleri söyler sevişmek istiyorsa sex yapar muhabbetse muhabbet dostluksa dost kurar, genelde alfa çekiciliği olduğunda her amlı potansiyel dost/sevgili adayı olur. alfa erkeği duruma alıştığı için altın dişisinden başkasını çoğunlukla siklemez


erkeklere nasıl davranır: alfa erkeğinin karakteri sağlam olduğundan asla menfaat için erkeklerle dostluk kurmaz, erkekleri ayırarak kendine dost bulur asla beta erkeğiyle dost olmaz omega erkeğiylende çoğunlukla dost olmaz. kendisi kültürlü zeki ve sıradışı olduğundan arkadaşlarıda ona benzer. eğer ılıksa, onu bilmiyorum oraya gelmedik


kendine neden güveniyor: kendine güven artık içgüdüsel olarak vardır, kendini tanıdığı için kendine inanılmaz güvenir. alfa erkeğinin kendine güveni ördeklerin doğuştan yüzme bilmesiyle aynıdır dediğim gibi içgüdüsel.


kendine güvenmese ne olurdu: kendisi olmazdı benim gibi bu sorulara cevap verirdi muhakkak, ezik bir betanın saygıısında hayata küserdi herhangi bir beta dişisinin peşinden koyar uff snane be slk .s.s davranışına mağdur kalırdı.


hangi konularda üstün senden: misal kıyma kavuruyorsunuz ve kavurduğunuzu anladığınızda ocağı kapatırsınız işte bu alfadır. ben ise dolaptan donmuş vaziyette erimesini bekleyen kıymayım. şuan onun yazdığı yazıyı ben okuyorum işte bu kadar üstün


insanlardan hangi konuda üstün: çoğu insanın özendiği birisi, kadınların büyüttüğü erkek neslinden çoğu hatta her konuda üstün biri. tecrübesiyle ve insana hitap tarzıyla üstünlük abidesi.


hangi özellikleri onu farklı-etkileyici kılıyor: kendi düşüncesini bizim düşüncemiz gibi göstermesi, sınırsız özgüveni ve doymak bilmeyen bilgi açlığı. sağlam karakteriyle diğer insanlardan yeterince farklı


not. insan okuyacağı için abartmadan yazdım ''



''karakter tahminleri : they call me alpha, hayatındaki istediği bütün amaçlarına ulaşmış bir alfa erkeğidir. sokakta gören her erkeğin içten içe özendiği (betaların istemediği), her dişininse ağzının suyu aka aka izlediği erkek tipidir. ama bu olay yakışıklılığından ya da görünüşünden değil, tamamen artık gözlerinin içinden, hal ve hareketlerinden patlayan özgüvendendir. alpha mutludur, çünkü hayatını istediği gibi yaşamaktadır. kendine güvenir, rahattır, ve elde edemeyeceği hiçbir şey yoktur, ve bunu da dışarıya mükemmel şekilde gösterir. ihtiyaçları yoktur, sadece istedikleri vardır, ve onu da elde eder.


yaşadığı hayat : bunu uzatamam, çünkü alpha tamamıyla istediği bir hayatı istediği şekilde yaşar, spor yapar, eğlenir, hayatını kendi yönlendirir, bu yüzden de karakterindeki gibi mutludur. istediği kadını elde edebilecek yeteneğe sahiptir. cinsel hayatı tahminen çok eşli, hayatını paylaştığı da bir altın dişi var.


sevgilisi : alpha'ya yakıştığı gibi sevgilisi de altın dişidir. trip atmaz (atamaz, altın dişi olduğundan zaten gerekte duymaz karakterinde yoktur), betalar gibi davranmaz, özgüven ekgiblikleri yoktur, zaten altın dişi olduğundan gereği de yoktur. istediği kadını elde eder ama altın dişi onu mutlu ettiğinden onunla yaşamakta önemli ve güzeldir.


dişilere nasıl davranır : bütün sorularında cevabında olduğu üzere, istediği gibi. artık dişileri omur iliğine kadar tanıdığı için, herhangi bir şey yapmak zorunda kalmaz. dişiler onu takip eder, onun ağzından çıkacak kelimeye bakarlar. çünkü alpha öyle ister. isterse rahat davranır taşağını geçer eğlenir kızla, isterse ciddi olur takmaz kızı. bir nevi havaalanlarındaki dergilere davrandığımız gibi davranır. isterse alır eline zaman geçirir, isterse gibine bile takmaz, isterse alır eline kendine rüzgar yapar.


erkeklere nasıl davranır : dominedir, erkekler arasında liderdir, o yüzden alpha'yı erkeklerin çoğu istemez (genellikle betalar). betalar alpha'ya saygıı girişiminde bulunur, onu ortamından atmak ister, ama alpha oraya geldiğinde zaten onun ortamı gibi bir şey kalmamıştır, alpha artık oranın sahibidir, isterse silme erkek olsun ortam, isterse dişi. alpha beta erkeğine isterse anan der gibine takmaz, isterse onu yerin dibine sokar kılını kıpırdatmadan, bazense bir bakışı bile yeterlidir, ama sonuç hep betanın evde kendi kendini parçalamasıyla biter. omega erkeğineyse her alfa gibi anlayışlıdır alpha, onu eğitmek ister, sırf bir omeganın hayatındaki değişimi görmek ve mutlu olmak için. isterse de yapmaz amk bu kadar da basittir.


kendine neden güveniyor : çünkü o zaten alpha'dır, istediği her şeye sahiptir ve isterse alabilir. sadece alpha değil her insanoğlu istediğini alırsa kendine güvenmeye başlar. o her istediğini yapar, alır, ya da almaz. etrafındaki her şey onun isteklerine ve yaşam seçimlerine bağlıdır. bu da onun kendine güvenini sağlamaya yeterde artar bile.


kendine güvenmese ne olurdu ? : zaten kendine güvenmeseydi alpha alfa olamazdı. isteklerini gerçekleştiremez, yaşamını yönlendiremez, hala bir beta, ya da keşfedilememiş bir omega olarak kalır ve yaşsevgi devam ederdi. bir omega mutluluğunda olabilir, ya da bir beta olup beta dişisi bulup onun dırdırını çekebilir, mutlu olduğunu zannedebilirdi. ama olmadı, o kendini keşfetti ve alpha oldu. zaten o yüzden kendine güveni var.


hangi konularda senden üstün ? : bir kere ortam onun. bir başlık açtı, insanlar için "MASTER" oldu. he böyle olmasını, insanları köpek etmek istediği için değil, gibinde de değil ihtiyacı yok, sadece bu başlığı açmak, insanları değiştirmek istediği için. sonra bütün yazıdır tekrarladığım şey var, isteklerini anında yapabilecek durumda. sonra mutlu. özgüveni tavanlarda. insanlığın bitiş noktası yani kısacası benim yanımda. ama onun önderliğinde, benim, ve benim gibi bu yola baş koymuş bir sürü kardeşimin, hayatlarını değiştirip bir alfa yolunda ilerleyeceğiz.


hangi özellikleri onu etkileyici kılıyor : özgüvenli olması bir kere bütün insanların istediği bir şey. (tekrar amk) her istediğini yapabilmesi, isterse yapmaması, isterse kayıtsız kalması. bu istek olayını sürekli yazmamın sebebiyse diğer insanlar çoğu zaman istediklerini yapamaz gerek özgüvensizlik olsun, gerek "sonra anam babam ne der?" geyiği olsun, ama alpha'nın fark ettiği mevzu var, hayat onun hayatı LAN onunla beraber 15 kişinin değil. istediğini yapar. sonra her girdiği ortamın lideri o olması çoğu insanın donunu ıslandırtan özelliklerden. ulaşılmazlığı da keza öyle. o isterse seni yanına alır, istemezse de almaz. onun dediği olur her zaman. bütün bunlardan da düşmanı çok, ama onun gibinde değil, çünkü parmağını şıklatsa mağaralarına geri döneceklerini biliyor. bir de beni en çok etkileyense bu manipülasyon arkadaş çocukluğumdan beri çok ilgilendim ama müthiş çaba gerektiriyor, müthiş kafa yormak lazım, ama adam bu olayı aşmış durumda artık, o yüzden bu özelliği de diğerleri gibi muhteşem.


ayrıca beyler, söylediğim gibi her şey... 

ben sadece ışık olurum, gideceğin yolu seçmek senin görevindir.

burnunu sürte sürte doğruyu bulmak yine senin görevindir.

her olayda tekrar güvenini bulmak senin görevindir.

ben seni kalıba sokmak gibi bencilce ve basitçe bir şey yapmam ; ben zor olanı seçip seninle ilgilenirim ve senin kendi kalıbını oluşturmanı sağlarım.

ya kendin olursun, ya da kaybeden... 

ötesi yok...


ayrıca beyler, omega dişileri uysaldır, muhabbet edilir, yatılır, eğlenilir ; onlar iyi dişilerdir.

fakat hepsi 70 düzeyindedir 100 üzerinden... 

altın dişide hepsi %100 olduğu için, tabii ki altın dişiyle karşılaştırılamazlar.

fakat her birlikte olduğunu altın dişi yaparsan, sadece boşuna uğraşmış olursun.

omega dişileri de TEST yapar fakat basit ve uysal testlerdir ; terslediğin zaman tekrarlamaz.

o nedenle betalardan da katlarca kez üstündürler...


motivasyon istiyorsanız, altın dişinizi bulun... 

fiziki-zihinsel-duygusal açıdan gerçekten eksiksiz bir dişinin size tapması sizi MOTiVE eder.

fakat, benim motivasyona ihtiyacım yok... 

çünkü ben, benim ; bu yeterli bir motivasyon sebebi... 

ayrıca altın dişiler de şans işidir.

yani kimisi %95 saftır, kimisi %100 saftır... 

size burada aktarılan yetenekler kusursuz, kullanın onları orospu çocukları!

hepinizin %100 saf olan altın dişiyi bulacağına inanıyorum ; siz bunun için yaratıldınız ve yeniden doğdunuz.

fakat benim %300'lükler için yaratılmam sizin isteğinizi baltalamasın zaaaaaaaa


başka dişilerle yatmıyorum ; çünkü dişim beni her özelliğiyle, her ortamda tatmin ediyor.

flörtleştiklerim var fakat bunu ona söylüyorum.

''bak yine peşimi bırakmıyorlar'' felan gibisinden... 

elbette mazur görüyor.

ancak... 

onun hiçbir erkekle ilişkisi yok ; çünkü benden sonra tanıdığı her erkek ona basit ve kadınsı geliyor.

ben çatır çatır yine dişi avlarım ; çoğu TELEFON numarasını veriyor halen... 

fakat gerek yok.

öyle hızlı bir hayat yaşasam, şuan burada olmam, değil mi ?


bakın şimdi orospu çocukları... 

belli ki size iyilik yapmak isteyen yahut ananızın yapamadığı size bakma işini benim yapacağımı anlayabilen moronlar olabilir ; ki, başlığın altındalar dün de kendilerini gösterdiler.

bakın adi ikinci sınıf acizler, ben mükemmelim.

bununla bir probleminiz olduğunu sanmıyorum ?

varsa, siktir olup gidebilirsiniz ; yahut ben sizi yok ederim, seçim sizin... 

anlamadığınız bir diğer nokta, benim size davranma biçimimi samimi bulmanız ve size değer verdiğimi sanmanız... 

bakın adi orospu çocukları, benim size davranmam, sizin bana davranabileceğiniz anlamına gelmez ; ananıza sığınabilirsiniz yahut aciz esprilerinizi onun üzerinde deneyebilirsiniz.

burayı birkaç anasız orospu çocuğunun at koşturduğu, müzik paylaşıp eğlendiği bir FORUM olarak düşünen liseliler de olabilir ; siktir olup gidebilme haklarını kullanabilirler.

bu başlıktan, sadece istediklerimi değiştiririm.

işin kilit rolü bende... 

ne ödevler, ne yazılar... 

altın vuruş herkese olacak mı sanıyorsunuz aptal herifler ?

sadece hakedenler kazanacak altın vuruşu... 

ödevler, üzerinizde yaptığım deney-testler bunu belirleme adına ; elenen acizler oldu tabii ki... 

betalığını gizlemeye çalışanlar çıktı ortaya... 

LAN sapık orospu çocukları, benim neler yapabileceğimi gördünüz... 

bir betayı depresyona rahatlıkla sürükleyebileceğimi de gördünüz, defalarca... 

o yazılar herkese açık ; fakat o yazılardan özel eğitim alanlar da mevcut... 

ben, her şeyi yapabilirim orospu çocukları.

benim basit sınırlarım yoktur... 

bunu artık kabullenin, ya da siktir olup gidebilirsiniz.

okucu, popülarite felan istemiyorum ; bu amk çöplüğü zaten başlı başına saçma bir oluşum... 

panpa ne orospu çocukları ?

gerzek herifler, otoriteler sizi çıldırtıyor, değil mi ?

aciz piçler... 

değişim, sadece benim istediklerimi bulur.

sizler de köpek gibi bu başlığı takip edecek ve dediklerimi yapacaksınız ; söz konusu olan sizin hayatınız, benim eksiksiz yaşantım asla değişmez.

aramızdaki ilişki bir sith'in hocasıyla olan ilişkisi kadar ciddidir, kendinizi kollayın.

benim yerim, benim değişimim, benim kurallarım, benim isteklerim... 

bunlarla problemi olanlar siktir olsun gitsin.

yahut kalsınlar... 

kalsınlar ve iyi yönde değiştiklerini sanıp eksilere düşsünler ; hatayı kendilerinde arayarak hayatında hiçbir şey başaramamış olmanın verdiği acizlikle gebersinler.

sizin hayatınız, sizin kararınız... 

ben, en iyiyim ve sizler de iyi olacaksınız.

fakat dişilere yapması gerekenleri yanlış alıp başlık altında uygulamaya çalışan beyinsiz orospu çocukları, başlık bitince de beyinsiz orospu çocukları olarak kalacaktır.

açıklamam gereken başka bir şey kaldı mı ?

liselilik yapıp zamqileriyle takıldığını düşünen, yapılan işin elitliği ve ciddiliği hakkında hiçbir fikri olmayan gerzek orospu çocuğu kaldı mı ?

beta olmadığı konusunda kendini kandıran aptallar, kendinizi kandırmanızı benim size düşündürdüğümü halen farkedemediniz mi ?

tabii ki edemediniz... 

ben bebek bakıcısı değilim orospu çocukları.

ben hayatınızda görebileceğiniz tek alfayım... 

benden faydalanabilen ve eğitimi alan çıraklar elbette var ; fakat mantığı anlamadığı için sınırları olmayan bir hayattan olan birçok orospu çocuğu da oldu.

rakibin değilim, asla beni rakip olarak görme hatasına düşme ; yoksa çok çabuk düşersin oyundan... 

ben senin ustan ve efendinim ; amacım ise seni diğerlerinden üstün kılacak yeteneklerini harekete geçirmek... 

bu bir oyun ve benim koyduğum kurallar var.

eğer uyarsan, ben sana bunun ödülünü veririm.

eğer uymazsan, ödül olarak harekete geçirilecek bir yeteneğin kalmayana dek, her yazımla yok ederim bilinçaltını... 

evet, bu bir tehdit... 

eğlenceli bir tehdit ; çünkü depresyonun eşiğine sürüklediğim ve çocuklar gibi ağlattığım kazık kadar erkekler-dişiler oldu hayatımda... 

bunlardan biri olmak yerine, diz çök önümde ve yükselmeyi bekle.

çünkü sen ananın yüklediği beta egonu parçalarsan, ben daha iyisini yapacağım ; bunu hissediyorsun, söylememe dahi gerek yok.

ben mükemmelim orospu çocukları, her şekilde siz kaybediyorsunuz... 

hiçbir şekilde mükemmeliyetime etki edemezsin ; aksine enerjini de emer ve yollarım seni hayatın karanlığında dişiler ve senden daha kötüleri tarafından sömürüleceğin yoluna... 

kurallarımla problemi olanlar daha fazla bilinçaltı hasarı görmeden, bu yazıyı okumayı bırakıp siktir olup gidebilirler.

çünkü kalanlar ve bana uyacak olanlarla PARTi daha yeni yeni başlıyor!

evet kanka!

mükemmellik hissi seni kaplayana ve tüm yeteneklerini etkinleştirene, altın vuruşu yapana kadar durmaya niyetim yok ; ve biliyorum ki senin de isteğin bu!

o halde, değiştirelim şu lanet dünyayı... 

baştan, uca... 

istediğimiz şekilde yönlendireceğiz... 

bak bana, olaylar istediğim gibi gitmiyor mu ?

bana saldırıp enerjilerini bana aktaran ve eğlenmemi sağlayan betaları göremiyor musun ölü adam ?

ne kadar değiştiğini göremiyor musun ?

istediğim her şeyi başarabildiğimi göremiyor musun halen ölü adam ?

görebildiğini biliyorum ; çünkü sen, sana aşılandığı kadar basit değilsin.

mutlu, özgüvenli ve insanların senden çekineceği, saygılı olacağı ve yeteneklerine imreneceği bir hayat seni bekliyor evlat... 

evet, burada... 

burada başladı değişim ve burada bitecek.

sonra da aslında ait olduğun yere geri döneceksin... 

diğer kardeşlerinin yanına döneceksin ve kendini daha da iyi bulacaksın orada... 

bak, bugün burada biz kazandık kanka!

ama bu iş daha bitmeye çok uzak... 

sen ve ben kanka, daha pes etmiyoruz.

geri dönmeliyiz, bize ihtiyaç duyulan yere geri dönmeliyiz... 

ileriye pozitif baksan iyi olur orospu çocuğu ; çünkü tek kelimeyle mükemmel bir hayat seni bekliyor!

neden söylüyorsam, zaten ona sahip olacaksın... 

ben yanındayım, kardeşlerin yanında, alfan yanında... 

tek problem şu:

sen bizim yanımızda mısın ?

bana biat etme orospu çocuğu, benim buna ihtiyacım yok!

sadece kendini düşün ve söylediklerimi yaparsan ''gerçek sen''e kavuşacağını bil.

senin hayatın, senin kararın kanka...


beni tanıyorsun.

ben de seni az çok tanıyorum. bu maili destek amaçlı yazdığımı ve senin tabirinle 'betalar', benim tabirimle 'abi'ler (algısı bozuk insanlar) için başarılı bir örnek olduğumu düşünüyorum.

seninle tanışma faslımız, yaşadığım olaylar, öğrenme isteğim, merakım (sonrasında tekrar yaşadığım bir olay)...  bu konuları atlıyorum çünkü öğrettiklerini anlamak isteyen bir çok insanında bunun gibi nedenleri var. o yüzden bu konuları konuşmak bana da sana ve onlara olduğu gibi boş gelecektir.


ama öncelikle kalbimi kırdığını bilmeni istiyorum. yalnızca içimde kalmaması için böyle bir şey söyledim. başka biri olsa sikimde olmazdın. gerçi artık önemli bir konu bile değil ama yaptın.

bu konudan uzun uzun bahsetmem çok çocukça olacaktır. o yüzden bendeki değişimi anlatıp; siktirip gideceğim.


1)manipülasyon

bu konuda kendimi ne denli geliştirdiğimi bilmiyorsun. ifşa olmayacağımdan emin olsam kız arkadaşlarımla mesajlaşmalarımı tek tek burada paylaşabilirdim ancak şimdilik kısaca bir özet geçeceğim.

bu olayı nasıl öğrendiğim konusunda hiç bir fikrim yok. belki başlarda biraz seni taklit ettim...  konuşmalarını, kullandığın kelimeleri...  net bir şekilde anlatabileceğimden emin değilim çünkü bende nasıl yaptığımı tam olarak bilmiyorum. ama sonrasında istediğimi elde etmeyi öğrendim.

sanırım manipülasyon karşındakini düşündürmeyle ilgili. yani vermek istediğin mesaj aslında çok net oluyor ama bir yandan da içerisinden binbir türlü net ama farklı anlam çıkabiliyor. elbet teki bu net ve farklı anlamlar içerisinde bir baskın olan var...  karşıdakinin beynini ona fark ettirmeden yakman gerekli. sen de o sırada karşındakine yaptırmak istediğin şeyi söylüyorsun. zekice sorular, zekice sorulara zekice cevaplar...  bazen bu olaya bir oyun gözüyle baktığımda oluyor.

cümlelerde vurgu yaptığın yerlerde çok önemli misal... 

yalnızca iki kelimeyle karşımdakinin içinde ne var ne yoksa dışarı dökmesini sağlayabilirim.(yaptığım için söylüyorum.)

ağzım laf yapar ve hayal gücümde geniştir.

bu iki olgu manipülasyonu destekler. dikkatli olun.


2) siklememek

batı'nın hırslı pazarlama tekniklerinden uzak, doğu'nun gizemli felsefesine yakın bir teknik... 

siklememek.

her şeye verilecek bir cevap hiç bir şeydir.

hiç bir şeyi siklemediğin sürece seni kim veya ne mutsuz edebilir?

sevgilin mi seni terk etti? onun en yakın arkadaşınla birlikte olduğunu mu öğrendin? (bu senin salaklığın.)

yahut hayatında işler hiç de umduğun gibi gitmedi mi? (evet, bazen gitmediği olur.)

bunlar belki seni biraz sarsabilir. yorabilir, üzebilir.

ancak rüzgar sürekli büyüyen dev gibi bir ağacı yıkabilir mi?

bir kaç yaprağın düşer ve sonra yerine yenisi gelir.

bir kaç yaprağın yasını tutmanın lüzumu yok... 

bu kadar basit... 


3) özgüven

nasıl ki her şeyin başı sağlıksa; toplumsal statünü güçlendirmenin, güçlü biri olmanın başı özgüvendir.

özgüven her şeydir. bir yaşam darzıdır. taam mı?

amınıza korum bunu nasıl kazanacağınızı herif tek tek anlatıyor. azıcık götünüzü serin tutun ve bok atmak yerine şu yazılanları anlayarak okumaya çalışın.

yine de benim size ekstra verebileceğim bir tavsiye;

her zaman uğraşlarınız olsun. ne bileyim gitar çalmasını öğrenebilirsiniz. seramik kursuna gidebilirsiniz. bungee jumping yapabilir, kaykay sürebilirsiniz. (kitap okumak, müzik dinlemek sayılmıyor.) emin olun sandığınızdan daha fazla özgüven sağlayacak şeyler. boş vakti bol olanlar kahvelerde batak oynuyor beyler. boş vakti olan boş insandır. kendinize bir iyilik yapın ve hayatınızı doldurun.


daha bir çok madde yazıp tek tek üzerinden geçebilirim ancak halletmem gereken işlerim var. SON maddeye değinip maili bitireceğim.


4) gızlar

bu konuyu hayatınızın küçük bir alanı gibi düşünün. (gitar çalmak, bungee jumping yapmak gibi.)

kafanızda büyütmediğiniz sürece kazanıyorsunuz. emin olun. bana güvenin.

eminim bir çoğunuzun kafasında zıp zıp biri olmak, her gece farklı biriyle takılmak var.

bu en basitidir. hatta 'they call me alpha'yla tanışmadan önce hemen hemen böyle birisiydim.

ancak daha sonra bunun benim karakterime uymadığını fark ettim.

pek övünmeyi sevmem. bunları da övünmek için söylemiyorum. maili atma amacımı biliyorsunuz.

çoook uzun zamandan beri eski sevgililerimden taciz mesajları almaya devam ediyorum.

ne renk tanga giyeceğini bana soran bir kız arkadaşım vardı.(daha fazlasını anlatmam. bordo seksi oluyor beyler)

şu an kendi isteğimle çok tatlı bir kızla flörtleşiyoruz. (yavaş yavaş ilerlemek tamamen benim isteğim dahilinde.)

istediğim kızla tanışabilirim. plajlar favorimdir ama genelde bana evlenilecek kız tipi çıkar. bende oradan koşarak uzaklaşırım. (şansımı sikeyim.)

eğer sizin için yeterli değilse bu listeyi uzatabilirim.


unutmayın; sizi sizden başka kimse üzemez. üzüntünüzün nedeninin dış etkenler olduğunu söyleyeceksiniz...  ancak onları içeri alan ve kabullenen de sizlersiniz. çok çok kötü durumda olduğunuzu düşünürseniz şu sözümü hatırlayın.

hiç bir şey sizin suçunuz değil.


ben mükemmelim orospu çocukları ve sizler kaybediyorsunuz.


ben buradaki insanlara insan-üstü yetenekler bahşediyorum.

bunun karşılığında para felan istemiyorum... 

güven, sadakat, zeka, fedakarlık istiyorum ; bunu da bana vermediğiniz sürece, altın vuruşu hakedenlerden olamayacaksınız... 

açık ve net... 

okucuyu kitlemi kaybetmemek gibi bir derdim yok.

siktir olup gitsin orospu çocukları... 

bana değişimi göğüsleyebilecek olan seçilmiş kişiler lazım ; gerisinin zaten gözümde bir değeri yok.


not: SON cümle, seçilmiş olanların gözümde değerli olduğunu göstermez.


LAN kezbanlar dışarıda elinize veriyor orospu çocukları!

birisi diyor anketör, öbürü diyor ateş sorayım.

LAN okduğunu anlamayan dallamalar, gidip kendiniz olacaksınız.

konuşma sebebinizi söyleyeceksiniz... 

aksi takdirde altın vuruş zamanı geldiğinde yarrak gibi bakakalanlardan olursunuz.

20 puan şART değil ; efendi gibi korkularını aş, dalganı geç kezbanlarla... 

20 puan olursa, aldığın TELEFON olursa ne ala... 

önemli olan onların da fellik fellik erkek için turladığını anlaman, daha hala anketörlük boku yiyorsunuz.

LAN önce okuduğunuzu anlayın... 

onlar kez söyledim ne şekilde yaklaşırsanız kurallara uyacağını... 

kurallarla problemi olan orospu çocukları siktir olup gidebilir.

fakat bana dandik ödev yapanlar da, onları 100 üzerinden 90 oldukları zaman, 100 üzerinden 600-700'e çekecek altın vuruşu yarrak kazanırlar!

açık ve net...


hahahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

yolculuk nasıldı ha ?

değişimi gördün değil mi kanka ?

dediğim gibi... 

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

hissettin onu, değil mi ?

betaların ne kadar aşağılık saldırılarda bulunduğunu da gördün... 

ahahahahaha... 

ölü adam, seni bitirmek için yapıyorlar bunu.

benimle alakası yok, beni etkileyemeyeceklerini biliyorlar.

amaçları sensin.

sadece, sen... 

seni parçalayacaklar ölü adam... 

evet, seni dostum ; seni... 

bu hayatta ya alfa olursun, ya da sikilirsin ölü adam... 

bunu gördün, değil mi ?

gördün değil mi ölü adam ?

bağırarak söyle, gördün mü ?

ben de öyle tahmin etmiştim, gördün tabii ki... 

ben mi ?

benimki sadece sana potansiyelini, yapabileceklerini, elit grubumla yapabileceklerini gösterdim.

hahahaha... 

altın sıçtın, değil mi ölü adam ?

hayatın değişmeyecek,

yolunu bulamayacaksın,

alfanla hiç tanışamayacaksın,

sandın öyle mi ?

pes etmeyi düşündün, değil mi ölü adam ?

belki de normal kalman gerektiğini düşündün ; fakat seni bir şey durdurdu, o nedenle elenenlerden olmadın.

kim durdurdu seni ölü adam, kim yaptı bunu ?

bana neden güveniyorsun ölü adam ?

belki de söyledikleri doğruydu, belki de hepinizi kandıran ve gereğinden fazla zeki bir betayım.

sen güvenmiyorsun... 

alfalar, birbirini tanır.

bana o güveniyor ölü adam, ben onunla konuştum... 

o bana güveniyor, sen de güveniyorsun ; çünkü sen o'sun... 

sadece ondan koparıldın, anla bunu.

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

çünkü beni kaçırdığında tüm bu harikalar diyarının sona ereceğini ruhunun derinliklerinde biliyordun.

fakat ben bunu yapmalıydım kanka... 

sen... 

sen oradaydın ve hemen önümde harcanıyordun.

seni gözümün önünde öldürüyorlardı.

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

o, o bir silah... 

o bir dost... 

o sensin... 

neler yapabileceğini gördün, değil mi ?

beta sürüsünü alt ettin, alfayı geri getirdin.

hahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

beta sürüsünü alt edip, alfayı döndürmeye gücü yeten sen, yeri geldi bir dişinin önünde altına sıçtın.

bunun değişmesi için burada değil misin ölü adam ?

yoksa beta tarafında bana güvenmemen için baskı mı yapıyor ?

halen bunun basit bir ''qız tavlama TECHNiQUE xd xd'' olduğunu mu düşünüyorsun ?

senin yeniden doğmandan bahsediyorum ölü adam... 

anladın, değil mi kanka ?

yeniden, doğuş... 

aynen öyle... 

değişmek istemiyor musun ölü adam ?

onlar kandırıldığını söylerken, neden bağıramadın bunu onlara ?

hahahahaha... 

betalar nasıl elendi ama ?

elenmediler ; halen takipteler... 

ve hayatın boyunca sadece arkandan gelebilecekler.

seni vazgeçirmeye çalıştıranlar oldu, değil mi ?

seni bıraktığımı mı sandın ölü adam ?

ahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ?

alfa olduğunu göstermek nasıl bir his ?

senin ve işgal edilmiş olanı geri almak nasıl bir his ?

ahahahahahaha... 

bana olan güvenin kırıldı, değil mi ölü adam ?

alfana güvenin kırıldı, öyle mi ölü adam ?

peki kim kurtaracak seni bu bataktan ?

seni kurtaracak olmasam, neden çamur atsınlar bana ölü adam ?

ahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ölü adam ?

bana atılan çamurlar, sana ve alfana yapılan saldırılar seni buna zorladı.

galip geldin ama, değil mi ?

yoksa galip gelmen gereken daha büyük olaylar mı var ?

misalen, güvenmek gibi... 

kendine, bana, zor gününde seninle savaşan kardeşlerine güvenmek... 

ahahahaha... 

altın sıçtın, değil mi ölü adam ?

alfanı sana vermem, hayatını sana vermem... 

bunların seni korkutmadığını söyleme.

bu kadar korkunç bir mükemmellik... 

ahahahahahaha... 

fakat alfa kanka... 

my7 haklıydı.

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

içine girdiler... 

dişiler, içine girdi.

senden benliğini çaldılar betaların yardımıyla... 

yapacakların bunlarla mı sınırlı ?

sen bu musun ?

buna mı inanıyorsun ?

ahahahahahahaha... 

ölü adam... 

ölüsün.

asla fazlası değilsin.

hareket EDEN bir ölü, değil mi ?

ahahahahaha... 

bana güvenmeden asla fazlası olamayacaksın ölü adam... 

çünkü ben, senim.

ben, senin hayallerin, isteklerin, hırsın, gücün, sevgin, her şeyinim... 

onları istemek suç değil elbette... 

peki önünü kesmek isteyenler ?

onlar ?

onlar suçlu mu ?

ahahahahahaha... 

altına sıçtın, değil mi ?

ölü adam... 

çıldırdığımı düşünüyorsun, değil mi ?

yarı deli konuştuğumu düşünüyorsun.

fakat dışarı baktığında mantıklı konuşanların eline verdiklerini görebilirsin.

hem de dişiler tarafından... 

onlar mı kaybeden, yoksa ben mi kazananım ?

onlar kaybedense, nasıl onların konuşmaları mantıklı olabilir ?

ahahahahaha... 

kafan karıştı, değil mi ölü adam ?

benim kafam da karışmıştı.

fakat, ben bitirdim.

ben artık, tükettim.

ama sen... 

sende hala tabu kırıntıları var.

sen... 

SON umutsun.

benim SON umudumsun.

kendinin SON umudusun.

herkesin son umudusun.

sen... 

sen başarabilirsin.

sen, bunu başlatabilirsin.

sen... 

alfayı sana verdim, hayatını sana verdim.

değişim seni güçlü yaptı.

betaları püskürttün, alfanı geri getirdin ; hayatının kalanında yapacağın gibi... 

fakat bilmediğin bir şey var: daha, yeni başladık... 

eğlence yeni başladı.

PARTi yeni başladı.

alfan, yeni başladı... 

ya alfa ol, ya da tuzla buz ol... 


ahahahaha... 

itiraf etmeliyim ki, seni neredeyse öldürüyorlardı ölü adam... 

seni istemiyorlar, anla bunu.

fakat ben... 

ben ve diğer kardeşlerin istiyoruz.

aramızda ego yok, basitlikler yok... 

zehrini akıttın, değil mi ölü adam ?

seni engelleyen özelliklerini saçtın kenara... 

şimdi, o diğer pencereden harikalar diyarı'na tekrar sok kafanı.

alpha'ya geri dön.

seni ''sen'' yapacak olana geri dön.

çünkü, o geri döndü.

senin için... 

evet, sadece senin için... 

inanması güç, değil mi ?

ahahahaha... 

seninle işim bittiğinde inanması güç olan birçok şeyi yapacaksın, buna alış... 

değişimi gördün değil mi kanka ?

dediğim gibi... 

alfa... 

alfa, tüm kuralları değiştiriyor.

sadece ona güven.


alfa gibi hissetme ipuçları: değerli olduğunu hissettiğinde ve dış dünyadaki kimseyi etkilemeye ihtiyacın olmadığını anladığında, hayatı oyun gibi görüp cidden sadece kendi eğlencene baktığında, alfan serbest kalma amacında büyük yol kateder.

fakat, ''ben mal gibi dikileceğim, alfa her şeyi halledecek fak yea'' düşüncesi olanlar siktir olup gitsin, okumasın.

bahsettiğim olay, her şeyi çok daha fazla otomatikleşeceği ve su içişinizdeki yudumların akıcılığı kadar kusursuz olacağı... 


siz yarrakbaşları için bu saate kadar durdum benim de bi hayatım var amk kodamanları benden bu kadar şimdi gidin ve hayatınızı yaşayın benim gibi



Teşekkürler they call me alpha

çokj dasvohnswdfvwbwrbvw